Yeni petrol düzeni

Kaya gazı üretimindeki gelişmelerle ortaya çıkan 'yeni petrol düzeni', petrol piyasasındaki dengeleri kökünden değiştiriyor ve OPEC'in hakimiyetini sarsıyor.

Uzun bir süredir 100 ABD dolarının üstünde seyreden varil başına petrol fiyatlarının kısa sürede 50 ABD dolarına kadar gerilemesi, küresel ekonomik dengeleri etkiledi ve yeni tartışmalara yol açtı. Bu fiyat düşüşü, OPEC’in arzı kısıtlamama kararıyla mı, yoksa petrol piyasalarını değiştiren yeni bazı trendlerin varlığıyla mı açıklanabilir? Yatırım bankası Goldman Sachs tarafından hazırlanan bir rapor, petrol fiyatlarında yakın tarihteki gelişmeleri ‘yeni petrol düzeni’ olgusu ile tartışmaya açıyor. ‘Yeni petrol düzenini’ anlamak için önce ‘eski petrol düzeni’nin dinamiklerini kısaca hatırlamak gerekiyor.

ESKİ PETROL DÜZENİ

Eski petrol düzeninde, sermaye yatırımları çok daha uzun sürede gerçekleşiyor ve sondaj çalışmalarının vereceği sonuçlar belirsiz oluyordu. Bu nedenle, yatırım ile üretim arasında uzun bir süre geçiyor ve arz, talebe daha geç cevap veriyordu. Bu süreçten dolayı OPEC, petrol üretimindeki hâkim konumunu kullanarak en azından kısa vadede fiyatları kendi lehine daha rahat kontrol edebiliyordu.

KAYA GAZI DEVRİMİ!

Goldman Sachs’in Küresel Emtia Araştırmaları bölüm başkanı Jeff Currie, 2013 yılında petrol piyasasındaki gelişmeleri yorumlayarak ‘yeni petrol düzeni’ (new oil order) kavramını ortaya attı. Bu kavram, 20. yüzyılın başlarında, I. Dünya Savaşı’nda sonra güç dengelerinde oluşan değişimi açıklamak üzere, ABD Başkanı Wilson tarafından önerilen ‘yeni dünya düzeni’ (new world order) ifadesi üzerinde yapılmış bir kelime oyunu! Currie, ‘yeni petrol düzeni’nin ortaya çıkışı net anlaşılamadığı için, güncel fiyat düşüşlerinin ‘sürpriz’ olarak algılandığını savunuyor. 2013 yılında ABD’nin kaya gazı (shale gas) üretimine yönelik demiryolu ve boru hattı yatırımlarını tamamlamasıyla, kaya gazı sahalarında üretim maliyetleri düşmeye başladı. Bu gelişmenin petrol fiyatları üzerindeki olası etkileri ilk aşamada yeterince öngörülemedi. Çünkü bu trendin başlarında kaya gazı üretiminin ne kadar yükselebileceği tahmin edilemedi. 2014 yılında yeni teknolojik gelişmelerle, kaya gazının üretim potansiyelinin beklenenin çok üstünde olduğu anlaşıldı.

YENİ PETROL DÜZENİ

Kaya gazı üretimi, ‘konvansiyonel’ petrol kuyularındaki üretime göre önemli farklılıklar gösteriyor. Her şeyden önce, petrol olmayan noktalara sondaj yapmaktan kaynaklanan bir batık maliyeti riski bulunmuyor. Bu anlamda kaya gazı üretimi, ‘madenciliğe’ benziyor. ‘Konvansiyonel’ petrol üretiminde çok yüksek (sabit) yatırım maliyetleri ve düşük değişken üretim maliyetleri bulunuyor. Kaya gazı üretiminde ise ilk yatırım maliyetleri çok daha düşük, değişken maliyetler daha yüksek gerçekleşiyor. Saha yatırımları kısa sürede tamamlanarak üretime geçiliyor ancak devam yatırımları kesilince de üretim azalıyor. Sonuç olarak, kaya gazı ile birlikte enerji üretimi çok daha tahmin edilebilir, pazar dinamiklerine cevap verecek şekilde esnek ve daha az sermaye yoğun hale geliyor. Yeni petrol düzeninde, OPEC’in üretimi kesmesi halinde yükselen fiyatlar, birkaç haftalık bir yatırım süresi içerisinde kaya gazı üretiminin arttırılmasını teşvik edebiliyor.

Sözün özü, üretim etkinliğindeki artışlar ve maliyet düşüşleri ile önümüzdeki dönemde kaya gazı üretiminin tetiklediği ‘yeni petrol düzeni’, petrol piyasaları üzerinde etkisini daha fazla gösterebilecek.