Ajda Pekkan-Muazzez Abacı iyi ki varsınız

Yeri doldurulamaz ikili Ajda Pekkan ve Muazzez Abacı'nın eşsiz yorumlarıyla Türk Sanat Müziği şarkıları eşliğinde geçmişe hüzünlü bir yolculuk...
Ajda Pekkan-Muazzez Abacı iyi ki varsınız

‘Bir kere sevdim diye’, ‘Kırık kalp’, ‘Ben seni unutmak için sevmedim’, ‘Elveda bütün hatıralar’, ‘Tel tel taradım zülfünü’, ‘Kara bulutları kaldır aradan’, ‘Vardar ovası’ gibi kimi Türk Sanat Müziği’nin ünlü bestekarlarına ait, kimi anonim birbirinden güzel 20 şarkı bir arada. Hepsi Taşkın Sabah tarafından özenle seçilmiş ve düzenlenmiş. Saz ekibi de yorumcular da muhteşem...

Müzik nelere kadir... İki gündür büyük bir keyifle Ajda Pekkan ve Muazzez Abacı’nın Türk Sanat Müziği parçalarını birlikte seslendirdikleri 2 CD’lik albümü dinliyorum.

Şarkılara kimi zaman bir dönemin ünlü besteci ve söz yazarlarından Kerem Güney’in son röportajı, kimi zaman da bir döneme damgasını vurmuş Saadettin Kaynak-Afife Jale aşkı eşlik etti.

Hatta Can Dündar’ın ikilinin trajik aşklarını, daha doğrusu yaşamlarını anlattığı belgeselini de izledim. En sevdiğim parçalardan birinin güfte ve bestecisi olmasına rağmen adını daha önce hiç duymadığım Mutsel Öztürk’ü tanıdım. Yıldırım Gürses’i, Avni Anıl’ı, Amir Ateş’i onların şarkılarıyla özdeşleşen bir dönemin Yeşilçam filmlerini hatırladım.

Nerden çıktı şimdi tüm bunlar diyecek olursanız, albüm çıkalı neredeyse bir ay olmuş ama cuma sabahı gazetede tesadüfen elime geçti. Daha doğrusu yazı yazarken televizyondaki haberler, yazı işleri toplantısı sohbeti, muhabir arkadaşlarımın heyecanlı telefonları gibi dinlemekten kendimi alamadığım konuşmalardan kurtulmak için bir çoğumuz gibi ben de müzik dinlerim.

Ama bu kez ı-pod’umu evde unutmuşum. Masa komşum Erkan Aktuğ’a yeni bir şey var mı diye sorunca Ajda Pekkan-Muazzez Abacı CD’sini uzattı. Zaten içinden Ajda geçen her şey ilgimi çeker hemen kulaklığımı takıp dinlemeye başladım.

Ancak yazı yazmak ne mümkün, şarkılara eşlik ediyorum, yanımdan kim geçerse harika mutlaka dinleyin diyorum. Hatta arada sesi dışarı verip dinletiyorum.
Nedense bana mutluluk veren, hoşuma giden şeyleri mutlaka paylaşmak gibi kötü bir huyum var!

Aslında üzücü olan sevdiğim bir müzik türü olmasına rağmen Türk Sanat Müziği parçalarını uzun süredir dinlememiş olmam. İnsan biraz durup düşününce hayatımızı pop kültürün çok kötü esir aldığını fark ediyor. Televizyon ve radyo kanallarında Türk Sanat Müziği hiç olmazsa unutulmayacak kadar yer almalı.

Selahattin Pınar’ı bestelerini güftelerini genç kuşaktan kaç kişi bilir. Ben de bu arada Selahattin Pınar ve Afife Jale hakkında bilmediğim bir çok şey öğrendim.
Hem ünlü tamburi besteci Pınar hem de ilk Müslüman tiyatro sanatçısı Afife Jale 1902’de doğmuşlar. İkisi de meslekleri uğruna aynı yaşlarda aileleri ile bağlarını kesmek zorunda kalmış.

Afife Jale’yi babası oyuncu oldu kötü yola düştü diye terk etmiş; Selahattin Pınar da “Oğlum çalgıcı oldu” dediği için kapıyı çekip baba evini terk etmiş. Yolları da henüz 30’larına gelmeden, Afife Jale sahnelerden uzaklaştırılıp boşluğa düştüğü dönemde kesişmiş.

Bugün bu beraberlikten geriye ilk tanıştıkları günü anlatan ‘Bir bahar akşamı rastladım size’, bitişi özetleyen ‘Nereden sevdim o zalim kadını’ gibi unutulmaz aşk ve ayrılık şarkıları kalsa da, o dönem ikisine de cehennem azabı yaşatmış. Afife Jale’nin uyuşturucu kullanmaya başlaması ilişkilerini iyice çıkmaza sokmuş.

Ama yine de insan çok kısa süren hayat serüvenlerine bakınca iyi ki yaşamışlar bu aşkı demekten kendini alamıyor. Bu dünyadan ayrıldıklarında Selahattin Pınar 58, Afife Jale ise sadece 39 yaşındaymış...