40 kadın gazeteci kimseyi seçmedi

Uğurlu Lokantası'ndaki yıl sonu buluşmamızda sanıldığının aksine ne erkek gazeteciler listesi yapıldı ne de seçim, galiba içimizden biri yılın şakasını yaptı!
40 kadın gazeteci kimseyi seçmedi

Ertuğrul Özkök bir konuyu köşesini taşır da o konu bir anda manşetlere çıkmaz, tüm internet sitelerinde baş haber olmaz mı? Hele de yazının başlığı “40 kadın gazeteci hangi beş erkek gazeteciyi seçti?” ise. Tabii ki böyle seksi başlıklı bir yazının ardından polemikler yapıldı, internet sitelerine taşındı.

Aslında bu olayın baştan sona tüm şifreleri Şelale Kadak’ın oluşturduğu ‘Basının güzel kızları’ başlıklı WhatsApp grubunun yazışmalarında gizli! Her şey Şelale’nin, “Deniz ve Elçin’le Çapa’da sık sık gittiğimiz ve çok sevdiğimiz küçük bir esnaf lokantası var, Uğurlu. Yıl bitmeden gelin 21 Aralık’ta buluşalım, Uğur bize bir mönü yapacak fiyatlar da inanılmaz makul zaten”  diye 8 Aralık’ta attığı bir mesajla başladı.

Üç, beş, on derken bir baktık ki sayı 35’e yükselmiş. Bir yandan Vivet Kanetti, Mehveş Evin ve Nurcan Akad gibi kimileri gelemeyeceğini bildirirken bir yandan da  gelmek isteyenlerin sayısı durmadan arttı. 40’a varıp son sandalye de dolunca Şelale, Deniz ve Elçin ‘arkadaşlar mekan çok sınırlı daha fazla büyüyemiyoruz, inşallah Ocak’tan sonra daha büyük bir organizasyon yaparız’ diyerek kontenjanın kapandığını duyurdu.

Sonra sıra yılbaşı çekilişi yapalım, hepimiz aşağı yukarı aynı fiyatta birer hediye ile gelelim teklifine geldi, o da oy birliğiyle kabul edildi. Hatta bu arada “Hazır bir grup bulmuşum bırakır mıyım” diyen Ayşegül Sönmez, bizi SanatAtak’ın etkinliğine davet etti. Bir kaçımız Naim Dilmener’in pop tarihi söyleşisine gittik.

Tabii böyle bir grubu kurmuşuz sohbeti keser miyiz! Basının güzel kızlarının yaş ortalamasının 40 olmasından başlayıp, Galip Yorgancıoğlu’nun basının ünlü erkek gazetecilerine verdiği özel davette şarap kadehleri ellerinde tutuş şekline, pozun Ölü Ozanlar Derneği’ne benzediğine, neden bu karede bir kadın olmadığına uzanan geyikler sürdü gitti. Bu arada o günlerde yurt dışında olan Ayşe Arman’ın doğum günü de kutlandı.

Her şey tam da böyle yazdığım gibi kendiliğinden, bol geyikli yazışmalarla gelişti. Listeler filan asla oluşturulmadı. Ve 21 Aralık'ta tüm kızlar toplandık. Biri uzun olmak üzere dört ayrı masa vardı. Ertuğrul Özkök’un yazısında gelecek olursak, o gece benim oturduğum en uzun masada kesinlikle hiç bir erkek gazetecinin adı dillendirilmedi.

Ortaya isimler atılmadı. Toplu bir seçim ise asla yapılmadı. Belli ki bazı masalarda konuşulmuş ve Özkök’e aktarılmış. Ama hakkını vermek lazım, Ertuğrul Bey her zamanki gibi gayet akıcı bir dille çok güzel yazmış ve erkek gazeteci arkadaşlarıyla dalgasını iyi geçmiş. Zaten “Bu bir mizah yazısıdır” diyor.

Daha sonra da uzun uzun WhatsApp grubumuzda  bir kez daha olayı tartıştık, kimin bu haberleri aktardığını düşündük. Ama sonuçta bir kez daha ortaya çıktı ki, basında her ne kadar kadınlar çoğunlukta olsa da erkek gazetecilerin egemenliği, maço bir anlayış hüküm sürüyor.

Yoksa şaka bile olsa 40 kadının bir araya gelip sadece erkekleri konuştuğunu ve seçim yapıp sadece gazetelerin başında olan ya da bir zamanlar olmuş güç sahibi erkekleri seçeceğini düşünsünler ki?