Obama'nın açmazı

Obama, 2013 yılının başında ekonomi açısından önemli sonuçları olabilecek 'maliye uçurumu' sorunu ile karşı karşıya kalacak.

Barack Obama, Bush’un ekonomik anlamda çok başarısız bir döneminden sonra beklentileri karşılayamadı. Buna rağmen rakibi Romney ile giriştiği başa baş mücadeleden zaferle çıktı. Başkan Obama’nın zaferinin, rakibinin ‘imaj eksikliklerinden’ ve yaptığı gaflardan kaynaklandığı düşünülebilir. Başkan Obama seçim dönemecini atlamakla birlikte, karşısında yeni ve zor bir dönemeç bulunuyor: ‘Maliye Uçurumu’ (Fiscal Cliff).

Maliye Uçurumu

‘Maliye Uçurumu’ 2013 Ocak itibariyle mevcut durumda yürürlükte olan vergi indirimlerinin süresinin dolması ve önemli ölçekteki harcama kesintilerinin ‘otomatik’ olarak devreye girecek olmasına (sequestration) ekonomi çevrelerince takılan popüler isim.

Söz konusu vergi indirimlerinin temeli Bush ve Obama yönetimlerince çıkarılan ve halkın üzerindeki vergi yükünü azaltmayı hedefleyen yasalara dayanıyor. Harcama kesintileri ise 2011 yılında ABD’de kamu borçlanma limitine ulaşılmasından dolayı çıkarılan ‘2011 Bütçe Kontrol Yasası’ndan kaynaklanıyor. Partiler üstü bütçe denetleme birimi olan ‘Kongre Bütçe Ofisi’ (Congressional Budget Office) raporlarına göre, 2013 yılında ‘Maliye Uçurumu’na ulaşılmasıyla birlikte ABD bütçe açığı 560 milyar dolar tutarında azalacak – yani neredeyse yarı yarıya düşecek.

Ancak ABD ve dünya ekonomisinin hassas dengeleri henüz böyle bir değişime hazır değil! Yeni ‘maliye’ dönemine herhangi bir değişiklik olmadan geçilmesi durumunda hanehalklarının harcanabilir gelirlerinde önemli ölçüde bir azalma olabilecek ve bu da tüketim daralması üzerinden ekonomik büyümenin yavaşlamasını tetikleyecek. Bir mali kuruluşun birkaç ay önceki bir araştırma raporuna göre, herhangi bir ‘maliye uçurumu’ olmaması durumunda 2013 yılında ABD ekonomisinin yüzde 2,5 oranında büyüyeceği, işsizliğin ise yüzde 8,6 seviyesinde olacağı öngörülürken ‘maliye uçurumunun’ tam olarak gerçekleşmesi halinde ekonominin yüzde 1 oranında küçüleceği ve işsizliğin de yüzde 10,1’e yükseleceği tahmin ediliyor. Bunun ötesinde, kesinti yapılan alanların sağlık, işsizlik sigortası gibi alanlarda olması nedeniyle ‘uçurumun’ sosyal anlamda ‘yan’ etkileri de olabilecek. ‘Maliye Uçurumu’nun tamamen ertelenmesi durumundaysa 2011 yılında gündeme gelen ‘borç tavanı’ krizi tekrarlanabilecek ve kamu bütçesi alarm verebilecek.

‘Orta yol’

Obama, ‘maliye uçurumu’ ile bir ‘kırk satır kırk katır’ durumunun karşısında. İki uç noktadan birinin olması ya sosyal patlama ve ekonomik kriz ya da bütçe kriziyle sonuçlanacak. Bu durumda bütçe kesintilerinin tedricen ertelenerek vergi istisnalarının kısmen uzatılmasına dayalı bir ‘orta yol’ ile daha ‘yumuşak’ bir geçiş sağlanabilecek.

Ancak atılacak her adım Kongre’de yeni bir yasa çıkarılması anlamına geliyor. 6 Kasım seçimleri ile Demokrat Parti ‘Senato’da çoğunluğu, 51 sandalye ile tam sınırda elde ederken yasaların ilk onaya sunulduğu ‘Temsilciler Meclisi’nde sadece yüzde 44,4’te kalarak 193 koltuk aldı - bu durumda çoğunluk için 28 koltuğu eksik kalıyor.

Bu durumda Başkan Obama’nın, başkanlık seçiminden ‘yenik çıkmış’ bir Cumhuriyetçiler cephesini, kısa sürede ‘uçurumun’ yumuşatılmasına ikna etmesi gerekiyor. Cumhuriyetçilerin, geçmişten gelen yaklaşımları toplanan vergileri azaltarak, kaynak dağıtım mekanizmasını ‘piyasa’nın görünmez eline’ bırakmaya meyilli. Seçim sonrası ilk gelen haberler, iki partinin krizin çözülmesi noktasında prensipte uzlaşmaya açık oldukları yönünde. ABD’nin ve dünyanın gözü, önümüzdeki aylarda bu kritik ekonomik eşiğin aşılmasına odaklanacak.