'Yatırım tanıtım' faaliyetleri

Uluslararası doğrudan yatırımları cezbetmek için rekabet artarken yatırım tanıtım ajansları önem kazanıyor.

Son küresel kriz sonrasında, portföy yatırımlarının ülkeler arasında kayması ile beraber, özellikle gelişmekte olan ülkelerin uluslararası doğrudan yatırımlar (foreign direct investment-FDI) üzerindeki rekabeti de sertleşti. Artık ülkeler yatırımların gelmesini beklemek yerine, yatırımcıları ülkelerine ‘davet’ etmeleri gerektiğinin farkına vardılar. Bu nedenle ‘yatırım tanıtım’ faaliyetlerinin önemi ortaya çıktı. Birçok ülke kendi yatırım tanıtım ajanslarını hayata geçirdi. 

Yatırım tanıtımında ‘web sitesinin’ önemi
Bugün itibariyle dünya üzerinde 189 adet ulusal yatırım tanıtım ajansı faaliyet gösteriyor. Yatırım tanıtım konusunun çok yeni bir kavram olması nedeniyle henüz bu alanda başarının ve rekabet avantajının nasıl sağlanacağı ile ilgili uygulama yöntemleri gelişme sürecinde. Worldbank bünyesinde yapılan kapsamlı bir çalışma, dünya üzerindeki yatırım tanıtım ajanslarının değerlendirme ve performans ölçümlerini araştırıyor. ‘Yatırım İklimi–Küresel Yatırım Tanıtımı Başarılı Uygulamalar 2012’ başlığını taşıyan çalışmada, ajansların internet sitelerini kullanmadaki etkinliği ve yatırımcıların taleplerine dönüş hızları konularındaki performansları ölçülmüş. 189 ajansın sekiz tanesi dışında hepsinin bir ‘web sitesi’ bulunuyor. Başarılı örnekler arasında, bilgi erişimine kolaylık içeren ve yatırımcı ilgisini cezbetmeyi başaran Türkiye, belirli bir bölge hakkında detaylı bilgi sunan ve ajansın ne şekilde katkıları olabileceğini açıkça belirten Tayvan ve Çin, sektörel bilgi dağarcığı geniş ve vaka örnekleri ile yatırım potansiyelini belgeleyen Avusturya yatırım ajansları sayılmış. Bu ajansların başarısı, kendilerini yatırımcı gözüyle de görebilmeleri ve onların bilgi ihtiyaçlarına cevap verebilmelerinde yatıyor. Çünkü bir sermaye grubunun yatırım kararı, piyasa, üretim, maliyetler, değer zinciri, rakipler ve devlet politikaları gibi birçok alandaki bilginin bir araya getirilip rakamsal bir boyuta taşınmasıyla gerçekleşiyor. Bu konu başlıklarında en zengin şekilde, sağlıklı ve güncel bilgiyi en rahat ulaşılacak şekilde sunan ajansların da ülkelerinin yatırım ortamına katkıları yüksek oluyor.
Diğer önemli bir konu ise bu ajansların yatırımcılardan gelen bilgi taleplerine ne derece hızlı cevap verebildiği oluyor. Çalışmayı yürüten kuruluşlar, ‘gizli müşteri’ (mystery shopper) yaklaşımını izlemiş ve her ajansa kimliğini açıklamadan ikişer ayrı faaliyet alanında ‘potansiyel yatırımcı’ gibi bilgi isteğinde bulunmuş. Çalışmaya göre ‘web sitesi’ tasarımı ve sitede bilgi paylaşımı konusunda gayet ‘girişken’ olan ajansların çoğu, özel bilgi talebi geldiğinde adeta ‘çuvallıyorlar’. Ajansların yüzde 80’i bu şekilde gelen bilgi isteklerine hiç cevap vermemişler. Cevap verenlerin de büyük bir kısmı ‘şişirme’ bilgilerle istekleri geçiştirmiş ve yatırımcıların tüm sorularına detaylı cevap vermemiş. Türkiye hızlı cevap veren ülkeler arasında yer alıyor. Macaristan, Finlandiya, Yunanistan, Avusturya, İsveç, Danimarka, Portekiz gibi Avrupa ülkeleri ve Hong Kong yatırım ajansları özel bilgi taleplerine en iyi cevap veren kuruluşlar arasında sayılıyor. Gönderilen bilgilerin ulaşıp ulaşmadığını teyit eden, projelerin seyrini merak edip soran, tesis ziyareti ayarlamayı teklif eden ve üçüncü taraflarla görüşmeleri sağlayan Nikaragua Yatırım Ajansı’nın başarısına ise özellikle dikkat çekiliyor. 

Yatırım ‘aslanın ağzında’!
Yabancı yatırımlar üzerinde rekabetin arttığı günümüzde, ‘uluslararası doğrudan yatırım’ pazarında da -tıpkı hızlı tüketim malları veya benzeri alanlarda olduğu gibi- rekabette öne geçmek için ‘müşteri odaklı’ yaklaşımlar artık daha fazla uygulanıyor. Ülkelerin, yatırım iklimine yönelik yasal altyapı eksikliklerini gidermek, siyasi ve ekonomik istikrarı sağlamak gibi adımların ötesinde, sermayeyi çekmek için yatırım fırsatlarının ‘proaktif’ bir şekilde tanıtılması ve etkin bir şekilde ‘pazarlanması’ da artık kaçınılmaz hale geliyor.