TSK Atatürk'ü

Türk Silahlı Kuvvetleri komutanlarından sık sık 'Sorun Atatürk'ü topluma gerektiği gibi anlatamamızda' sözlerini duyarsınız. Bu değerlendirmeyi hemen her Genelkurmay kadrosu değişiminde yeni yaklaşım izler.

Türk Silahlı Kuvvetleri komutanlarından sık sık 'Sorun Atatürk'ü topluma gerektiği gibi anlatamamızda' sözlerini duyarsınız. Bu değerlendirmeyi hemen her Genelkurmay kadrosu değişiminde yeni yaklaşım izler.
Harp Akademileri'ndeki sempozyumda da, geçen hafta bu yaklaşım vardı.
Önce Genelkurmay 2. Başkanı İlker Paşa'nın konuşmalarında, sonra da konunun uluslararası uzmanı, başarılı 'Atatürk' kitabının yazarı Dr. Andrew Mango'nun tebliğinde.
Asker: Atatürk'ün hangi çabalar ve prensiplerle Türkiye Cumhuriyeti'ni kurmada sergilediği büyüklüğünü, dehasını vurgularken ABD'nin bölgede demokrasi getirme iddiasının geçersizliğini de gündeme getirdi.
'Mustafa Kemal'in bugün bile gelişmiş dünyanın tüm dış desteklerine, çabalarına rağmen bazı ülkelerde gerçekleştirilme olasılığı oldukça küçük olan laik, demokratik ve uygar bir ulusun yaratılmasını, 85 yıl önce emsalsiz bir dehayla gerçekleştirmiş olması' hatırlatıldı.
'Onun ülkemiz ve halkımız için gerçekleştirdiklerinin öncelikle Türk ulusu tarafından daha iyi anlaşılması ve öğrenilmesi gereklidir. Bununla birlikte bir lider olarak düşünce sisteminin dünya kamuoyu ve siyasi liderlerince de iyi bilinip anlaşılması, dünya barışına da büyük katkı sağlayacaktır' diyen, ama bunun yapılmamış olmasından yakınan İlker Paşa sempozyumda Atatürkçü Düşünce Sistemi'nin ne olduğunun anlatılmasını umdu.
Atatürk'ü ve düşünce sistemini en iyi özümseyen kurum olarak TSK, ABD'den zaman zaman gelen 'Modası geçti' eleştirilerine en geçerli yanıtları veriyor.
Kadınlar hakkında, diğer ülkelerle yapılabilecek anlaşmalar hakkında, 'dil ve kültüre, ülke birliğine' bağlı, ırkçı olmayan, çağdaş millet hakkında söyledikleri hatırlatılıyor. Ama en önemlisi 'bilgi çağının' temel düşüncesi olan eleştirel akılcılığı vurgulanıyor.
'Manevi miras olarak geride hiçbir dogma, hiçbir donmuş ve kalıplaşmış kural bırakmıyorum' sözleri, 'Atatürkçü düşünce sonsuza kadar kendini yenilemek ve geliştirmek gücüne sahiptir. Onu iyi anlamak ve doğru uygulamak gerekir' diye vurgulanıyor.
'Dünyada her şey için.. en gerçek yol gösterici ilimdir, fendir, ilim ve fenin dışında yol gösterici aramak gaflettir, cahilliktir, doğru yoldan sapmaktır' alıntısı yapılıyor.
Asker Atatürkçü Düşünce Sistemi'nin (ADS), olmazsa olmaz temelinin 'laiklik' ilkesi olduğuna inanıyor. Diğer noktalar sıralanırken; ulusal egemenlik, ulus- devlet, ulus-devlete dayalı milliyetçilik anlayışı, devletçilik ve tam bağımsızlık kaydediliyor.
Devletçiliğin ise zamanın Türkiyesi'nin ihtiyaçlarından doğduğu hatırlatılıyor.
Atatürk'ün 'tam bağımsızlık' prensibi zaman zaman, Avrupa Birliği'ne üyelik yaklaşımıyla çelişip çelişmediği tartışmaları yaratır. Şimdi İlker Paşa 21. yüzyıl koşullarında düşünmeyi öneriyor. "Ulusların egemenlik haklarının belirli bir alanını, kendi arzusu ve kendi iradesiyle, o kuruluşun karar mekanizmalarında yer alması kaydıyla ve o kuruluştan kendi arzusuyla çekilebilmesi mümkün olduğu sürece, uluslararası bir kuruluşa devretmesi acaba tam bağımsızlığı zedeler mi?" diyor ve ekliyor: "Bu soruyu tartışmalı ve uzlaşıya varmalıyız."
İlker Paşa TSK adına "ADS'nin kendi kendini üreten ve geleceğe dönük doğası geri döndürülemeyecek bir güçle yatağında akmaktadır. Bunun tersini akıllardan geçirmek boşuna bir çaba ve kocaman bir hayal kırıklığı olacaktır" diyor.
Bunu, yararsız tartışmalara yol açmadan, doğru anlamak gerekmez mi?
* * *
KİTAP NOTU: 'Cumhuriyet'in Savcısından-Bir Tanığım Kalsın', yazan Berin Taşan. Ümit Yayıncılık. Tüm yaşamıyla, savaşımlarıyla çağdaşlarına, gelecektekilere örnek olmuş bir 'Cumhuriyet Savcısı', 33 yıllık görev süresi içinde karşılaştığı olayları 350 sayfalık bu kitapta yayımlıyor. Oktay Akbal onun için 'Hep Cumhuriyetçi anlayışın izinde yaşadı' diyor.