Emtia fiyatlarının düşüşü

Özellikle küresel ölçekte talep daralması nedeniyle ortaya çıkan emtia fiyatlarının düşüşleri, enerji ve madencilik sektörlerindeki büyük ölçekli şirketleri zorluyor.

Emtia fiyatlarında bir süredir gözlemlenen düşüş trendi devam ediyor. Örneğin Eylül 2011’de, 1.770 ABD dolarının üstünü gören altının ons fiyatı Aralık 2015’de 1.072’ye kadar geriledi. Bu seviyeye Şubat 2010’dan beri ilk kez düşüyor. 2008 yılında 130 ABD dolarının, 2012 yılında ise 120 ABD dolarının üstünü gören Brent cinsi petrolün varil fiyatı, Aralık 2004’ten bu yana ilk kez 40 ABD dolarının altını gördü. Şubat 2011’de 180 ABD dolarının üstüne çıkan demir cevheri ton fiyatı, 2007’den bu yana ilk kez 40 ABD dolarının altına indi. Mart 2011’de 230 cent (ABD dolarının yüzde biri) fiyatına ulaşan pamuğun pound (454 gram) fiyatı, Eylül 2009’dan beri ilk defa 64 cent düzeyine geldi. Diğer emtialarda da benzer düşüler söz konusu oluyor. Bloomberg’in 22 emtia fiyatından hesapladığı emtia endeksi 1999’dan bu yana en aşağı seviyesinde bulunuyor.

TALEP DARALMASI

Emtia fiyat düşüşleri, emtiayı hammadde olarak kullanan  - yani emtia ithalatçısı - ülkeler ve şirketler için bir avantaj, emtia ihracatçıları için bir gelir kaybı oluyor. Emtia fiyatları, bir arz talep dengesi içerisinde oluşuyor ve emtia fiyatlarının bu denli düşüşü, arz artışından daha çok talep daralmasının yansıması olarak değerlendiriliyor. Emtia fiyatlarının arttığı yıllar boyunca, Çin ekonomisi uzunca bir süre yıllık iki haneli bir GSYİH büyüme performansı göstermişti. Dolayısıyla, Çin ekonomisindeki büyüme, küresel krize rağmen küresel GSYİH büyümesinin itici gücü olmuştu. Son bir kaç yılda Çin ekonomisinin büyümesindeki daralma, emtia talebinin yavaşlamasının arkasındaki en önemli sebepler arasında sayılıyor. Örneğin, 2015 yılının ilk 10 ayında Çin’in bakır ithalatı bir önceki seneye göre yüzde 4,2 oranında azaldı. Asya’da Hindistan, Endonezya, Pakistan ve Vietnam gibi ülkelerde gözlemlenen büyüme hızlarının etkisi ise Çin ekonomisinin etkisi boyutunda olmuyor. ABD’de beklenen FED faiz artırım kararları da, genel talep üzerinde olumsuz etkisi nedeniyle şimdiden emtia piyasalarında ‘satın alındı’. Ancak, Glencore gibi metal hammadde üreticilerinin üretimlerini kısma kararlarının 2016 yılının ikinci yarısında fiyatları tekrar yükselişe geçirebileceği dile getiriliyor. Yine de, Çin gibi ekonomilerin büyük ölçekli talep daralmalarının yanında, şirketlerden gelen arz kısıtlamalarının fiyatlar üzerindeki etkilerinin daha sınırlı olması bekleniyor.

MADENCİLİK VE ENERJİ ŞİRKETLERİ ZORDA

Düşüşlerden ilk etapta emtia ticaretinden gelir sağlayan maden, metal ve petrol şirketleri gibi kurumlar olumsuz etkilenmeye başladı. Yukarıda sayılan nedenlere ek olarak, petrol fiyatlarındaki düşüşün son zamanlarda hızlanmasının bir nedeni de, petrol ihracatçısı ülkelerin birliği olan OPEC’in, son yıllarda konvansiyonel petrol üretimine kayagazı gibi alternatif yöntemlerle rakip olan ve marjinal üretim maliyetleri daha yüksek üreticileri saf dışı bırakmak için petrol arzını kısmama kararı almaları oldu. Ayrıca, sermaye piyasalarında fiyat düşüşlerinin yansımaları da hissediliyor. Örneğin, enerji şirketlerinin tahvillerinde sert bir satış dalgısı yaşanıyor ve sonucunda bu tahvillerde faiz oranları yükseliyor. Enerji sektöründe gelirlerin perakende ve teknoloji gibi sektörlere göre daha düzenli olması nedeniyle, şirketlerin borçluluk oranları daha yüksek düzeyde olabiliyor ve fiyat düşüş dalgalarından daha fazla etkileniyor. Borçluluk seviyeleri daha yüksek olan ve borcunu döndürme planı yapan enerji şirketlerinden batma riski taşıyanlar olabileceği söyleniyor. Petrol boru hattı şirketlerinin tahvilleri de benzer şekilde piyasalarda satış dalgasına maruz kalıyor. Dünyada petrol ve doğalgaz sektörlerinde son dönemde 250 bin işçi işten çıkarıldı, ABD’de toplam petrol kuyularının üçte ikisi kapatıldı. Bu hafta, ABD’de faaliyet gösteren Energy & Exploration Partners isimli bir petrol arama şirketi, taşdığı 1 milyar ABD doları borç ile birlikte iflas korunma sürecine girdi. Madencilik sektöründe de şirketlerde tehlike alarmları çalmaya başladı. Dünyanın en büyük madencilik şirketlerinden Anglo-American bu hafta içerisinde bir yeniden yapılandırma ile maliyet ve yatırım azalışlarına gideceğini ve temettü ödemelerini 2016 sonuna kadar durduracağını açıkladı. Şirket ayrıca faaliyetlerini yarı yarıya kısarak 85 bin işçiyi çıkarma kararı aldı.

FED VE ÇİN EKONOMİSİ

Sözün özü, emtia fiyatlarındaki düşüş, maliyet azalışları nedeniyle bu ürünleri kullanan sektörler için iyi bir haber olmakla birlikte, küresel ekonomi açısından bir talep daralması ve sermaye piyasaları açısından olası batık riskleri anlamına geliyor. Küresel ekonominin gelecek seyrini göstermesi bakımından, FED’in faiz kararları ve Çin ekonomisinin gidişatı emtia fiyatlarının da önemli belirleyicileri arasında olacak.