Göçmen işgücünün önemi

ABD'de kaçak göçmenlerin 'yasallaşmasına' yönelik af düzenlemesi, göçmenlerin ekonomi içindeki önemini tekrar gündeme getirdi.

ABD’de, Başkan Obama’nın kanun dışı yollardan ülkeye gelen göçmenlerin affıyla ilgili imzalamış olduğu düzenleme tartışılıyor. Bu düzenleme ile ABD vatandaşlarının ve oturma izni olan kişilerin kaçak olarak ABD’de halen yaşayan aile bireylerine ve çocuk yaşta ABD’ye gelmiş olan kimselere bazı haklar verilmesi amaçlanıyor. Düzenlemenin yaklaşık 5 milyon kişiyi ilgilendireceği öngörülüyor. Bu düzenleme farklı iki görüşün adeta çatıştığı siyasi bir mücadele haline geldi.

Bir taraf, bu düzenleme ile yeni ‘kaçak göçmenlerin' ABD'ye girmelerinin teşvik edileceği görüşü ile karşı çıkıyor. Diğer taraf ise, 'kaçak' durumda olan kimselerin sistem içine girerek, ‘yasallaşmalarıyla’ beraber, eğitim ve yeteneklerine daha uygun işlerde çalışabilecek hale geleceklerini ve ekonomiye daha fazla katkı yapabileceklerini savunuyor. 

İşin aslı, Demokratlar'ın son seçim kaybı sonrasında kaçınılmaz bir şekilde 'topal ördek' konumuna düşen Başkan Obama'nın giderayak Cumhuriyetçiler tarafından hizaya getirilmesinin bir izdüşümü! 

GÖÇMEN İŞ GÜCÜNÜN EKONOMİK ÖNEMİ

Çıkarılan düzenlemenin ekonomik etkilerine dair yapılan analizlerde, önümüzdeki 10 yılda, ABD ekonomisinde işgücü artışı sonucunda yol açacağı GSYİH artışının toplamda yüzde 0,4 ile yüzde 3,3 arasında değişeceği hesaplanıyor. Her durumda, özellikle eğitimi yüksek göçmen nüfus ekonomi üzerinde olumlu etki yapıyor. Aralık ayının başında, ABD’de yerleşik araştırma kuruluşu Manhattan Institute nezdinde yayımlanan bir makale, göçmenlerin ABD ekonomisi üzerindeki katkısına vurgu yapıyor. 

Makalenin atıfta bulunduğu diğer çalışmalarda da ‘yasal’ göçmenlerin ekonomik büyüme, yenilik ve iş piyasasına esneklik kazandırdıkları ve bu süreç içinde ülkenin yerleşik işgücünün çalışma imkânlarını elinden almadıklarını gösteriyor. Göçmenlerin özellikle STEM (fen, teknoloji, mühendislik ve matematik) alanlarında ‘hayati önemde’ oldukları ve 1995 yılından bu yana STEM alanındaki işgücü artışının önemli bir kısmının göçmen işgücünden kaynaklandığı belirtiliyor. Göçmenlerin eğitim düzeyine bakıldığında, lise ve daha yüksek derece okuldan mezun olanların oranının yüzde 62’de kaldığı görülüyor. ABD doğumlu nüfusta ise bu oran yüzde 91 düzeyinde. Ancak ABD’de örneğin, 2011 yılında fen ve mühendislik alanlarındaki doktora derecesi alanların yaklaşık yarısı ABD vatandaşı veya oturma izni olmayan bireylerden oluşuyor. 

Makale, bu doktora dereceli bireylerin ne kadarının ABD’de göçmen olarak kaldıklarını ne kadarının ise yurtlarına döndüklerini belirtmiyor. Ancak bu veriler STEM alanındaki yetişmiş işgücünün önemli bir kısmının göçmenlerden oluştuğu tezini destekliyor. 

Atfedilen başka bir çalışmaya göre, ABD’de geçici çalışma izni amacıyla verilen H-1B vizesi sahibi bireylerin sayısının 2007 itibariyle 300 bin olduğu ve sadece 2008 yılında tahmini kazançlarının 23 milyar dolar ve ABD’ye kazandırdıkları vergi gelirlerinin 4,5 – 6,2 milyar dolar arasında olduğu öngörülüyor. Göçmenlerin sahip oldukları beceri ve mesleki dağılımlarının, ABD doğumlu işgücüne göre farklılık arz etmesi nedeniyle, yerli ve göçmen nüfus arasında bir tamamlayıcılık olduğu ve bu durumun ekonomideki verimliliği artırdığı vurgulanıyor. 

Göçmenlerin diğer önemli bir özelliği de, risk alma eğilimlerinin daha yüksek olması nedeniyle, yerli nüfusa göre daha fazla girişimcilik faaliyetlerinde bulunmaları. Silikon Vadisi’ndeki yüksek teknoloji alanındaki şirketlerin yarısına yakınının kurucularının en az bir tanesi göçmen statüsünde bulunuyor.

GÖÇMEN NÜFUS BÜYÜKLÜĞÜ

Göçmen nüfusun, bir ülkedeki yerli nüfusta bulunmayan becerileri tamamlayacağı düşüncesiyle, dünyada sınırlar arasında hareket eden ve yetişmiş işgücü üzerinden önemli bir rekabet söz konusu oluyor. 2013 yılı itibariyle dünya nüfusunun yüzde 3,2’si doğdukları ülkeden başka bir ülkede bulunuyor. Ve dünya nüfusunun yüzde 16’sı başka bir ülkeye göç etme niyetini açıkça beyan ediyor. Toplam nüfusa oranı açısından bakıldığında, göçmen nüfusun en fazla paya sahip olduğu ülkeler arasında yüzde 83,7 ile Birleşik Arap Emirlikleri, yüzde 42,9 ile Singapur, yüzde 28,9 ile İsviçre ve yüzde 14,3 ile ABD bulunuyor.

Göçmen nüfusun en fazla olduğu ülke ise 45,8 milyon ile ABD. Diğer G7 ülkelerinin çoğunda 6-8 milyon kişi arasında değişen göçmen nüfusları bulunuyor. Ancak göçmen nüfusun, bir ülkenin ekonomisi açısından en fazla önem kazanan kısmı, ülkenin bilgi sermayesinin gelişiminde yüksek katkıya sahip olan bilim, mühendislik ve benzeri alanlarda çalışan araştırmacılar ve yöneticiler arasından çıkıyor. Ülkelerin, bu tür bireylere uygun yaşam şartları sağlayarak ve göçmenlik şartlarını kolaylaştırarak cezbetmeleri, ekonomik kalkınmanın en önemli unsurlarından biri olan beşeri sermayenin gelişimine olumlu bir katkı yapıyor. Sözün özü, diğer ülkelerin iyi yetişmiş bireylerini cezbedebilen ülkeler, ekonomik kalkınmalarına 'taze güç' katabilecekler.
mercan@boun.edu.tr