Sistem affetmez!

Finans kurumu Barclays'in, 2006 yılından beri LIBOR oranlarını 'manipüle' ettiği anlaşıldı ve 'yerleşmiş sistem' hemen cezayı kesti!

Finansal varlık fiyatlarını ‘yapay olarak’ hareket ettirebilmek için yapılan ‘eylemlere’ manipülasyon adı veriliyor. Manipülasyonun genelde kapalı kapılar ardındaki ‘bireysel’ yatırımcılar tarafından hisse senetleri piyasalarında yapıldığı sanılıyor. Ancak bu hafta içerisinde patlak veren bir skandal, ‘büyük ölçekli’ finans kuruluşlarının da ‘manipülasyon oyununa’ nasıl dahil olduklarını ve işin boyutunun hisse senedi piyasaları ile sınırlı olmadığını gösterdi. Söz konusu manipülasyon çerçevesinde, 2006 yılından beri Barclays isimli İngiliz bankacılık devi, müşterilerinin portföylerinde tuttukları pozisyonlara göre referans faiz oranı olan ve bankalararası para piyasasında belirlenen LIBOR’u ‘oynatmak’ üzere işlemler yapmış! 

LIBOR ve manipülasyon
Bu oyunu anlayabilmek için öncelikle bazı kavramları netleştirmek gerekiyor. LIBOR olarak kısaltılan ‘London InterBank Offered Rate’, Londra bankalararası para piyasasında gecelik ve altı aylık arasında değişen vadelerde karşılıklı borç verme oranı olarak, bankaların kotasyonu ile günlük belirleniyor ve İngiliz Bankalar Birliği tarafından ilan ediliyor. LIBOR’un bankalararası borç verme faiz oranı olmasının ötesinde önemli bir fonksiyonu daha bulunuyor. LIBOR tüm dünya finans piyasalarında, özellikle fiyatı veya getiri oranı belli bir referans faiz oranına göre belirlenmiş olan finansal piyasa ürünleri için kullanılan en yaygın ‘referans faiz oranı’ olarak kabul ediliyor. Örneğin, değişken faizli tahvil veya kredilerin ‘değişken’ kısmını çoğunlukla bu oran oluşturuyor. Bunun ötesinde LIBOR seviyesi özellikle türev piyasalarında ‘faiz oranına’ yönelik vadeli işlem kontratları, faiz oranı ‘swap’ları gibi daha karmaşık enstrümanların fiyatına da etki edebiliyor. Faiz oranı üzerine yapılandırılan bu vadeli enstrümanların küresel piyasa değerleri 500 trilyon doları geçiyor! Çok büyük rakamlar bazen fazla bir anlam ifade etmeyebilir. Ancak dünyanın tüm ülkelerinin birleştirilmiş milli gelirinin yıllık 70 trilyon dolar olduğunu bilirsek, LIBOR’un fiyatında belirleyici olduğu piyasanın büyüklüğü anlaşılabilir! Bu durumda örneğin büyük pozisyonlu tek bir yatırımcı, LIBOR’da 1 baz puan (yüzde 1’in yüzde 1’i yani % 0,01, faiz oranlarının kotasyonunda kullanılan temel birim) düzeyindeki bir oynamayla bile bir günde milyonlarca dolar tutarında kâr veya zarar elde edebilirler. Söz konusu manipülasyon işlemleri uzun vadede LIBOR’un çok büyük oran oynamalarına yol açmıyor ancak bankalararası piyasada verilen kotasyonlarla günlük bazda çok ufak oynamaların sağlanması, haksız kârların elde edilmesine yetiyor. 

Rekor ceza
2006 yılından bu yana gözden kaçan bu durum en sonunda Atlas Okyanusu’nun iki kıyısındaki düzenleyici kurumların müdahaleleri ile su yüzüne çıktı. Banka yetkilileri ve müşteriler arasında ‘inkâr edilemeyecek’ nitelikte kanıtlar olan elektronik yazışmalar şüpheye mahal bırakmayacak şekilde ‘suçu’ belgeledi. İngiltere’nin ‘Mali Hizmetler Düzenleyici Kurumu’ tarihinde verdiği en büyük ceza olan 60 milyon sterlini (yaklaşık 93 milyon dolar) Barclays’e keserken; ABD’de ‘Emtia Vadeli İşlemler Komisyonu’ ve Adalet Bakanlığı bu finans kurumunu toplamda 290 milyon sterlin yani yaklaşık 450 milyon dolar tutarında bir mali cezaya mahkûm ettiler. Söz konusu cezalar, dünyanın en büyük mali kurumlarından biri bile olsa, Barclays’in yıllık kârının önemli bir kısmına denk düşüyor. Borsada ise Barclays bu haberler sonucunda piyasa değerinin gelişmiş finansal piyasalar ölçütünde önemli bir bölümünü birkaç gün içerisinde kaybetti. Soruşturmanın devamında, ‘bu oyunun’ parçası olduğundan şüphelenilen 12 diğer bankanın da ‘kalemi kırılabilir’! Bu gelişmelerden çıkaracağımız iki ders bulunuyor: Manipülasyonu sadece hisse senetlerindeki büyük fiyat oynamalarında aramayacağız; çok farklı piyasalarda ve ‘çok küçük’ oranda bile olsa ‘suni’ fiyat oynamaları manipülasyona hizmet edebiliyor. Yani ‘Şeytan ayrıntıda gizlidir’ ve bu ayrıntı seneler boyunca fark edilmeden kalabiliyor. Bu durumda düzenleyici kurumların manipülasyonu çok daha geniş bir satıhta ve detayda takip etmeleri gerekiyor. Diğer bir ders ise ne kadar geç fark edilirse edilsin gelişmiş mali piyasalarda suçlar cezasız kalmıyor ve rekor tutarda yaptırımlar gelebiliyor! Büyük ölçekli cezalar bundan sonrası için diğer kurumlara ciddi bir ders olacaktır!