Not Defteri: 11-F ya da sınıf çatışması

'Not Defteri' Türk usulü 'Ölü Ozanlar Derneği'nin 26'ncı tekrarı olabilir. Ana karakterimiz olan öğretmenin edebiyat öğretmeni olması yetmiyor, ilk gün sınıfta masanın üzerine bile çıkıyor.
Not Defteri: 11-F ya da sınıf çatışması

Efendim bu hafta post-seçim havasındayım. Biliyorsunuz ruh durumum Nagehan Alçı’nınki ile ters orantılı. Bu hafta ‘Dört Bir Taraf’ta kıkırdayıp durmaktaydı iri küpeler kraliçesi; varın siz benim halimi düşünün. Kendisine “45 kere maşallah” deyip işimize dönelim.

* * *

Fox Tv dizi gullümü konusunda engin bir derya ama dalmak nasip olmamıştı şimdiye kadar. Bu hafta yeni gençlik dizisi ‘Not Defteri’ hakkında gullümleyerek bir nadide kanalımıza daha siftah yapmış oluyorum. ‘Not Defteri’ tipik Fox dizileri ile tipik gençlik dizilerinin fevkalade bir karması. Gecenin bir yarısı 26’ncı tekrarıyla karşılaşmamı tanrısal bir işaret olarak yorumladım ve üşenmeyip iki bölümünü de seyrettim. Dizi Türk usulü ‘Ölü Ozanlar Derneği’nin de 26’ncı tekrarı olabilir. O kadar ki ana karakterimiz olan öğretmenin edebiyat öğretmeni olması yetmiyor, ilk gün sınıfta masanın üzerine bile çıkıyor. Orijinalite dorukta, hamdüsenalar olsun.

* * *

Efendim hikâyemiz İstanbul’un Dersaadet adlı yeni sitelerin yükselmeye başladığı bir gecekondu mahallesinde geçiyor. Kahramanlarımız Dersaadet Lisesi’nin 11-F sınıfı öğrencileri. Egemen (Best Model dereceli Ekin Daymaz) okulun uzun boylu, karayağız gecekondulu ağır abisi. Amcasının oğlu Ufuk (Gazanfer Özcan hanedanından Tarık Ündüz) ise yeni zenginlerden kötü kalpli babanın apartman çocuğu şımarık oğlu. Egemen ile cebi pek ama gönlü tok Selin (Beste Kökdemir) sevgili ama Ufuk’un gözü tabii ki Selin’de. Egemen ve Ufuk’un çeteleri arasındaki kapışmaların işaret ettiği sınıf çatışmamızın merkezinde Selin vücut buluyor. Yoksulun sahip olduğu tüm güzelliklere göz diken zenginler anlayacağınız; pek güzel. Bir diğeri de Egemen’in çetesinden Bekir’in kız kardeşinin Ufuk’un çetesinden biriyle ilişkisi. Dizide maçoluk pek ‘orijinal’ şekilde yoksulların mert ve dürüstlüğünün bir nişanesi olarak gözümüze gözümüze sokuluyor; errrrkekliklerimiz teskin oluyor; hamd olsun.

* * *

Sorunlu öğrencilerle dolu olan okula ve sınıf çatışmasına boğulmuş mahalleye bir süperman edasıyla Mahir Soysal adlı edebiyat öğretmeni geliyor. Mahir Hoca rolünde ‘Muhteşem Yüzyıl’ın Matrakçı Nasuh’u Fatih Al var. Bir yandan öğrencilere ve çevresine daha iyi bir hayat sağlamaya çalışırken bir yandan da kızı Zeynep’i aramakta. Mahallenin ‘Süperman’i elbette kendisine bir Lois Lane bulmakta da gecikmiyor. Suna (Ebru Özkan) evde yatalak babasına bakan, doğalgazı kesmeye gelenlerle komşusu için kavga eden bir konfeksiyon işçisi. Zinhar sendikalı falan değil; bir melek kendisi. Zaten Mahir Hoca da öğrenciyi polisten, müdürden, dayak atan hocadan koruyor ama bunların hepsini hatır-gönül ya da efelenerek yapıyor. Okulun ikinci günü ‘hobi odası’ tabelası ile müdürün odasına girdiğinde zaten iş yapma yöntemini ortaya koyuyor. Müdür hobi odası için bakanlıktan izin alınması gerektiğinde, gerekli yazışmaları kendisinin yaptığını söylüyor. Bir nevi paralel müdür bizim Süpermen. Her neyse yolda yürürken pazardan alışveriş yapan Suna’nın elmalarından biri düşüp Mahir’in ayağının önüne geliyor. Evet evet elma; imgeler kıyamet.

* * *

Çocukların birbirleriyle, aileleri ve hocalarıyla sorunları ilk iki bölümde tamamen önümüze seriliyor sayın okuyucu; bir çile bir trajedi hepsi sorma gitsin. Kiminin babası ayyaş, kimininki dayakçı, kimininki hiç yok. Bol bol duvar yazısı görüyoruz sahnelerde. En çok ‘İnce Memed’ yazısı var. Egemen’in ağabeyi Mehmet’e atıf olduğu açık. Bilge kokoreççi amcadan ve Egemen ile Ufuk’un atışmalarından gelen bilgi kırıntılarıyla Mehmet’in zenginlerin bir oyununa kurban gittiğini öğreniyoruz. Diğer duvar yazısı ise ‘Düşme! Düşle!’ yazının altında Ufuk’un şürekası tarafından öldüresiye dövülmüş Bekir. Yorum yapmaktan hicap ederim.

* * *

Bu uzun özetlemeden sonra herhalde tahmin edebiliyorsunuzdur ama bir gençlik dizisinde olması zorunlu olarak tanımlanıp uygulanmış şekil şemal olaylarına girelim. 1. Kravatlar hep gevşek 2. Kızlar ağır makyajlı 3. Oğlanlar da ağır makyajlı hatta kişi başı ruj tüketimi tehlikeli boyutlarda 4. Yaş ortalaması 24 kıllı kılçıklı oğlanlar ve yaş ortalaması 22 kızlar 5. Kifayetsiz müdür ve muhteris müdür muavini.

Fakat bir konu var ki eksikliği ikinci bölümde ucundan giderilmeye çalışılsa da henüz yeterli değil. Dizide parça yok. Malum Kerem Bursin sonrası gençlik dizileri devrinde parça atmak esas. Ekin Daymaz bir Kerem Bursin olmaktan uzak ama yine de alıcı çıkar; yüklenin sayın ekip. Sadece saçları çok kirli görünüyor; herkes full makyaj iken varoşoğlanın saçlarına bu hassasiyet biraz fazla olabilir. Dudakları kızartıp saçı öne indirince 17’lik delikanlı da olunmuyor; iyisi mi acilinden mezun edin oğlanı, insanları kurgusal pedofiliden de kurtarın e mi cicişler? Yoksa gelecek sezonu da düşünüp 11. sınıfa koyduğunuz bu çocuklar iki haftalık reytinglere göre yaz tatilini zor görür; yazıktır onca insanın ekmeğine.

* Trafo notu: Kedilere aşkımız engellenemez! Soğuktan korunmak için trafoya girenler de sadece kediler değil.