Anneler dünyanın en ulvi ve kutsal varlığı mıdır?

Kadınlar kutsal varlıklar değil, insan soyunun erkekler gibi eşit bir üyesi. Sadece kullanmak isterlerse doğurmak gibi bir artıları var. Annelik kadın-erkek eşitliğinin önünde engel olmamalı...

Bocuse d’Or Yemek Yarışması’nın Avrupa finallerinin yapıldığı Stockholm’den dönüyorum. Yarışmanın tüm heyecanına rağmen sakin ve huzurlu bir ülkede geçen üç günün ardından kaosu özlemiş olmalıyım ki uçağın kapısında bulduğum tüm gazeteleri toparlıyorum. Eğer bir yazı yetiştirme zorunluluğum yoksa uçakta ellerim simsiyah olana dek gazete okumayı seviyorum. Bir de eskisi gibi Hürriyet ve Radikal de bulabilsem keyfim tam olacak.
Neyse bulduklarıma göz gezdiriyorum. Biraz kadınların, erkeklerle hayatın her yönünde eşit olduğu bir ülkeden taze geldiğim, biraz da tüm ilanlarda ‘Anneler Günü’ nedeniyle anneliğin içi boşaltılarak yüceltilmesi rahatsız ettiği için olmalı kadınlarla ilgili haberler ilk gözüme çarpanlar oluyor.
- HSYK Daire Başkanı Nesibe Özer’le ilgili haberin başlığı içeriğiyle hiç ilgisi olmamasına rağmen nedense ‘abla’ olmuş.
- Ayrılmak isteyen bir kadın yine koca kurbanı.
- Türkân Sultan Yılın Annesi seçildiği Gaziantep’te sıra gecesine gitmiş.
- Michelle Obama Nijerya’da El Kaide’nin kaçırdığı 276 çocuk için Twitter’da kampanya başlatmış.
- 12 yaşındaki kızının velayeti babasına verilen bir kadın gazeteci intihar teşebbüsünde bulunmuş.
- 21 gündür kızı kayıp anne televizyon programında kızının bulunduğunu öğrenince sunucunun boynuna sarılmış.
- Karısını döverek öldüren adam, “O aslında başını kendi duvarlara vurdu, engelleyemedim” demiş.
- BBP Manavgat İlçe Başkanı Mehmet Çayır, “Geçen yıl 246 kadın şiddete bağlı hayatını kaybetti, bu kadınlardan 193’ünün anne olması üzüntü verici” beyanatında bulunmuş!
Tabii ölümlerden sadece anne olanlarına üzüntü duyulması çok doğal. Çünkü egemen erkek kültürde kızların, sevgililerin, eşlerin, kız kardeşlerin hiçbir önemi yok. Onlar ölümü hak etmiş olabilir!
Kadınların alt kimliklerinden biri olması gereken annelik üst kimliği haline getiriliyor. Annelik diğer kimlikleri yok etmemeli, üzerinde baskı oluşturmamalı. Annenin bir birey olduğu unutulmamalı. Bir annenin diğer kadınlardan farkı yok. Annelik kadının sosyal ve iş yaşamına engel olmamalı tıpkı babalık gibi.
Oysa toplum baskısı, gelenekler anneleri hiç kurtulamadıkları bir suçluluk duygusu sarmalına çekiyor. Anneler de kızlarını “Çocuk ve evlilik her şeyin üstünde olmalı” diye büyüttüğü sürece bu kısırdöngü devam edip gidiyor.
Zaten kadın içgüdüsel olarak çocuğu olduktan, ya da bakımını üstlendikten sonra onunla kimselerle kurmadığı gibi bir ilişki kurar. Sorumluluklarının farkındadır. Kadınlara muhafazakâr dünyaya egemen olan ‘eli öpülesi anneler’, ‘annelik kutsaldır’ gibi söylemlerin hiçbir yararı yok. Kadınlar kutsal varlıklar filan değil, insan soyunun erkekler gibi eşit bir üyesi. Sadece kullanmak isterlerse doğurmak gibi bir artıya sahipler. Annelik bir kadını diğer kadınlardan ve erkeklerden üstün yapmaz. Ama devletin desteği olmazsa mağdur yapabilir.
Kadınların en çok ihtiyacı olan şey, çocuklarını gün içinde güvenli bir şekilde bırakacakları kreşler yuvalar. Kadınlar çalışmamayı, çocuğuna kendi bakmayı tabii ki tercih edebilirler. Ama onların da en azından günün belli saatlerini kendi gelişimlerine, ihtiyaçlarına ayıracak boşluğa ihtiyacı var.
Sosyal devletten beklenen kadınların çocuklarını büyüttükleri dönemde işinden ve toplumdan soyutlanmamasını sağlayacak kreşler, çocuk yuvaları açması. Çünkü bugün bu olanaklara çoğunlukla sadece maddi gücü olanlar, özel yuvalara yollayabilenler sahip oluyor. Aile büyüklerinden destek almaya gelince bu yol da ayrı bir uzun hikâye, başta türlü bir bağımlılık, manevi yük kadınların üstünde...
Özetle kadınların evden, işe hayatın her alanında baskı altında olduğu, intihara sürüklendiği, şiddete uğradığı, öldürüldüğü, haklarının gasp edildiği bir ülkede yılda bir gün ‘Anneler Günü’nü kutlamak, ona çiçek, böcek, kutsal kadın muamelesi yapmak, mutfak aletleri satın almak hiçbir işe yaramaz.
Annelere gelince onlara da küçük bir önerim var: Para kazanmaya başlamamış çocuklarından hediye beklemesinler. Kızımdan aldığım ve en çok beni mutlu eden Anneler Günü armağanı dergi sayfalarından yaptığı kolyeydi, hâlâ saklıyorum ve takıyorum...