Küresel servetin dağılımında son durum

Credit Suisse'in Küresel Servet Raporu, yetişkin bireylerin mali ve mali olmayan servet tutarlarını hesaplıyor ve ülkeler ve bireyler arasındaki servet eşitsizliğini rakamsallaştırıyor.

Refah düzeyi ile ilgili olarak yapılan analiz ve yorumlarda genelde ülkelerin kişi başına olan gelir düzeyi bir ölçüt olarak ele alınmaktadır. Ancak refahın daha uzun vadeli bir ölçütü olarak, servet düzeyi önem kazanmaktadır. Küresel ölçekte servetin ülke içindeki ve ülkeler arasındaki varlık türleri itibariyle dağılımı dönemsel çalışmalara konu olmaktadır. Mali kuruluş Credit Suisse’in ‘Küresel Servet Raporu’ (Global Wealth Report) servetin dağılımı ve seyri ile ilgili çok önemli bilgiler içermektedir. 2015 yılının Küresel Servet Raporu bu hafta içerisinde yayımlandı.

SERVETİN TANIMI VE ÖNEMİ

Servetin ağırlıklı kısmı nakit ve likit varlıklar, hisse senetleri, tahviller gibi mali varlıklar ve gayrimenkul gibi mali olmayan varlıklardan oluşmakta ve hesaplamalarda borçlar servet toplamından düşülmekte yani ‘servet’ olarak ifade edilen tutarlar bir bakıma borç sonrası ‘net servet’ tutarlarını göstermektedir. Servetin bireyler açısından fonksiyonları arasında ömrün ilerleyen safhalarında tüketim için finansman kaynağı oluşturması, işsizlik ve sağlık sorunları gibi olumsuz koşullara karşı bir koruma sağlaması ve girişimcilik faaliyetlerini kolaylaştırması sayılmaktadır. Özellikle sosyal güvenlik korumasının zayıf olduğu ülkelerde bireylerin servet biriktirmesi bir gereklilik olarak gözükmekte ancak servet birikimi daha çok gelişmiş ülkelerde gözlemlenmektedir.

SERVETİN BÜYÜKLÜĞÜ VE DAĞILIMI

2015 yılında küresel servetin toplamı bir önceki yıla göre 12,4 trilyon azalmış ve 250 trilyon ABD doları olarak gerçekleşmiş. Bu azalışın en önemli nedeni, diğer para birimlerinin ABD doları karşısındaki değer kaybı ve dolayısıyla, bu para birimlerinde ölçülen varlık değerlerinin ABD doları cinsinden karşılıklarının azalması olmuş. Kişi başına servet, kur hareketleri nedeniyle gerileyerek 52.400 ABD doları seviyesine inmiş. Ancak bu düzeyin yüksekliği yanıltıcı olabiliyor ve ülkeler arasında önemli uçurumlar bulunabiliyor. 2015 yılı verileri itibariyle, küresel ölçekte servet eşitsizliğinin derinleşmeye devam ettiği görülüyor. Dünyadaki yetişkin bireylerin en zengin yüzde 1’i yüzde 50,4 ile ilk kez toplam servetin yarısından fazlasına sahip olmaya başlamış. Nüfusun daha az zengin olan yarısı ise, toplamda küresel servetin sadece yüzde 1’ine sahip olabilmiş. Yetişkin bireylerin toplam servet sıralamasında, küresel nüfusun daha zengin olan yarısında yer alabilmek için gerekli asgari servet miktarı 3.210 ABD doları. Diğer bir ifadeyle, 3.210 ABD doları servete sahip bir birey, dünya yetişkin nüfusunun yarısından daha zengin oluyor! Bölgeler arasındaki dağılıma bakıldığında da Kuzey Amerika ve Avrupa’nın ağırlığı görülüyor. Bu iki bölgenin yetişkin nüfusundaki payları yüzde 18 iken toplam servetteki payları yüzde 67. Özellikle 2008 yılı sonrasında ülkeler arası ve nüfus içindeki servet eşitsizliğinin artmasındaki en önemli neden, servet piramidinin üstünde yer alan ülkeler ve bireylerin servetlerinde mali varlıkların daha ağırlıklı olması ve 2008 yılından bu yana hisse ve diğer mali varlık fiyatlarındaki artış trendi.

ORTA SINIF SERVETİ

Bu seneki Küresel Servet Raporu, öncekilerden farklı olarak, ‘orta sınıfın’ servet dağılımındaki eğilimlere de yer veriyor. Credit Suisse, servet çerçevesinde orta sınıfı ABD için 50 bin ABD doları ila 500 bin ABD doları arasında servete sahip yetişkinler olarak tanımlıyor. Diğer ülkelerde ise orta sınıfın sınırlarının belirlenmesinde satın alma gücü paritesine göre gerekli düzeltmeler yapılıyor. Örneğin İsviçre’de alt sınır 72.900 ABD doları iken Türkiye’de 22 bin ABD doları’na kadar düşüyor. 2000-2015 arasında toplam orta sınıf yetişkin nüfus 524 milyondan 664 milyona ve yetişkin nüfusun yüzde 13,9’una çıkmış. Bu sınıfın toplam servet payı ise 2015 itibariyle 80,7 trilyon ABD doları, diğer bir ifadeyle toplam servetin yüzde 32’sini oluşturmuş. Orta sınıfın servet artışı da bir anlamda servet eşitsizliğindeki artışın bir yansıması olarak görülebilir. Orta sınıfın yetişkin nüfus ve servet içerisindeki payları ülkeler arasında büyük değişkenlik gösteriyor. Avustralya, Singapur ve Belçika’da nüfus payı yüzde 60’ın üzerindeyken, Türkiye, Brezilya ve Rusya gibi gelişen ülkelerde yüzde 10’un altında kalıyor.

TÜRKİYE'NİN SERVET BİRİKİMİ

Türkiye’de 2015 yıl itibariyle 53 milyon yetişkin bireyin toplam serveti 1 trilyon ABD doları olarak hesaplanmış. Yetişkin başına 19 bin ABD doları olan net servetin 10 bin ABD doları mali varlıklar, 15 bin ABD doları mali olmayan varlıklardan geliyor ve yetişkinlerin 6 bin ABD doları borç bulunuyor. 2000 yılında, yetişkin başına mali varlıklar 4 bin ABD doları, mali olmayan varlıklar 9 bin ABD doları, borç 465 ABD doları ve toplam net servet 12 bin ABD doları olarak gerçekleşmişti. Geçen 15 senede artışın büyük ölçüde mali varlıklardan geldiği ve borçlulukta da önemli bir yükselişin olduğu gözlemleniyor. Yetişkin nüfusun yüzde 73,5’inin kişi başına serveti 10 bin ABD ve aşağısında, binde 1’inin ise kişi başına serveti 1 milyon ABD doları ve üzerinde. Çalışma, Türkiye’de 1 milyar ABD doları ve üstü servete sahip birey sayısını 27 olarak belirlemiş. Türkiye’nin servet birikiminin önünde, düşük tasarruf oranları bir engel olarak durmakla birlikte, gelire bağlı olarak zaman içinde bir gelişim seyri izliyor. Ancak nüfusun dörtte üçünün 10 bin ABD doları ve aşağısında servete sahip olması, servet dağılımındaki eşitsizliğin boyutunu da gözler önüne seriyor.