Dünyada yatırım beklentileri

UNCTAD'ın anket çalışması, önümüzdeki iki yıllık dönemde dünyada yatırım ortamının iyiye gideceği beklentisine işaret ediyor.

Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı (UNCTAD), dünyadaki yatırım istatistikleri ve trendleriyle ilgili bilgi sağlayan en önemli kurumlardan biridir. UNCTAD, 1995 yılından beri yatırım dünyasını şekillendiren çokuluslu şirket ve yatırım tanıtım ajansı yöneticileriyle ileriye dönük yatırım beklentilerini özetleyen anket çalışmaları yapıyor. 2007’den beri ‘Dünya Yatırım Beklentileri Anketi’ adını alan bu anketin 2012 çalışması bu hafta içerisinde yayımlandı. Anket, mali olmayan beş bin adet çokuluslu şirketin (trans-national company-TNC) ve 245 adet ulusal ve bölgesel yatırım tanıtım ajansının (investment promotion agency–IPA) yöneticilerine yöneltilmiş ve toplamda 236 katılımcıdan dönüş alınmış. Sorular, katılımcıların 2012-2014 dönemi için uluslararası doğrudan yatırım trendlerine ilişkin beklentilerini irdeliyor.

2012 için cevaplar, yılın geride kalması nedeniyle ancak 2014’e kadar olan beklentilere baz teşkil etmesi açısından önem taşıyor.

Anket sonuçları

TNC yöneticilerinin sadece yüzde 20’si 2012 için yatırım ortamını ‘iyimser’ olarak beklerken 2014 yılı için iyimserlik oranı 53’e yükseliyor. IPA yöneticilerinin 2012-2014 arasında ‘iyimserlik’ oranı yüzde 32’den yüzde 71’e yükseliyor.

Yani önümüzdeki iki sene içerisinde yatırım ortamının üzerindeki bulutların dağılacağı beklentisi yaygınlık kazanıyor. TNC’lerin yarısından fazlası 2014’e kadar olan dönemde sınır ötesi yatırımların artacağını bekliyor. Önemli olan bir nokta, TNC’lerin dış pazarlarda faaliyet yönteminin dağılımının değişeceği beklentisi oluyor. TNC’lerin dış pazarlarda faaliyetleri, birleşme ve devralmalar, ‘sıfırdan’ (greenfield) yatırımlar, mevcut faaliyetlere yapılan (brownfield) yatırımlar, hisse harici işbirlikleri (lisanslama, franchising, kontratlı üretim) ve merkez ülkeden ihracat şeklinde olabiliyor. Anket sonuçlarına göre TNC’lerin önümüzdeki yıllarda ihracat şeklindeki dışa açılma yöntemini daha az tercih ederek, birleşme ve devralmalara, sıfırdan yatırımlara ve hisse harici işbirliklere daha fazla ağırlık vereceği beklentisi bulunuyor. ‘Uluslararasılaşma’ (internationalization) yani faaliyetlerin merkez ülke dışında gerçekleştirilme düzeyi ile ilgili beklentiler de faaliyet ölçütleri itibariyle farklılık gösteriyor: Katılımcıların çoğu, TNC’lerin satışlarının ve istihdamlarının en az yüzde 50’sinin uluslararası düzeyde gerçekleşeceği beklentisine sahipken Ar-Ge harcamalarındaki ‘uluslararasılaşma’ düzeyinin ise yüzde 20’den aşağıda kalacağını bekliyorlar.

Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerden beklentiler

Anket sonuçlarına göre sınır ötesi yatırımlarını arttıracağını beyan eden gelişmiş ülkeler kaynaklı TNC’lerin oranı 2014’e kadar olan dönemde artıyor. Diğer taraftan sınır ötesi yatırımlarını arttıracağını beyan eden gelişmekte olan ülke TNC’lerinin oranı 2014’e kadar olan dönemde azalıyor. Yani gelişmiş ülke TNC’lerinin yeni bir yatırım trendine gireceği, gelişmekte olan ülkelerin TNC’lerinin ise mevcut yatırımlarına odaklanacağı sonucu çıkartılıyor. En önemli yatırım kaynakları, ABD, Almanya ve İngiltere merkezli şirketler olarak görülürken gelişmekte olan ülkelerden en fazla Çin’in dışarıya yatırım konusunda istekli olacağı beklentisi ifade ediliyor. Sözün özü, her ne kadar küresel ekonomi ile ilgili belirsizlikler olsa da önümüzdeki birkaç yıllık süreye dair beklentilerin, yatırım ortamının üzerindeki bulutların dağılmaya başlayacağı ve dünya ekonomisinin lokomotifleri olan çokuluslu şirketlerin sınır ötesi yatırımlara ağırlık vererek uluslararası satış hacmi ve istihdamını genişleteceği, bu konuda başı da belli başlı gelişmiş ülkelerin çekeceği yönünde. Ancak gerçek hayat, anket cevaplarından farklı olabilir!