Neo-muhafazakâr 'Mahallenin Muhtarları': Vicdan

'Vicdan'daki bütün bu klişelere bakınca vallahi siparişle yazılsa ancak bu kadar yazılır gibi görünüyor ama senaryoyu bir erkeğin yazdığını görünce normalleşiyor.

Bir süredir ortada görünmüyordu Timuçin Esen. ‘Vicdan’ dizisiyle ekranlara döndü. Partneri de Ahu Türkpençe. Efendim bu ikisi, yani Yunus ve Keriman aynı mahallenin çocuklarıymış, çok âşıklarmış birbirlerine. Sonra ne olmuşsa olmuş; Keriman bir orijinal Çalıkuşu misali kendini Anadolu’ya atmış, Samsun’a çıkmış. Yıllar yıllar geçmiş; Yunus zenginleşip Yunus Bey olurken Keriman hâlâ Keriman’mış ve İstanbul’a dönmeye karar vermiş. Hikâyemiz eski âşıkların yeniden buluşması yani. Yavaş yavaş Keriman’ın Yunus’a attığı kazığın ne olduğunu, ikide bir gözlerinin dolu dolu olmasına neden olan neler görüp geçirdiğini önümüzdeki birkaç bölümde öğreneceğimizi varsayıyorum.

Yunus’un telefonunda ‘Hergele’ diye kayıtlı olan yeğeni Emre (Fırat Altunmeşe), Keriman’ın ablası Esma’nın (Devrim Yakut) hemen karşı dairesinde yaşayan hayta bir üniversite öğrencisi. Zaten bütün hikâye aynı sokakta geçiyor; acıklı bir ‘Mahallenin Muhtarları’ havası yok değil. Özellikle de her cümlesinin sonunda kahkaha atan mahallenin sinir bozucu delisi Vehbi (İlhan Kilimci) mahalleyi tamamlıyor. 

Her neyse dizinin tüm hikâyesi bir yana, üniversite öğrencisi Emre’nin kızlı-erkekli ev toplaşmasıyla dikkatimi çekti. Emre, Keriman’ın yeğeni Müge ile, mahalleden İbo da yine mahalleden hemşire İclal’in kızı Hande ile sevgilidir. Dördü birden Emre’nin evinde toplanmışlar. Bir de Emre’nin okuldan arkadaşı Ati (Özgür Emre Yıldırım) beşinci single ortam bozucu arkadaş olarak evdedir. Emre odasına Ati’nin getirdiği bir kamera yerleştirmiştir, kızları sarhoş edip sonra fantastik çekimler yapmak derdindedir. İbo kızların kalmasını istememiş ama Hande ısrar etmiştir. Çiftler odalara çekildiğinde Ati kapı deliklerinden gözetlemeye çalışırken Hande tarafından fark edilir ve spor salonundan hiç çıkmadığı belli plan İbo tarafından dövülür. Bu sırada gürültüleri duyan komşular polisi arar. Kızların da evde olduğunu söylemeyen oğlanlar içeriye girmeyi denemeyen İskandinav polisi tarafından karakola götürülür. Böylece kızlar karşı pencereden izlemekte olan ailelerinin hışmından kurtulur. Emre ve Ati serbest bırakıldıktan bir süre sonra bırakılan İbo’ya henüz bilmediğimiz ama sinsiler sinsisi Ati olmasından şüphelendiğimiz biri arabayla çarpar.

Hikâye bu. Gördünüz mü kızlı-erkekli âlem yapan gençlerin ne belalara yol açtığını? Hatta kızlı-erkekli evde buluşma dediğin mutlaka yatakta sonlanır değil mi? Hatta en büyük zararı da edep namus timsali İbo gördü, yazık yoğun bakımda çocuk. Başbakan’ın bir bildiği varmış, hepimiz emin olduk ‘Vicdan’ sayesinde hamdolsun; kim demiş diziler ahlak bozuyor?

Ahlak ve vicdan sahibi dizideki İclal karakteri de bayağı kafama takıldı. Dul Hemşire İclal’i (Evrim Alasya) mahallenin kahvecisi Faruk ile gece çıkarken görüyoruz. Zaten Hande de onun yokluğundan istifade ederek oğlanların evine gitmişti. Müge’yi de ailesi Hande’de sanıyor. İclal sabah geldiğinde Hande “Neşesine bak, akşam ne olduysa?” diyor. Dolayısıyla İclal’in hafifmeşrepliğinden emin oluyoruz. İbo’nun eve gidin diyerek namusluluğunu göstermesi yanında odaya girince Hande’nin üstüne çıkıvermesini görmezden gelmemiz isteniyor bizden. Ama Hande’nin ısrarla bekâr evinde geceyi geçirmesi yüzünden duyduğu pişmanlığı defalarca dinliyoruz. Yani her musibetin nedeni namusuna sahip olamayan hafifmeşrep kadınlar ve onların hafifmeşrep anneleri. Elbette nedeni de başlarında bir erkek olmaması. Bütün bu klişelere bakınca vallahi siparişle yazılsa ancak bu kadar yazılır gibi görünüyor ama senaryoyu bir erkeğin yazdığını görünce normalleşiyor.

Dizi gullümü bu hafta biraz sert oldu sanki ama ‘Vicdan’da hiç gullüm yok sanmayın. Keriman’ın saçı bile eğlence vaat ediyor. Ben bir de Esma’yı çok sevdim. O da tam erkek elinden çıkmış mahallenin dedikoducu kadını ama dizide seveceksem onu sevmeyi tercih ederim. Hastane bahçesinde bile dedikodusunu yapıyor, “Pozitif düşün Kadriyecim” ya da “Dik dur Kadriye, nefes alamayacaksın” gibi derinlikli cümleler kuruyor. Keriman ile Yunus’un arasını da yaparsa o yapar. İbo’nun annesi dünyanın en çirkin ağlayan kadını Kadriye de eğlenceli. Çocuğunun sabaha karşı karakoldan bırakılmasından sadece birkaç saat sonra henüz eve gelmedi ve ulaşılamıyor diye beyaz tülbentini başörtüsü üzerine geçirip tespihi eline alan Kadriye. Bir de Esma’nın kayınpederi var; her mahalle dizisinin kendine genç eş arayan aksi ihtiyarı. Allah bahtlarını açık etsin.