Finansın azı karar,çoğu zarar

Finans sektörünün GSYİH içindeki hacminin henüz düşük olduğu ülkelerde sektör ekonomik büyüme olumlu, hacmin yüksek olduğu ülkelerde ise olumsuz etkileniyor.

Etkin çalışan bir finans sektörü, reel ekonomik faaliyetler açısından tasarruf sahipleri ile kaynak ihtiyacı duyanları verimli bir şekilde bir araya getirir. Bunun ötesinde sektör, parasal işlemler için aracılık görevi de gerçekleştirir. Ekonomik literatürde finans sektörünün faaliyetlerinin, reel sektör faaliyetleri üzerindeki çeşitli fayda ve – yeri geldiğinde – maliyetleri dikkate alınır. Bu fayda ve maliyetlerin göreceli boyutları, finans sektörünün bir ülkede ne düzeyde büyüdüğüne bağlı olarak değişebilir ve bu nedenle finans sektöründeki büyüme, farklı durumlarda ilgili ekonominin büyüme hızına olumlu ya da olumsuz katkıda bulunabilir. OECD tarafından yayımlanan ‘Finans ve Kapsayıcı Büyüme’ (Finance and Inclusive Growth) raporu finans sektörünün ekonomi büyüme üzerindeki bu karmaşık etkisini araştırıyor.

Finans sektörünün fayda ve maliyeti

Rapor kapsamlı bir literatür taramasıyla, finans sektörü faaliyetlerinin büyüme üzerindeki artı ve eksi yönlerini özetliyor. Artı yönleri arasında projelerin finansmanında özkaynaklara bağımlılığı azaltması, sermayeyi daha verimli kullanılabileceği alanlara tahsis etmesi, yatırımların daha profesyonelce gözetilmesi, uluslararası ticaret işlemlerinin kolaylaştırılması ve hane halkı ve şirketlerin taleplerindeki dalgalanmaları azaltması sayılıyor. Finans sektörünün bazı durumlarda genel ekonomi açısından eksi yönleri de bulunabiliyor. Rapora göre bu yönler arasında çok düşük karlılığa sahip projelerin finanse edilmesi durumunda sektörün verimlilik düşüşüne yol açması, finansal aracılık hizmetlerinin maliyetlerinden kaynaklanan verimsizlikler, sistemik öneme sahip çok büyük ölçekli finans kurumlarının verimsiz çalışmaları halinde bile teşvik edilmesi, finans piyasalarındaki yükseliş ve düşüş trendleri nedeniyle uzun vadeli ekonomik büyümenin yavaşlatılması, ekonomik şoklara karşı kırılganlığın artması ve uluslararası finans sektöründeki olumsuzlukların ülkelere yayılma riski gibi unsurlar yer alıyor.

Finans sektörü ve büyüme

Tüm bu olumlu ve olumsuz unsurlarla birlikte finans sektörünün ekonomik büyüme üzerindeki net etkisi nedir? Bu sorunun cevabını rapor, finans sektörünün büyüklüğünü üç ayrı kritere göre ölçen farklı çalışmaların sonuçları ve raporun kendi analizleri ile veriyor. Finans sektörünün büyüklüğü, hepsi GSYİH’ye oranı ile hesaplanmak üzere, kredi hacmi, borsadaki hisselerin piyasa değeri ve finans kuruluşlarının ürettiği katma değer üzerinden ölçülüyor. Genel sonuç, finans sektörünün henüz yeterince gelişmediği ve GSYİH’ye oranla küçük olduğu ülkelerde, sektörün olumlu yönleri ön plana çıkıyor ve sektör büyümesi ekonomik büyümeyi olumlu etkiliyor. Finans sektörünün gelişerek GSYİH içerisinde önemli bir paya sahip olduğu ülkelerde ise verimsizlikler kendini belli ediyor ve sektör büyümesi ekonomik büyümenin aleyhine işliyor. Finans sektörünün faydadan çok maliyet getirmesi durumunun, kredi hacminin GSYİH’ye oranının ortalama olarak yüzde 90’a ulaştığı seviyelerde gerçekleştiği görülüyor. Farklı sektör büyüklüğü kriterlerine göre de benzeri sonuçlara ulaşılıyor. Raporun kendi analizlerine göre, OECD ülkelerinde finans sektörü katma değerinin GSYİH’ye oranının yüzde 4’ten yüzde 5’e bir puanlık çıkışı ekonomik büyümeyi yüzde 0,2 oranında artırıyor. Ancak bu oranın yüzde 5’in üzerine çıkması durumunda sektördeki büyümenin ekonomik büyüme üzerindeki etkisi negatife dönüyor. Kredi hacmine göre bakıldığında, kredi/GSYİH oranının yüzde 20’den yüzde 30’a çıkması GSYİH’yi yüzden 1’in üzerinde bir oranda büyütüyor. Ancak bu oranın yüzde 100’den yüzde 110’a çıkması GSYİH’yi yüzde 0,25 oranında küçültüyor. OECD ülkeleri arasında kredi hacmi /GSYİH oranındaki artışın ekonomik büyümeye anlamlı ölçüde pozitif katkıda bulunduğu ülkeler hepsi gelişen ülkeler arasında olan Şili, Hindistan, Güney Afrika ve Türkiye! Rapor, sektörün büyüklüğünün ötesinde ‘kalitesinin’ de ekonomik büyümeye olan etkisini değiştirdiğini gösteriyor. Finans sektörünün kalitesi takipteki kredilerin (non-performing loans, NPL) oranıyla ölçülüyor ve NPL’nin düşük olduğu durumlarda sektördeki büyümenin ekonomik büyümeye daha olumlu katkısı olduğu vurgulanıyor.

Düzenlemeler ve finans sektörü

Finans sektörünün ekonomik büyüme üzerindeki etkisiyle elde edilen sonuçlar, beslenmeyle ilgili meşhur bir atasözünü hatırlatıyor: “Azı karar çoğu zarar!” Ancak sektörün yeterince büyük bir hacme ulaştığı durumlarda ekonomik büyümeyi olumsuz etkilemesi, uygulamada ortaya çıkan verimsizliklerin daha belirgin olmasıyla açıklanabilir. Daha iyi planlanan, düzenlenen, gözetilen ve kurumsal yönetişim kuralları uygulanan bir finans sektörü, en azından kaynak aktarımı mekanizmasındaki verimsizlikleri aşarak, sektörün büyümesi halinde bile ekonomi üzerindeki olumlu etkilerini sürdürmeye devam edebilecek.