Ülkelerin İngilizce yeterliliği

Türkiye İngilizce yeterliliği konusunda ilerleme sağlamakla birlikte henüz 63 ülke arasında 47'nci sırada yer alıyor.

Eskilerin ‘bir dil bir insan’ sözü, günümüzün bilgiye dayalı küreselleşen ekonomisinde geçerliliğini koruyor. 2011 yılındaki bir çalışmaya göre İnternet’in genelindeki içeriğin diller itibariyle dağılımında, İngilizce halen yüzde 27 ile ilk sırada yer alıyor. Sınırlar ötesindeki iş ilişkilerinde de İngilizce dilinin önemli bir ağırlığı bulunuyor. Özellikle finans sektörünün ‘resmi olmayan’ dili İngilizce. Küresel finansal sektörünün başlıca merkezleri İngilizce dilinin hâkim olduğu New York, Londra ve Singapur. Uluslararası finans merkezlerinin önem sıralamasında, Tokyo ve Paris gibi şehirlerin, sayılan küresel merkezlerin gerisinde kalmalarının nedenleri arasında İngilizce dilinin yeteri kadar yaygın olmaması gösteriliyor. İngilizce dilinin yaygınlığı, bir şehrin ve ülkenin, küresel ekonomi içerisinde bağlantılarını kuvvetlendirmesi ve güncel bilgi birikimini yakalaması açısından önemli. Küresel ekonomiye entegre olma yolundaki bir ülkede, artan göçmen nüfusun sosyal hayatta rahat edebilmesi de geldiği yerdeki İngilizce yaygınlığı ile doğrudan bağlantılı. Türkiye’nin gelişmiş ülke seviyesine çıkabilmesi için başarması gereken adımlar arasında bilgi sermayesinde ilerlemesi ve küresel finans akımlarından daha fazla pay alması yer alıyor. Bu nedenlerle, diğer gelişen ülkelerde olduğu gibi Türkiye nüfusunun da İngilizce yeterliliğinin kuvvetlenmesi gelişme yolunda önem kazanıyor.

EPI SIRALAMASI

İngilizce eğitim kuruluşu ‘Education First’ (EF) tarafından hazırlanan ‘İngilizce Yeterlilik Endeksi’ (English Proficiency Index, EPI), 63 ülkenin İngilizce dilinde yeterliliğini hesaplamayı amaçlıyor. Çalışma, bu kurumun farklı ülkelerdeki İngilizce kurslarına başlayan adayların ve internetten serbest olarak isteyenlerin gönüllü olarak girdikleri yeterlilik testlerinin ortalama skorlarından oluşuyor. Toplamda dünya çapında 750 bin katılımcının test skorları kullanılıyor ve en az 400 test skoru bulunan ülkeler çalışmaya dâhil ediliyor. Ancak her ülkeden kaç adet skor bulunduğu detaylı olarak açıklanmıyor. Bu çalışmanın birincisi 2007-2009 dönemi test skorlarını kullanarak oluşturulmuş. İkinci çalışma 2009-2011, üçüncü ve son çalışma ise 2012 yılı skorlarıyla yürütülmüş. Geçtiğimiz günlerde yayımlanan 2012 sonuçlarına göre, 63 ülke arasında İngilizce yeterliliğinin en yüksek olduğu ülke olarak Danimarka bulunmuş. İlk sıralarda Avrupa ülkelerinin hâkimiyeti göze çarpıyor. Danimarka ve onu takip eden Hollanda, İsveç, Finlandiya, Norveç, Polonya, Avusturya ‘çok yüksek düzeyde’ İngilizce yeterliliğine sahip ülke grubunu oluşturuyor. ‘Yüksek düzeyde’ yeterlilik grubunda ise Avrupa ülkelerinin yanısıra Asya’dan Malezya ve Singapur, Güney Amerika’dan Arjantin yer alıyor. ‘Orta düzeyde’ yeterlilik grubunda Güney Kore, Hindistan, Japonya, Endonezya, Tayvan ve Hong Kong gibi Asya ülkelerinin ağırlıkta oldukları gözüküyor. BRIC ülkeleri arasında Hindistan, eski bir İngiliz sömürgesi olması nedeniyle, İngilizce yeterliliği konusunda diğer BRIC ülkelerinin arasından sıyrılıyor. Rusya, Çin ve Brezilya ise ‘düşük düzeyde’ İngilizce yeterliliğine sahip ülkeler grubunda yer alıyor. Bu grupta Peru, Ekvator, Meksika, Uruguay, Şili, Kolombiya ve Kosta Rika gibi Latin Amerika ülkeleri de bulunuyor. Türkiye ise ‘çok düşük düzeyde’ İngilizce yeterliliğine sahip ülkeler grubunda ve 63 ülke arasında 47’nci sırada. Ancak, son dönemde bir ilerleme gözlemleniyor ve Türkiye, 2007-2009 dönemi ve 2012 yılı skorları karşılaştırıldığında, skor artışı açısından Kazakistan’dan sonra ikinci yükselen ülke konumunda. Türkiye’nin beşeri sermayesinin eğitimi konusundaki eksikler, TIMSS ve PISA gibi uluslararası çalışmalarda öğrencilerle yapılan matematik, fen, okuduğunu anlama gibi test skorlarına yansıyor. İngilizce yeterliliği skorlarının düşük olması da bu resmi tamamlıyor. Ancak iki dönem arasındaki skor artışı ümit vadediyor. Uluslararası finans merkezi olarak yükselme hedefleri ve planları olan İstanbul’un bunu başarabilmesi için, diğer birçok faktörle beraber, İngilizce yeterliliğini de artırması gerekiyor.