Teknoloji kümelenmeleri

Yenilik faaliyetlerinin beşiği olan teknoloji kümelenmelerinde, farklı teknoloji alanlarına göre uzmanlaşma gündeme gelmektedir.

Bir ülkenin mevcut beşeri ve fiziki sermaye birikimi ile daha yüksek düzeyde üretim gerçekleştirmesi ve yüksek gelir elde edebilmesi büyük ölçüde bu ülkenin teknoloji geliştirme ve uygulama kapasitesine bağlıdır. Teknolojik ilerleme, öncelikle mevcut bilgi birikiminin 'özümsenmesi' (absorptive capacity), sonrasında bu bilgiler üzerine yeni bilgilerin inşa edilmesiyle, diğer bir ifade ile ‘yenilik’ (innovation) ile mümkün olmaktadır. Yenilik, ürünlerin daha etkin pazarlanma yöntemleri, örgütlerin daha etkin işleyişine dair yönetim teknikleri gibi alanlarda da gerçekleşebilmektedir. Ancak yenilik, daha çok yeni ürün ve teknoloji geliştirme, daha etkin üretim yöntemleri keşfetme şeklinde ortaya çıkmaktadır.

YENİLİK 'VADİLERİ'

Yenilik faaliyetleri süreçlerinde farklı disiplinlerdeki uzman kişiler işbirliği yapmakta ve farklı görev ve fonksiyonlar bir araya getirilmektedir. Bilimsel çalışmalar ile beraber, ürünlerin 'ticarileştirilmesine' yönelik girişimcilik ve pazarlama faaliyetleri, yenilik sonucu elde edilen bilgilerin fikri mülkiyet hakları ile hukuken korunması ve bu süreçte ortaya çıkan yatırım ve tüm maliyetlerin finansmanının tedarik edilmesi yerine getirilmesi gerekli işlevler arasındadır. Bilişim teknolojilerindeki gelişim, faaliyetlerin fiziki mekândan bağımsız olarak gerçekleştirilip bilgilerin uzaktan paylaşılması imkânını da getirmektedir. Ancak farklı uzmanlık alanlarıyla etkileşimi nedeniyle yenilik ile ilintili tüm faaliyetlerin bir arada bulunabileceği bölgelerde yoğunlaşma ile daha hızlı sonuç alınmaktadır. Birbirleriyle etkileşim halinde olan ve tamamlayıcı işlevleri yerine getiren kurumların bir arada bulunduğu bölgelerde ‘kümelenme’ (cluster) oluşmaktadır. Başarılı fikir, buluş, ürün ve girişimci şirketlerin bu kümelenme bölgelerinden çıktıkları gözlemlenmektedir. Kümelenmeler, burada bulunan girişimci ve şirketler arasında bilgi paylaşımı ve işbirliği sağladığı gibi, şirketler arasında oluşan rekabet ile ekonomik gelişimi ve etkinlik artışını da teşvik etmektedir. Teknolojik faaliyetler ile ilgili olarak oluşturulan kümelenmeler arasında ‘bilim ve teknoloji parkları’ (science and technology parks) ve ‘teknoloji merkezleri’ (tech hubs) bulunmaktadır. Bu tür teknoloji kümelenmesinin en ünlüsü, kökeni 1950’li yıllarda Stanford Üniversitesi yakınlarında kurulan bir araştırma merkezine dayanan ‘Silikon Vadisi’dir. Avrupa’da Münih, Amsterdam, Londra, Stokholm, Moskova, Berlin, Cambridge, Dublin, Helsinki gibi şehirlerde başarılı kümelenmeler bulunmaktadır. Ortadoğu’da Tel Aviv (İsrail), Asya’da Bangalore (Hindistan) ve Pekin (Çin) başarılı teknoloji kümelenmeleri içeren şehirler arasındadır.

'UZMANLAŞMIŞ KÜMELENMELER'

Teknoloji kümelenmelerinin en bilinen örneği olan Silikon Vadisi’nin başarısından sonra, hükümetler yeni 'Silikon Vadi’leri oluşturabilmek için yoğun bir çaba içine girmişlerdir. Bu yöndeki çalışmalar genelde ‘yukarıdan aşağıya’ bir yönlendirme izlemektedir. Büyük ve tam donanımlı bir teknoloji parkının içinde Ar-Ge laboratuvarlarının inşa edilmesi, bilim insanları ve girişimcileri bu parka çekebilmek için mali teşviklerin sunulması gibi adımlar atılmaktadır. Ancak hükümetlerin yönlendirmesiyle faaliyete geçirilen teknoloji parkları istenileni tam olarak verememektedir. Başarılı teknoloji kümelenmesi örnekleri arasında, 'her şeyi içeren' büyük teknoloji parkları yerine belli bir 'misyon' etrafında toplanan girişimci topluluklarının bir araya geldikleri teknoloji merkezleri bulunmaktadır. ABD’nin başarılı teknoloji girişimcilerinden Marc Andreessen tarafından vurgulanan yeni görüşe göre, hükümetler 'tüm' teknoloji faaliyetlerine yönelik bölgeleri teşvik etmek yerine, teknolojinin sadece 'belli' bir alanında faaliyet gösteren ve bu alandaki gelişime yönelik düzenleme kolaylıklarının sunulduğu bölgelere öncelik vermelidir. Diğer bir ifade ile ‘Silikon Vadisi’nin kopyaları yerine, farklı alanlarda uzmanlaşan Silikon Vadisi ‘çeşitlemeleri’ teşvik edilmelidir. Andreessen tarafından önerilen Silikon Vadisi çeşitlemeleri arasında dijital para birimlerine odaklanan ‘Bitcoin Vadisi’, insansız uçaklar ile ilgili çalışmalar yapan ‘Drone Vadisi’, kendi kendini yönlendiren otomobil ile ilgili araştırmalar yapan ‘Sürücüsüz Otomobil Vadisi’, kök hücre çalışmalarına öncülük eden ‘Stem Cell Vadisi’ yer almaktadır. Dünyada buna benzer bir uzmanlaşmaya doğru gidilmeye başlandığı gözlemlenmektedir. Örneğin Brezilya’da insansız uçak teknolojileri konusunda daha fazla teşvik ve kolaylık sağlanırken, sporculara yönelik biyolojik ilaçlar için Almanya öne çıkmaktadır. Sözün özü, 21'inci yüzyılın teknoloji sahnesinde, şirketler arasında rekabetten çok, belli teknoloji alanlarında uzmanlaşmış olan şehirler hatta ülkeler arasında rekabet yoğunlaşacaktır!