Türkiye'nin TMMM'si

Türkiye, NATO üyeleri ile 'Barış İçin Ortaklık' (BİO) projesine katılan ülkelere terörizmle mücadele konusunda birlikte çalışma olanakları sağlıyor.

Türkiye, NATO üyeleri ile 'Barış İçin Ortaklık' (BİO) projesine katılan ülkelere terörizmle mücadele konusunda birlikte çalışma olanakları sağlıyor. Bunun için oluşturduğu 'Terörizm ile Mücadele Mükemmeliyet Merkezi' (TMMM) faaliyete geçti. Resmi açılışı 28 Haziran'da yapılacak olan TMMM ilk uluslararası faaliyetini geçen mart ile bu mayıs başında gerçekleştirdi.
Martta 27 ülkeden 57 katılımcı, kişi başına 450 avro ödeyerek 'İntihar Saldırılarına Karşı Savunma' kurslarına katıldı. Mayıs başında ise 20 ülkeden 43 katılımcı, kişi başına 300 avro ödeyerek üç günlük 'Terörizm
Tartışma Platformu 1'e katıldı.
Şimdilik TMMM çekirdek kadro ile çalışıyor. Ağustosta 60 kadar Türk personel atanacak. 35 kadar kadro da yabancılara verilecek. ABD üç, İngiltere iki, Bulgaristan bir ve Romanya bir personel vermeyi kararlaştırdı. Almanya ile Yunanistan da katılacaklarını açıkladılar.
NATO bir değişim geçiriyor. Şimdi TMMM gündemde. Oluşturulan 'Müttefik Transformasyon Komutanlığı' (MTK) çerçevesinde 'Mükemmeliyet Merkezleri' kuruluyor. Ortaya çıkan yeni alanlarda çalışmalar yapacak, şimdilik sayıları 16 olan bu merkezden üçünü Türkiye önerdi. Taktik Hava Eğitimi ve Barış İçin Ortaklık Eğitimi ile ilgili olanlar çoktan faaliyette. Sıra TMMM'de.
Çalışmalarda stratejik düzeyde eğitim ve öğretim olanakları sağlanıyor. Türkiye terörizm alanındaki birikimine dayalı olarak MTK sorumluluğunda adım atıyor.
Terörizmle mücadele konusundaki konseptler deneniyor, test ediliyor. Katkıda bulunuluyor. Yeni konseptler araştırılıyor.
Genelkurmay bir yandan Türkiye'nin son dönemde edindiği deneyimler neticesi ortaya çıkan hususları kurslara katılacaklara sunarken, diğer yandan da NATO ve BİO ülkelerinden bu konulardaki uzmanlarla temas ediyor. Kurslara onların da katılımlarını sağlamaya çalışıyor.
Terörizmin tanımı konusunda görüş birliği yok. Terörist, özgürlük savaşçısı, gerilla, direniş ya da terörizm kavramları da birbirine karışıyor. Terörizm ve terörist konusunda bir ortak tanım bulma çalışmaları başta olmak üzere, ilgili konularda bu ay başında yapılan çalışmalarda adımlar atıldı. Din kaynaklı terörizmle ilgili araştırma ve işbirliği yöntemleri üzerinde duruldu. Medyanın terörizmi izlemesiyle ilgili hususlar irdelendi. Terörizmin gelecekteki karakteristikleri ve boyutları, diplomasi ve terörizm irdelenen diğer konulardı.
Daha TMMM resmen kurulmadan üzerine eğilen önemli konu Ortadoğu'yu yıllardır etkileyen 'intihar bombaları' oldu. Türkiye'nin bu konuda, şimdiye kadar elde ettiği neticeler bu tür saldırılara karşı uygulanacak savunma sistemlerinin oluşturulmasında muhakkak yardımcı oluyor. Uluslararası boyutta intihar saldırıları dini, milli, etnik ve mali çıkarlar için kullanılabildiğinden özel ilgi ve savunma alanı oluşturuyor.
Türkiye Cumhuriyeti tarihi, özellikle 1984'ten itibaren sergilenmeye başlayan gelişmeler ile son aylarda yeniden sahnelenmeye başlayan olaylar ülkenin güvenlik sorumluları için ciddi uyarılar sunuyor.
Bu sorunlarla mücadelenin adı 'Düşük Yoğunluklu Çatışma' (DYÇ) ya da 'Asimetrik Savaş'. İşin kırsal ve kentsel alanlardaki taktik mücadelesi bir yanda ara verilmeden sürüyor. Diğer yandan da soruna stratejik boyutta yaklaşma gereğini Genelkurmay, yukarıda özetlediğim çalışmalar içerisinde NATO ile irtibatlı olarak yürüterek sorunun yaşamsal boyutlarından hiçbirini göz ardı etme niyetinde olmadığını gösteriyor.
DYÇ sadece asker ya da diğer güvenlik unsurlarıyla sürdürülemeyecek kadar çok yönlü bir mücadele tarzı. Ama maalesef, 15 yıl süren ve 35 binden fazla cana mal olan mücadeleye karşın konunun boyutları ve içeriği hakkında kamuoyu ve yöneticilerde gereken bilincin yaratılmamış olduğu görülüyor.
Medya, ülke için yaşamsal bu konu üzerine gerektiği gibi eğilmiyor. Diğer siyaset, ekonomi, spor gibi alanlarda yetişen uzman muhabirler ve yazarlara savunma ve güvenlik konularında rastlanmıyor.