NASDAQ'ta yeni rekor

NASDAQ endeksinin 2000 yılındaki rekor düzeyini geçmesi, yeni bir spekülatif balon olma ihtimaliyle ilgili tartışmaları tekrar canlandırdı.

New York Borsası ile birlikte ABD’nin en büyük iki hisse senedi borsasından biri olan NASDAQ, 1990’lı yılların sonunda, o dönemde yeni çıkış yapmaya başlayan ve ‘yeni ekonomi’ olarak adlandırılan internet ve teknoloji şirketlerinin halka açıldığı bir platformdu. Dünya tarihindeki en büyük ‘borsa balonlarından’ biri de bu dönemde NASDAQ’ta gerçekleşmişti. Henüz somut bir mali performansa kavuşmamış ve yeni kurulmuş olan, kısaca ‘dotcom’ olarak isimlendirilen birçok internet şirketi çok yüksek fiyatlarla halka arz edilmiş ve borsadaki hisse fiyatları da çok hızlı bir şekilde yükselmişti. NASDAQ endeksi 10 Mart 2000 tarihinde 5.048 seviyesine ulaştıktan sonra her spekülatif ‘balonda’ olduğu gibi hızlı bir düşüş yaşadı. 15 yıl aradan sonra, geçtiğimiz haftalarda NASDAQ endeksi 2000 yılındaki seviyesini geçerek tarihi rekorunu kırdı. NASDAQ’ın bu seviyeye gelmesi, yeni bir spekülatif balonun var olup olmadığı sorusunu gündeme getirdi. Uzmanlara göre NASDAQ’ta işlem gören şirketlerin bugünkü durumu 2000 yılındaki durumdan oldukça farklı.

2000 VE 2015 YILLARINDA NASDAQ

2000 yılındaki ‘balon’ patlamadan önce NASDAQ borsasında işlem gören şirketlerin hisse değeri ile hisse başına kârı arasındaki oran olan ‘fiyat/kazanç oranı’ (F/K) 150’nin üzerine çıkmıştı. Diğer bir ifade ile, 2000 yılında NASDAQ’ta ortalama bir hissenin fiyatı 150 yıllık kârına denk, hatta daha yüksekti. Birçok hissenin ise, şirketler zararda olduğu için böyle bir oranı hesaplamakta kullanılan ‘kâr’ tutarı yoktu. 2015 yılına gelindiğinde ise NASDAQ hisselerinin ortalama F/K oranı çok daha makul olan 26 seviyesinde. Diğer bir ifade ile, hisse değerleri şirketlerin mali performanslarıyla daha yakından ilintili. 2000 yılı ve öncesinde hisse değerleri çok hızlı bir yükseliş trendi sergiliyordu. Hisse fiyatları bir sene içerisinde neredeyse ikiye katlanabiliyordu. 1999 yılında NASDAQ yüzde 86 getiri sunmuştu. 2015 yılı itibariyle hisselerin iki katına çıkması ise üç yıldan daha uzun bir süre aldı. 2000 yılında teknoloji şirketlerinin hisseleri, NASDAQ piyasa değerinin yüzde 65’ini oluştururken, 2015 yılında bu oran yüzde 43’e düşmüş durumda. Tüketici hizmetleri, sağlık ve mali sektör gibi yeni gelişen diğer sektörlerdeki şirketler de önemli bir yükseliş sergiliyor. Örneğin, biyoteknoloji sektörü hisselerinin değeri son bir yıl içerisinde yüzde 50’den fazla yükseldi. Ancak, 2000 yılı balonundan farklı olarak bu şirketler, yeni ürünlerle birlikte çok yüksek satış hacimlerine ulaşabiliyorlar. Örneğin, hepatit C tedavisi için bulunan yeni bir ilaca ilişkin ilk yıl satış hacmi beklentisi 1 milyar ABD doları iken, satışlar bu hedefin 10 katı düzeyinde gerçekleşmiş! Son dönemdeki yükselişin lokomotifi olan Kraft, Starbucks, Walgreen gibi firmalar da bilişim dışı alanlarda faaliyet gösteriyor. NASDAQ’ta işlem gören en yüksek değerli şirketler arasında Apple, Google, Facebook ve Intel gibi sağlam kârlılıkları olan teknoloji şirketleri bulunuyor. Şirketlerin kârlılık performanslarının ötesinde yüksek düzeyde nakitleri de mevcut. Apple, Microsoft, Google ve Cisco gibi şirketler, nereye yatıracaklarına karar veremedikleri ölçüde, yüksek tutarda nakde sahipler. 2000 yılında sadece bir fikirden ibaret olan, satış hacmi, kârı veya nakdi olmayan şirketler için spekülatif hisse fiyatları oluşturuluyordu. 2000 yılındaki balonda yatırımcılar finansal haberlerle çok yoğun olarak ilgileniyorlardı. Bugünlerde finans haberi odaklı basın mecralarının izlenme oranları 2000’lerin gerisinde kalmış durumda. Sözün özü, NASDAQ’ın son dönemdeki yükselişi, 2000’li yıllardaki spekülatif yükselişten farklı olarak, ‘ayakları yere daha sağlam basıyor’ ve o dönemde olduğu gibi bir ‘patlama’ ile karşılaşılma ihtimali daha düşük.