Facebook niye üzdü?

"Facebook'ta büyüme beklentilerinin ve satış fiyatının şişirilmiş olması hissenin ikincil piyasada çökmesine neden oldu."

Son yılların en popüler sosyal medya sitelerinden Facebook’un halka arzı bu haftanın gündemindeydi. Hisse başına fiyat 38 dolar ve şirketin toplam piyasa değeri 104 milyar dolar olarak belirlendi. Halka arz sonrasında hissenin borsadaki fiyatı hızlı bir düşüş yaşadı. İlk işlem gününde 42 dolara kadar yükselen fiyat perşembe kapanışıyla 33 dolara düştü. Bu durum, Facebook’un halka arz fiyatının olması gerekenin üstünde belirlenmiş olabileceği endişesini doğurdu.
Şirket değerlemenin farklı yöntemleri olmakla birlikte, bir finans profesyoneli olmadan da tabiri caizse ‘bakkal hesabı’ ile bir şirketin değeri bazı değerleme oranları kullanılarak bulunabiliyor. Fiyat/Kazanç oranı (F/K) olarak bilinen oran, bunların en yaygını ve en kolayı. F/K oranı bir şirketin piyasa değerinin net kârına bölümü ile hesaplanıyor. Tersten gidersek, bir şirket için geçerli saydığımız bir F/K oranını net kârı ile çarparsak şirketin piyasa değerine ulaşmış oluyoruz. Finans teorisi, bir hisse senedinin fiyatının şirketin gelecekteki ömrü boyunca ortaklarına sağlayacağı kazancın bugünkü değeri olarak görür. Belli bir tutarın hangi zaman diliminde elde edildiği mali değerini de etkileyecektir. Yine belirtmek gerekir ki, fiyat ile net kâr arasında belli bir ilişkiden bahsedebiliriz: Sonsuza kadar her sene aynı net kârı kazanacağı düşünülen bir şirket için net kâr ile fiyat arasındaki ilişki sadece paranın zaman değerinden yani bir nevi ‘faiz oranından’ ibarettir (Paranın zaman değerini de yansıtan sermaye maliyeti oranının hesaplanması karmaşık bir konu olduğundan bu detaya girmiyorum!). Ancak gelecekte de büyüme sergileyeceği tahmin edilen bir şirket için hisse fiyatı hem mevcut durumdaki kârın hem de gelecekte kârda elde edilecek artışın bugünkü değeridir. Yani fiyatı iki parçaya ayırırsak; birinci kısım, hiç büyüme olmaması durumunda sonsuza kadar elde edilecek cari net kâr tutarının (sabit) bugünkü değeri, ikinci kısım ise net kârın büyümeyle birlikte artacak tutarının bugünkü değeri olarak hesaplanabilir. Çok basit bir örnek verirsek hisse başına en son 10 TL kâr eden (ve hepsini temettü olarak dağıtan) bir şirketin, sonsuza kadar hiç büyüme beklenmemesi durumunda, % 10 faiz oranı ile hisse değeri (Hisse başına kâr bölü faiz oranı olarak bulunabilir) 100 TL, F/K oranı da 10 olarak bulunur. Aynı şirketin sonsuza kadar her sene net kârını yüzde 3 arttıracağı varsayımı ile fiyat 147 TL, F/K oranı da 14.7 olarak hesaplanmaktadır (Bu hesaplamanın finans matematiğine yine girmiyorum!). Yani 47 TL, gelecekteki büyüme fırsatlarının bugünkü değerinin hisse başına düşen tutarıdır.
Facebook’un 38 dolar olan halka arz fiyatı itibariyle F/K oranı 88 olarak hesaplanmaktaydı. Dünyanın en değerli markalarından biri haline gelen Apple’ın F/K oranı sadece 13.8; Google’un F/K oranı 18.3 olarak bulunuyor. Bu durumda Facebook’un bu kadar bir F/K oranını doğrulayacak büyüme oranının, Apple ve Google’ınkinin çok üstünde olması gerekir! Acaba Facebook böyle bir büyüme sağlayabilecek midir? Son gelen haberler, Facebook yönetiminin ileriye dönük büyüme beklentilerini kendi hesaplarında aşağıya çekip, bu durumu kamuoyuyla paylaşmadığı yönünde! Aslında bir on sene öncesini hatırlayanlar için bu durum pek de yeni değil. 2000’lerin başlarındaki ‘Dot.com Köpüğü’nde de kısa bir geçmişe sahip ve mali durumunun geleceği hakkında ‘net bir resim’ çizilemeyen, çoğu zararda veya düşük kârlı birçok internet şirketi çok yüksek fiyatlarla halka arz edilmişti ve bu dalganın sonu da yatırımcı açısından hüsran olmuştu! Facebook’un sosyal medyadaki popülaritesinin ‘gazıyla’ da ne fiyat verilirse yatırımcıların ‘yutacağı’ izlenimiyle ‘uçuk bir fiyat’ belirlenmiş olması çok muhtemel. Peki, yatırımcılar ‘uçuk fiyatlar’a nasıl kanıyorlar? Bundan kaçınmak için, en basit şekliyle, şirketin F/K’sı ile geleceğe dönük büyüme oranı beklentisini karşılaştırmak gerekiyor. Bağımsız analist raporları ve basit finans formülleri gerekli bilgi donanımını sağlayabilir. Ve tabii ki yatırımcı, beklenen büyüme oranlarının gerçekçiliğini de değerlendirmelidir. Hisse senetlerine fiyat belirleme ‘sanatının’ en önemli kısmı, gelecekteki büyümenin tespitidir ve de bu büyüme oranı için özellikle halka arzlarda ‘atılıp tutulan’ değerler için ‘yaratıcılıkta’ sınır yoktur!