Analı Oğullu: Köy seyirlik oyunlarını boca etmek

Show TV'nin yeni dizisi 'Analı Oğullu' ile kentli-gundi çatışması bir kanala daha sıçramış durumda. Ama köy seyirlik oyunlarından feyz almak güzel de feyz başka boca etmek başka anacım...

Efendim bu yıl Show TV için biraz çetin geçiyor diziler açısından. Bir türlü tutturamadılar anacım. Geçen günlerde iki yeni dizi sürdüler: ‘Analı Oğullu’ ve ‘Mihrap Yerinde’. Henüz 26’ncı tekrarını seyredemediğim için ‘Mihrap Yerinde’yi önümüzdeki haftaya bırakıyorum. Bu hafta mevzumuz ‘Analı Oğullu’.

* * *

BKM Mutfak ve Sermiyan Midyat federasyonunda senarist ve başrol oyuncusu olarak bir Sermiyan Midyat egemenliği göze çarpıyor hemen. ‘Ay Lav Yu’ ve ‘Hükümet Kadın’lar dolayısıyla sürpriz olmayan bir şekilde Mardin sit-com’u. Fakat bu defa hikâye İstanbul’da geçiyor. Hikâyemiz ‘Bir Halt Kahramanı’ olarak tanıtılan Cano Ağa (üçüncü defa Sermiyan Midyat demiş oluyorum, bir dahakinde kirpiklerimi kırpıştıracam) ve ailesinin nedense bahçeleri iç içe evlerin lüks olarak algılandığı bir sitede yaşamakta olan küçük oğul Fırat (Taner Rumeli) ile sevgilisi Ece’nin (Melisa Sözen) evini işgali hakkında. ‘Yalan Dünya’, ‘Ankara’nın Dikmeni’ derken kentli-gundi çatışması bir kanala daha sıçramış oluyor böylece. 



* * *

Çiğdem Tunç ve Köksal Engür (bu dizide bir tür Nurseli İdiz ve Kayhan Yıldızoğlu oluyorlar) ile sarışın ve asortik kızları Lal (Sera Tokdemir) yandaki evde yaşamaktadır. Cano, Lal’e âşıktır iri bir etbeni ve cinayet silahı olabilecek kadar irileştirilmiş tavşan dişleri ile komikleştirilmiş imam nikâhlı karısı Rukiye (Gülhan Tekin) de yanındadır. Bir de tüm komedilerin yancı karakteri olarak ulaşılması güç bir kariyer inşa etmiş bulunan Durul Bazan var Merdan rolünde. Ece ile Fırat’ın nikâhsız birlikte yaşadığından haberdar olmayan Sidar Ana’dan (Devrim Yakut) durumu gizlemek için Ece’nin evin hizmetçisi olduğu söylenir.

Bir erkek torun motivasyonunu had safhada yaşamakta olan Sidar Ana türlü düzenlerle Fırat’a hayırlı ve kendisine uygun bir kısmet aramaktadır. Paçalı donlarla mayolu geçiş yapılan Miss Mardin gibi yarışmalar da işte komiğimiz oluyor. Durum komedisi ile makyaj-kostüm komedisi arasında salına salına geçiyor. Köy seyirlik oyunlarından feyz almak güzel de feyz başka boca etmek başka anacım. Senaryo için Sermiyan Midyat’a (kırpıştırdım valla) destek kuvveti lazım acilen.

* * *

Dizi absürd dizi olma iddiasında ama absürdlük beher miktarda da olsa orijinallik istemez mi sayın okuyucu? ‘Yalan Dünya’nın içindeki ‘Fırat’ın Yazgısı’nı sit-com olarak hayal edin; işte ‘Analı Oğullu’ tam o. Hatta Cano’nun anası (evet anne değil katiyyen) Sidar Ana, Zerrin’in basma fistana girmiş hali. Kötü taklit bile desem oyunculuk mesleğine hakaret olur, o kadar yani. Cano’nun şiveli toplumsal mesajları işin popülerleşmesine katkı sağlayabilir gibi görünüyor. Ayran ile kafayı bulma ya da mekân sahibine tek replik yazma gibi komiklikler üzerine beş dakika tepinilince kabak tadı veriyor fena halde.

Aşiretin ileri gelenleri ve Cano Ağa’nın memleketteki metresinin sahneleri dizinin en eğlenceli tarafı ama Flash TV’deki ‘Fıkralarla Türkiye’ skeçlerinden hallice bile değil. Ne yalan söyleyeyim Kahtalı Mıçı’nın hatırına izleniyor o bölüm de. Miss Mardin yarışmasında konuk jüri olarak gelen Hıncal Uluç meselesine girmiyorum bile, insan ancak tehdit ve şantaj yoluyla kabul eder o rolü ve replikleri. Söyle nettiler sana Hıncal Abe?

* * *

Efendim asıl mesele aslında oldukça genel bir mesele: Komedi dizilerindeki ırkçılık ve cinsiyetçilik. Evet bu paragraf biraz ciddi olacak. ‘Analı Oğullu’ bu mevzulardaki incelemeler için iyi bir örnek. Doğulular (siz Kürtler okuyun ama kentli olmayan herkes için geçerli. Bkz. adı geçen diğer diziler) aptal, çirkin, feodal vs vs. Dolayısıyla komik. Batılılar ise yine aptal, çıkarcı, paragöz ve sarışın elbette. Kime güleceğimiz belli, zaten makyajdan kıyafetlere oldukça açık. Peki kimi seveceğiz? ‘Analı Oğullu’da Fırat ve Ece’yi. Yani kendisini tüm geriliklerden koparmış ama intibak sırasında paragözleşmemiş vicdan sahibi ve değerlere saygılı Fırat ile sevgilisinin değerlerini önemseyen ve onun için hayatını değiştiren kentli kadını ama en çok Fırat’ı. Zaten köklerinden tamamen kopmadan şiveli konuşan ve İstanbul’a gelmeyen aşiretin önde gelenlerinin New Age muhabbetler ya da resim yapmak gibi kentli tutumlarını komik buluyoruz. Omuzlarındaki şeytan (Sidar) ile melek (sarışın olmayan Ece) arasından da meleği seçeceğiz doğal olarak, yoksa Ece’yi sevmemize o kadar da gerek yok. Zaten neredeyse tamamına oyuncu değil ‘güzel kadın’ muamelesi yapılıyor. Fırat’ın yalan dolanını ve konformizmini de mağduriyeti olarak göreceğiz; pek hoş.

Bu öneri hayatımızda, hadi geçtim hayatımızı politik anlamda neye tekabül ediyor? İşin özü Bülent Arınç çok yanlış anlamış; dizilerimiz sağ ve muhafazakâr değerler konusunda komediden drama oldukça iyi iş görüyorlar kendi meşreplerince. Gündüz programlarında da zaten bir Britney Spears muhafazakârlığı almış yürüyor, yazıktır sıkıştırmayın RTÜK’ü o kadar.

* * *

Her neyse; geri dönelim gullümümüze. Kahtalı Mıçı ve Köksal Engür’ün bu diziden kaç para aldıklarını çok merak ediyorum. İnşallah şöyle bir Kıvanç Tatlıtuğ tarifesi çekmişlerdir. El birliği ile kolaylasak kendilerini kurtarabilirler mi bu işten acaba? DM pls.