'Mali okuryazarlık'ın artan önemi

Birlikte bireylerin daha karmaşık ve büyük ölçekli mali kararlar ile karşı karşıya kalması, 'mali okuryazarlık' kavramını ön plana çıkartıyor

Okuryazarlık’ kavramı artık sadece ‘alfabe’yi okuyabilme yeteneği olarak kabul edilmiyor. Henüz bu anlamdaki ‘okuryazarlık’ta bile dünyada toplumun yüzde 100’ü kapsanamamışken teknolojik ve ekonomik gelişmelerle birlikte yeni bir ‘okuryazarlık’ kavramı ortaya çıkıyor. Mali piyasalar, ürünler ve hizmetlerde de yaşanan ‘baş döndürücü ilerleme’ ve mali konuların günlük hayatın içerisine daha fazla girmesi ‘mali okuryazarlık’ kavramını da gündeme getiriyor. Maaşların elden alındığı, birikimlerin yastık altındaki altınlarda değerlendirilip sonra peşin olarak konuta yatırıldığı, alışverişlerin pazardan veya bakkaldan ‘nakden’ yapıldığı günlerde böyle bir kavramla henüz karşılaşmamıştık. Ama artık ‘ortalama bir birey’, bankaya yatan maaşını kısa vadeli hangi enstrümanda değerlendireceğine karar verirken alışverişte peşin, ‘tek çekim’ ve ‘taksitli’ seçeneklerini karşılaştırmak zorunda kalıyor. Devletin sağladığı zorunlu sosyal güvenlik hizmetleri emeklilikteki gelir beklentisini karşılamadığından birikimlerini uzun vadede risk profiline uygun en çok getiri sağlayabilecek ‘özel emeklilik’ fonuna emanet ederken kiradan çıkıp kendi evine sahip olmak için de ‘tutsat’ (mortgage) kredisi alıyor. Diğer taraftan bu ‘akıl almaz gelişmenin’ getirdiği ‘bilgi kirliliği’ ve ‘teknolojik dolandırıcılık’ risklerine karşı da uyanık olmaları gerekiyor. Özetle, modern toplum içerisinde yer alan bir bireyin yazı okumanın dışında mali kararlarına yön gösterecek düzeyde de mali bilgiye sahip olması zorunluluğu doğuyor.

Mali okuryazarlık faaliyetleri
ABD Merkez Bankası (FED) Başkanı Ben Bernanke, geçen günlerde eğitmenlerle yaptığı bir konuşmada, mali okuryazarlık ve mali eğitim konularının önemini bir kez daha vurguladı ve mali okuryazarlığın sadece ‘bireysel gelişim’ açısından değil, ekonominin geneli açısından da önemi olduğuna işaret etti. Bahsettiği bir çalışmada ise lisede finans eğitimi dersi almış olan ordu mensuplarının ileriki yıllarda daha fazla tasarruf yapabildiklerini ifade etti. ABD, mali okuryazarlık anlamında en verimli adımları atabilen ülkelerden biri. Hükümete bağlı bir kurum olan ‘Mali Okuryazarlık ve Eğitim Komisyonu’, mali eğitim başlığı altında gelir, harcama, tasarruf, yatırım ve borçlanma gibi konularda toplumun bilgilendirilmesini amaçlıyor. ABD’de faaliyet gösteren ve finans kuruluşu Capital One tarafından desteklenen ‘Junior Achievement Finance Park’ (Gençlik Başarısı Finans Parkı) ilköğretim ve lise öğrencilerini eğlenceli bir şekilde, doğru finans kararları verebilen bireyler olmaya hazırlıyor. Ülkede, düşünce ve araştırma kuruluşları, üniversiteler, özel kurslar veya bunların işbirliğiyle çok sayıda mali eğitim programı düzenleniyor. ‘Mali Okuryazarlık Enstitüsü’ veya ‘Mali Okuryazarlık Merkezi’ gibi kurumlar faaliyet gösteriyor.

Uluslararası düzeyde ise OECD, mali okuryazarlık konusunda en fazla adımı atan kuruluş olarak görülüyor ve düzenlediği konferans, toplantı ve seminerler ile farklı coğrafyadaki toplumlara ‘mali okuryazarlık’ kavramını yaymaya çalışırken yayımladığı makale ve çalışmalarla da konuyla ilgili akademik ve politika adımları oluşturmaya yönelik bilgi sağlıyor. Örneğin, OECD’nin ‘Uluslararası Mali Eğitim Ağı’ (International Network on Financial Education) birimi üzerinden 14 ülkede gerçekleştirdiği anket, bu ülke toplumlarının mali kavramlara olan yakınlığı, mali karar ve davranışlarının uygunluğu gibi konulardaki performansını ölçüyor. Türkiye’de de Sermaye Piyasası Kurulu, mali okuryazarlığı arttırmak için eğitim faaliyetlerini kapsayarak ‘Yatırımcı Seferberliği’ hareketiyle bu anlamdaki ilk önemli adımı attı. Geleceğin dünyasında hedeflediğimiz yeri alabilmek için toplumun genel eğitim düzeyinin ötesinde, mali okuryazarlık konusunda da çağın gereklerini yakalaması gerekiyor.O