Gelişen ekonomilerde alarm

Gelişen ekonomilerin ekonomik performanslarında gerileme ve mali piyasalarından çıkış gözlemleniyor.

Uluslararası Finans Enstitüsü (International Institute of Finance, IIF), 70 farklı ülkeden, aralarında banka, sigorta, varlık yönetim şirketi, ülke varlık fonu, emeklilik fonu gibi 500 mali kurumun üyesi olduğu ve risk yönetimi ve mali kuruluşlar için politika önerileri oluşturan bir mesleki birlik. IIF’nin çalışmaları arasında, her ay, başlıca gelişen ülkelerin 41 farklı mali ve makroekonomik verilerinin derlenmesiyle oluşturulan ve bu ülkelerin ekonomilerinin seyrine dair öngörü oluşturmayı amaçlayan ‘Gelişen Ülkeler Cari Durum Göstergesi’ (Emerging Market Coincident Indicator, EMCI) yer alıyor. 2014 sonbaharından bu yana EMCI düşüş trendinde ve Nisan 2015 yayınında da bu göstergede yüzde 1,6’lık bir gerileme gözlemleniyor. Ayrıca, gelişen ülkelerde ikinci çeyrek GSYİH büyümesinin birinci çeyrek büyüme hızının gerisinde kalacağı tahmin ediliyor.

EMCI bileşenleri

Özellikle sınai üretim (industrial production, IP) verileri EMCI göstergesinin hızlı düşüşünün en önemli nedeni olarak gösteriliyor. Rusya, Güney Kore, Singapur ve Çin gibi önemli gelişen ekonomilerdeki sınai üretim düşüşleri EMCI’yi olumsuz etkiledi. EMCI’nin bileşenlerinden olan ve iş dünyasının beklentilerini gösteren ‘satın alma yöneticileri endeksi’ (purchasing managers index, PMI), Nisan ayında Rusya ve Türkiye dışında hızlı bir düşüş gösterdi. Dış ticaret ile ilgili göstergeler de bir önceki aya göre kısmen düzelme göstermekle beraber hala negatif bir trend takip ediyor. Bu veri ve göstergeler gelişen ekonomilerde büyüme performansı ve beklentilerinin, küresel kriz sonrasındaki en düşük düzeye gerilediğini teyit ediyor. IMF tarafından hazırlanan Dünya Ekonomik Görünümü (World Economic Outlook, WEO) çalışmasının sunduğu gerçekleşmiş ve tahmini veriler de bu durumu doğruluyor. Küresel kriz sonrasında gelişen ekonomilerin yıllık büyüme hızları, gelişmiş ekonomilerin yıllık büyüme hızlarının yüzde 3 ila 5 puan üzerinde seyrediyor, 2015 yılı tahminlerine göre bu büyüme oranı farklılığı yüzde 2’nin altına inecek. Ayrıca yüzde 4,3 ile gelişen ekonomilerin 2015 yılındaki büyüme beklentileri 2009 yılından beri en düşük düzeyde!

Finansal çıkışlar

Gelişen ülkelerin ekonomik performanslarındaki gerileme net finansal akışlara da yansıyor. 2014 Haziran-2015 Mart arasındaki dokuz aylık dönemde gelişen ekonomilerden gerçekleşen 600 milyar ABD doları tutarındaki finansal çıkışlar, küresel kriz dönemine denk gelen Haziran 2008-Mart 2009 arasında gerçekleşen 542 milyar ABD doları finansal çıkışın üstünde. Bu çıkış tutarı, Haziran 2009-Haziran 2014 arasında büyük ölçekli 15 gelişen ekonomiye giren 2,2 trilyon ABD dolarının belli bir kısmının kaynaklarına geri döndüğünü gösteriyor. Finansal çıkışların önemli bir kısmı portföy yatırımlarından gerçekleşmiş. Özellikle ABD dolarının zayıf seyrettiği ve ABD cinsinden faizlerin düşük olduğu dönemde ödünç alınan ABD doları cinsinden fonların, başta Çin olmak üzere gelişen ülkelerde daha yüksek faizle değerlendirilmesiyle uygulanan bir arbitraj yatırım stratejisi olan ‘carry trade’, ABD dolarının güçlenmesiyle yatırımcılarını ‘ters köşede’ bırakmış! Analistler, gelişen ülkelerden gerçekleşen finansal çıkışları, bu ülkelerin yukarıda bahsedilen zayıf ekonomik performanslarına, ABD dolarının güçlenmesiyle ‘carry trade’ yatırımlarının çözülmesine ve Çin’in mali sisteminde uzun süredir gözlemlenen problemlerine bağlıyor. Önümüzdeki dönem gelişen ülkelerin ekonomik performansları ve mali piyasaları açısından zor bir dönem olabilir. Bunun ötesinde gelişen ekonomiler krizden çıkış döneminde sürdürdükleri hızlı ekonomik büyüme ile gelişmiş ülkelerdeki zayıf performansı telafi eden ‘kurtarıcı’ rollerini bırakmak zorunda kalabilecekler.