Yazılım okuryazarlığı

Bilgi çağında 'yazılım okuryazarlığı' sadece yazılım sektöründe çalışanların değil, tüm toplumun sahip olması gereken bir yetenek olarak görülmeli.

Ekonomik kalkınma ve gelişmiş ülke seviyesine ulaşabilmek için beşeri ve bilgi sermayesine yatırım yapılması gerekliliğini son senelerde bu köşede birçok defa vurguladım. Beşeri sermaye; işgücünün eğitim, beceri ve sağlık gibi nitel boyutlarını kapsıyor. Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’nın (United Nations Development Program) ‘İnsani Gelişme Endeksi’ (Human Development Index) de eğitim düzeyini önemli bir insani gelişme kriteri olarak içeriyor. Beşeri sermayenin eğitim boyutunun ölçütlerinden biri okuryazarlık oranı olarak kabul ediliyor. Geçmiş yıllarda okuryazarlık, yazılı kültürel birikime erişebilmek açısından asgari bir eğitim kriteri olarak görülüyordu. Ancak 21. Yüzyılda, farklı türde okuryazarlık kavramları da yaygınlaşmaya başladı. Bu yeni okuryazarlık türlerinden biri de ‘yazılım okuryazarlığı’ (code literacy).

YAZILIM OKURYAZARLIĞININ FAYDALARI

Yazılım okuryazarlığı bir tanıma göre; ‘yeni bilgi üretebilmek amacıyla mevcut bilgiyi işleyebilmeyi sağlayan kuralları tespit etme, anlama, yorumlama, üretme, paylaşma ve kullanma becerisi’ olarak ifade ediliyor. Bu tanımda kastedilen bilgi, elektronik ortamda bulunan bilgiyi, bilgiyi üretmek ve işlemek ise elektronik ortamdaki işlemleri kapsıyor. Yazılım okuryazarlığı; teknolojik cihazların temel kullanımının ötesindeki bir kapsama sahip olarak, elektronik cihazların diliyle konuşarak elektronik ortamdaki bilgiyi işleyebilme kapasitesini içeriyor. Peki yazılım okuryazarlığı sadece aktif olarak yazılım mesleği ile uğraşacak olan bireylerin sahip olması gereken bir nitelik midir? Dijital çağda, bu türde bir okuryazarlık, aslında tüm bireylerin bir ölçüde öğrenmesi gereken bir özellik olarak kabul ediliyor. Okuryazarlığın düşük seviyelerde olduğu geçmiş dönemlerde, okuryazar olmadığı için bilginin kaynağına erişemeyen bireyler, sınırlı sayıdaki bir zümrenin bilgileri kendilerine aktardığı şekilde ve sınırda öğrenmek zorundaydılar. Bilişim teknolojilerinin hayatın her alanına girdiği günümüzde ise, yazılım okuryazarı olmayanlar, kullanılan cihaz ve yazılımları, geliştiricilerinin bu cihaz ve yazılımlara koymuş oldukları sınır, hata ve eksikliklerle kabul etmek zorundalar. Yazılım okuryazarı bireyler ise bu cihaz ve yazılımların eksikliklerini tespit etme, eleştirme, öneride bulunma hatta geliştirme ile bu eksikleri aşma konusunda daha fazla özgürlük ve seçeneğe sahip oluyorlar. Yazılım okuryazarı bireyler, iş ve sosyal hayatlarımızda artık önemli bir yer teşkil eden cihaz ve uygulamaların işleyişi hakkında daha fazla bilgiye sahip olarak kendilerine rekabet avantajı sağlayacak şekilde bu cihaz ve uygulamaları daha etkin kullanabiliyorlar. Teknolojiyle olan etkileşimdeki faydalarının ötesinde, yazılım okuryazarlığının daha genel bir faydası bulunuyor: Her türlü düşünce ve fikire akıl yürütme ile ulaşılabiliyor ve aklı yürütme yeteneği ile yazılım arasında doğrudan bir etkileşim bulunuyor. Yazılım okuryazarlığı ile elde edilen bilgi işleme (computation) yeteneği, akıl yürütme ve sorun çözme yeteneklerine de sahip olmak sonucunu getiriyor. Yazılım, karmaşık problemleri, belli bir mantık silsilesi içerisinde daha basit olarak ifade ederek çözebilmeyi gerektiriyor. Bireylerin problemlerini kendi yazılımlarıyla çözebilmesi kreatif yeteneklerini de geliştiriyor. Apple şirketini bugünlere getiren Steve Jobs’un ifadesiyle ‘ülkedeki herkes yazılım öğrenmeli çünkü yazılım nasıl düşünülmesi gerektiğini de öğretiyor’. Dropbox şirketinin kurucusu Drew Huston’a göre ise ‘program yazabilmek, bir süpergüç olmaya en yakın olan yetenektir’. Yazılım okuryazarlığının faydalarına ilişkin görüşler bunlarla da sınırlı değil! Bir program yazmak, bütünsel bir tasarımla, kendine has kalıpları olan bir dili kullanarak sıfırdan bir proje oluşturma süreçlerini kapsıyor. Bu anlamda, bireyi kendini ifade etmesi, bütünsel düşünebilmesi ve yazınsal ve sanatsal üretime yatkınlık kazanması gibi alanlarda da geliştiriyor. Yazılım bilgisi, kullanılan teknolojinin bir ‘sihirli mecra’ veya ‘kapalı kutu’ olarak görülmemesini ve bu teknolojinin sağladığı imkânların daha iyi anlaşılabilmesini sağlıyor. Daha kapsamlı yazılım projeleri bir ekibin koordineli çalışmasını gerektirdiğinden, takım çalışmasına uyumu kuvvetlendiriyor. Her bireyin iş ve sosyal hayatlarında sürekli etkileşimde olduğu teknolojik ürün ve yazılımları daha etkin kullanmalarının ötesinde, yazılım okuryazarlığı artık her faaliyet alanındaki istihdamda daha çok ihtiyaç duyulan yazılımcılık yeteneğine sahip olunması açısından önem kazanıyor. Ayrıca, yazılım okuryazarlığı bireylerin kariyer seçeneklerini de artırıyor.

GELİŞMİŞ ÜLKELERİN ATILIMLARI

Gelişmiş ülkeler, yazılım okuryazarlığının öneminin farkına vararak, bu konudaki gelişmeyi bir ulusal öncelik haline getirebiliyorlar. Örneğin Singapur’da programlama düşüncesi yani bir sorunu yazılım dünyasının olanaklarıyla ifade ederek çözebilme yeteneği ulusal bir yetkinlik olarak kabul ediliyor. Bu doğrultudaki ‘Infocomm Media’ master planı, Singapur’u yenilikçi becerilere sahip bir ‘akıllı ulus’ (smart nation) haline getirmeyi planlıyor. ABD’de sivil toplum kuruluşu Code.org’un internetten erişilebilen ‘Programlama Saati’ (Hour of Code) isimli eğitimi ile küçük yaşlardan itibaren tüm bireylerin yazılım okuryazarlığına sahip olmaları amaçlanıyor. Code.org’un eğitim programları ABD Başkanı Obama ve aralarında Bill Gates ve Mark Zuckerberg gibi teknoloji öncülerinin de bulunduğu çok sayıda kanaat önderi tarafından da destekleniyor. Başkan Obama yazılım okuryazarlığının önemini şöyle özetliyor: ‘bir bilgisayar oyununu satın almakla yetinme, sen de bir tane yaz; en son çıkan uygulamaları cihazına indirmekle yetinme, onun tasarımına katkıda bulun; telefonunu sadece kullanmakla yetinme, onu programlamayı da öğren’. Hatta, bu seferberlik çerçevesinde düzenlenen ‘Bilgisayar Bilimleri Eğitim Haftası’nda, Başkan Obama, okul öğrencileriyle birlikte katıldığı bir etkinlikte, kendisi de temel seviyede kod yazmayı öğrenerek küçük bir program yazdı! Code.org’un kurucularından olan Hadi Partovi, Obama’nın yazdığı kodlamanın basit olmakla birlikte işin özünü gösterdiğini vurguluyor, çünkü Partovi'ye göre ‘programlama en basitinden başlar, kimse karmaşık bir oyun yazarak başlamaz’. Türkiye’de de başta gençler olmak üzere nüfusun, teknolojinin sadece temel kullanıcısı değil aktif birer tasarlayıcısı ve katkıda bulunucusu haline gelmesi ve teknolojinin dilini konuşmaya başlaması, bilgi çağında bilgiyi daha hızlı ve etkin işleyebilmesini sağlayabilecek. Bilginin daha hızlı işlenerek yeni bilgilerin üretilmesi ise, gelişmiş ülke olma yolunda ilerleyen Türkiye’nin ekonomideki verimliliği artırabilmesi için sahip olması gereken en önemli yeteneklerden biri!