Borsaların rekabeti

Küçük ölçekli elektronik borsaların ve diğer alternatif işlem platformlarının yükselişi, NYSE gibi büyük ölçekli borsaların pazar kay-betmesine neden oluyor.

Günümüz dünyasında artık borsalar, bir kamu kuruluşu olmaktan çıkıp anonim şirket olarak yapılanıyor (demutualization) ve hatta hisselerini halka arz edip diğer borsalarla birleşiyorlar. Geçen hafta, ABD Atlanta merkezli ve 2000 yılında kurulan bir borsa olan IntercontinentalExchange (ICE), 200 yıllık bir geçmişe sahip ve dünyanın en önemli borsalarından olan NYSE’nin bünyesinde bulunduğu NYSE Euronext şirketini 8 milyar doların biraz üstünde bir değere satın almak üzere teklifte bulundu.

Borsaların konsolidasyon trendi 1997 yılında Baltık borsalarının OMX adı altında birleşmesiyle başladı. Sonrasında 2001 yılında Paris, Amsterdam, Brüksel ve Lizbon borsaları birleşerek Euronext’i oluşturdu, sonrasında ise NYSE, Euronext ile birleşerek NYSE Euronext adını aldı. Kanada’da Toronto ve Montreal borsaları 2007 yılında bir araya gelerek TMX haline geldi.

NYSE’nin pazar kaybı

2006 yılında hisse ve opsiyon borsası Archipelago ile birleşmesi sonrasında halka açık bir anonim şirket haline gelen NYSE, 2007’de Euronext ile birleştikten sonra 22 milyar dolardan fazla bir piyasa değerine ulaşırken son birleşme haberi öncesinde 6 milyar doların altına kadar gerilemişti.

NYSE Euronext’in piyasa değerinin bu derece azalmasına neden olan durum, alternatif alım-satım kanallarının rekabeti! Maliyetli organizasyonlara ve yapılara ihtiyaç duymadan işleyen elektronik işlem platformlarının gelişmeleri ve bu platformların, yatırımcılar açısından, düşük ücretli, hızlı ve ‘gizli’ işlemlerin yapılabilmesine imkân tanımaları, ‘asırlık’ borsalardan önemli ölçüde pazar payı çekmelerine neden oldu. Otomatik alım-satım sistemlerinin işlem yapmasına da olanak tanıyan bu platformlar, düzenleyici kurumların da etki alanının dışında kaldı. Alternatif kanalların gelişmesiyle bağlantılı olarak müşteri portföyü olan büyük ölçekli ‘simsarlar’, defterlerine gelen alım-satım işlemlerini, borsaları karıştırmadan, ‘kendi aralarında’ gerçekleştirerek ‘karanlık havuzları’ (dark pool) oluşturdular.

Diğer taraftan, ABD’de DirectEdge, BATS gibi elektronik platformların daha ‘düzenli’ olanları, yasal izinli yeni borsalar olarak faaliyete geçtiler ve kısa sürede her biri yüzde 10’lara ulaşan pazar paylarına ulaştılar. NYSE’nin ABD hisse senedi piyasasındaki pazar payı 1990’larda yüzde 80’lerde iken bugün yüzde 20’lere kadar düştü.

Alternatif faaliyetler

Söz konusu pazar kaybının yol açtığı düşüşe karşı NYSE Euronext, piyasa verilerinin ve elektronik alım-satım sistemlerinin satışı gibi alternatif faaliyet alanlarına yöneldi. Ancak analistlere göre alım-satım faaliyetleri NYSE Euronext’in değerinin halen yüzde 90’ını oluşturuyor. Diğer taraftan NYSE, ‘karanlık havuzlarla’ rekabetini güçlendirmek için ayrı bir yetki tanımına sahip olacak büyük ölçekli simsarların işlemlerinin ‘karanlık havuz’larda olduğu gibi gizli tutulmasını sağlayacak ‘Perakende Likidite Programı’na (RLP) ABD’nin SPK’sı olan SEC’den onay aldı.

Ayrıca NYSE giderlerinde 80 milyon dolara ulaşan bir kesintiye gitti. Sözün özü, internet alışverişinin alışveriş merkezlerine rakip olması gibi dijital teknolojilerin ve yasal çerçeveye takılmayan ‘kısayolların’ gelişmesiyle birlikte menkul kıymet ticaretinde de, yerleşmiş borsalar, küçük ve yeni platformların rekabetinden hasar alıyor. Birleşme yoluyla ölçek avantajı, gider optimizasyonu ve alternatif gelir kaynaklarının üretilmesi, bu trendi kısmen durdurabilir.

Ancak gelecek, elektronik ortamda var olan küçük borsaların ve benzeri işlem platformlarının yükselişine sahne olacak.