Ahmet Kocabıyık'ın öyle bir çiftliği var ki...

Sanayiciliğinin yanı sıra sanata verdiği destekle de hafızalara kazınan Borusan Holding'in tepesindeki isim Ahmet Kocabıyık, farklı boyutta bir çiftçiliğe soyundu. Afyon Tazlar'da kurduğu The Farm of 38° 30° Çiftliği'nde peynir üretimi ve sanat birbirinden çok uzak olmayacak.
Ahmet Kocabıyık'ın öyle bir çiftliği var ki...

Borusan Holding daha doğrusu Kocabıyık ailesinin müzikten çağdaş sanata kültür sanata katkıları, verdikleri destek hepimizin malumu. Dünyada tek olan ofis müze (Borusan Contemporary) konsepti de onlara ait.

Borusan Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Kocabıyık, bu kez de yeme-içme kültürümüze büyük katkısı olacağını düşündüğüm çiftlik, hayvancılık ve süt ürünleri üretimi projesine kişisel olarak imza atıyor. Ve adını koordinatları 38° 30°’dan alan proje, sadece çiftçilikle de sınırlı olmayacak, içinde aynı zamanda çağdaş sanat parkı da olacakmış.

Otomotiv, demir-çelik, lojistik ve enerji sektörlerinde faaliyet gösteren Borusan Holding’in kurucusu Asım Kocabıyık, doğup büyüdüğü Tazlar köyünü hiç unutmamış ve ilgisini hiç esirgememiş olmasıyla bilinirdi. Köyde yaşayan kadınlara sağlanan mikro kredilerle kadınların iş sahibi olması o yıllardan aklımda kalan projelerin başında gelir.

Şimdi de Ahmet Kocabıyık babasının izinden gidiyor. Bundan beş-altı yıl kadar önce Tazlar Tarım ve Gıda Ürünleri adlı şirketini kurmuş ve çiftliğin alt yapısını oluşturmaya başlamıştı. Ahmet Bey “Hobi olarak başladım” dediği bireysel yatırımı çiftçilik ve hayvancılıkta iddialı olacağa benziyor.

2000 dönümlük bir alana yayılan Tazlar Köyü’ndeki çiftlikte bir yıl kadar önce deneme üretimine başladıkları haberlerini almıştım. Çiftlik projesi tarım, hayvancılık derken gün geçtikçe dallanıp budaklanıyor.  

Ahmet Kocabıyık açık bir çağdaş sanat parkı kurarak bir ilke imza atıyor.

Aslında çiftliğin adı bile gelecekte dünya çapında bir açık hava çağdaş sanat parkı olacağı düşüncesiyle The Farm of 38° 30° Çiftliği olarak konmuş. Ahmet Bey çiftliğin yönetimine de genç ve dinamik bir ekip getirmiş.

Hafta başında Ahmet Kocabıyık’ın hayata geçirdiği çiftliğin genel müdürü Kıvılcım Pınar Kocabıyık ve satış müdürü Güray Alp Yalçın ile buluşup son gelişmeleri konuştuk. Kıvılcım Hanım, aynı zamanda Kocabıyık ailesinin bir üyesi, Ahmet Bey’in oğlu Levent Kocabıyık’ın eşi.


Kıvılcım Kocabıyık

Kıvılcım Kocabıyık, İstanbul Teknik Üniversitesi’nde matematik ve istatistik okuduktan sonra Boğaziçi Üniversitesi’nde pazarlama eğitimi almış. Genel müdür Bahruz Mamadov'un başında olduğu üretimde ise toplam beş gıda mühendis görev alıyormuş.

DİĞER ÇİFTLİKLERDEN FARKLILIKLAR
38° 30° Çiftliği, aslında ilk başta Türkiye’de sevildiği halde üretiminde sorunlar olan burrata, mozzarella gibi İtalyan peynirlerini üretmek üzere yola çıkmış. İtalya’dan Buffalo manda ve Hollanda’dan Simental cinsi inek getirtmişler. Bugün 200’ün üzerinde inek, manda bir o kadar da keçileri varmış. İtalya’da ve dünyanın birçok ülkesinde üniversitelerde eğitim veren önemli bir süt ve süt ürünleri uzmanı Andrea Pelati ile birlikte çalışmaya başlamışlar.

Tüm ekipmanlar da İtalya’dan ithal edilmiş. Sütler tesise el değmeden hijyenik şekilde geliyormuş. Çiftlikte mozzarella, burrata, bocconcini, ricotta, straciatella gibi İtalyan peynirlerinin yanı sıra Afyon kaymağı, yoğurdu, keçi başta olmak üzere yöresel beyaz peynirler, tereyağı, kaşar peyniri üretilecekmiş.

Afyon’da bir anlamda yok olmaya yüz tutan manda yetiştiriciliği dolayısıyla kaymağı ve tereyağı geleneği tekrar canlanacak gibi görünüyor.

Sürdürülebilirliği sağlamak amacıyla sadece kendi çiftlik arazilerinde ekilen tahıllardan elde edilen yemleri ve çiftlikte yetişen hayvanların sütlerini kullanacaklarmış. Kıvılcım Hanım, “Artık kızıma güvenle yedirebileceğim peynirler ve yoğurtlar yaptığımız için çok mutluyum” diyor. Çiftliği ziyaret edenler camlı bölmelerin ardından üretimi izleyebileceklermiş.

Çiftlikte üretilen ürünlerin pazarlama ve satışına gelince ilk aşamada lüks restoranlara ve beş yıldızlı otellerin alakart restoranlarına dağıtım yapılacakmış. Bir sonraki hedef de birkaç özel şarküteriye de vermek. 2016 yılının sonuna doğru da kendi dükkanlarını açmayı planlıyorlar.

Henüz detayları ve isimleri açıklamak istemiyorlar ama bence ‘38° 30° Çiftliği’nin ürünlerine kalite ve standart getirmesinin yanı sıra büyük ayrıcalığı kurulacak açık hava sanat parkı olacak.

Dünyaca ünlü bir küratörle ve sanatçılarla çalışmalar başlamış. Açıkhava çağdaş sanat müzesi olduktan bir sonraki aşamada da sanatçılar ve sanatsever ailelerin gelip bir-iki gün kalacağı birkaç ev inşa etmek varmış.
Adım adım gastronomi ve sanatın bir arada olacağı, her birinin kalitesinden hiç şüphe duymayacağım bu müthiş projeyi merakla bekliyoruz...