Ayrımcılığa karşı el ele

Cuma günü 'Haklı Kadın Platformu'nun düzenlediği panellerin konusu ne yazık ki bir türlü aşamadığımız siyasette eşit temsil, istihdamda cinsiyet eşitliği ve kadına yönelik ardı arkası kesilmeyen şiddetti...
Ayrımcılığa karşı el ele

Sabah sabahın dokuzu. Yüzlerce kadın İstanbul Kongre Merkezi’nde toplanmış.

Kimi muhafazakar, kimi liberal, kimi sağcı kimi solcu, kimi sivil toplum aktivisti kimi ev kadını, kimi işçi kimi patron. Kimi CHP’li kimi MHP’li kimi HDP’li kimi de AKP’li.

Kadınların erkeklerden farkı futbol takımı tutar gibi kamplaşmıyor. Hepsi farklı geleneklerden gelseler farklı düşünce ve inanca sahip olsalar da bir araya gelebiliyorlar.

Bu kez de ‘Haklı Kadın Platformu kurucu Üyesi’ Hürriyet Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Vuslat Doğan Sabancı ev sahipliğinde İstanbul Kongre Merkezi’de bir aradayız. Partilerin kadın milletvekilleri ve milletvekili adayları kadın erkek eşitsizliği ve kadına karşı her türlü ayrımcılığa karşı neler düşündüklerini, nasıl bir dayanışma içinde olacaklarını anlatacaklar.  

Vuslat Sabancı’nın açılış konuşmasında söylediği gibi “Hepimiz ülkemizdeki diğer kadınların hikayelerine kulak verdiğimiz için buradayız. İstediği okula gidememiş, istediği mesleği yapamamış, istemediği bir hayatı yaşamak zorunda kalmış ya da hayallerini hiç yaşayamamış yüzlerce binlerce hikaye hepimizin zihninde ve gönlünde birikiyor”...

HAKLI KADIN PLATFORMU

2011 yılında Vuslat Doğan Sabancı’nın çağrısıyla bir araya gelen Haklı Kadın Platformu’nda Türk Kadınlar Birliği, KAGİDER; Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, Kadın Adayları Destekleme Derneği, Marmara Grubu Vakfı, Uçan Süpürge gibi 40’a yakın sivil toplum kuruluşu, iş kadını, akademisyeni sendikacı, gazeteci ve yazar var.

Nelerin üstüne eğiliyor, neden bir araya geldiler derseniz siyasette eşit temsil, istihdamda cinsiyet eşitliği ve kadına yönelik ardı arkası kesilmeyen şiddet.

Bugüne dek her ne kadar erkekler kadınların yanında olduklarını göstermek isteseler de  ‘kadın dostu’, ‘kadın gibi düşünüyorum’, ‘hayata kadın bakış acısıyla bakıyorum’, ‘içimde bir kadın da var’ diye iyi niyetle tanımlasalar da kadının konumu pek da fazla değişmedi.

Kabul etmeliyiz ki bugüne dek aşmak olduğu zorluklar, TCK’da kadın lehine yapılan değişiklikler ancak kadın örgütlerinin çalışmasıyla, feminist mücadeleyle, meclisteki kadınların yönlendirmesiyle gerçekleşebildi.

Ancak bugün TBMM’sinde kadın milletvekillerinin oranı yüzde 14 ve hükümetteki 26 bakandan sadece bir kadın. Devlet  ya da özel sektördeki karar verici pozisyonlarda da durum aşağı yukarı aynı. Bu oranlar değişmedikçe, yüzde 50 kotası getirilmedikçe kadının toplumdaki rolünün de sıkıntılarının da çözüm bulması imkansıza yakın.

Buluşmaya katılan kadın milletvekili ve milletvekili adayları Aylin Nazlıaka, Selin Sayek Böke, Selina Doğan, Ruhsar Demirel, Aybüke Topçubaşı, Ekici ve Senem Kılıç, Selma Irmak, Hüda Kaya ve Filiz Kerestecioğlu kadın konusunun ‘siyaset üstü’ bir konu olduğunda hemfikir. Her biri konuşmasında bunu vurguladı.

Bugün eğitimli, eğitimsiz, Kürt, Laz, Çerkez, Ermeni, Türk fark etmiyor, tüm kadınlar şiddete maruz kalabiliyor. Eşit şartlarda bir kadın ve erkek varsa seçilen erkek oluyor.

Kısacası yolumuz uzun, pes etmeden, erkekleri önümüze, başımıza değil yanımıza alarak mücadelemize devam etmeliyiz. Erkeklerin de bizim gibi düşünmesi, bizi anlaması gerekmiyor. Saygı göstersinler, parmak sallamasınlar, eşit olduğumuzu kabul etsinler, yan yana yürüyelim yeter.

Ama ben her şeye karşın umutluyum, biz kadınlar böylesi buluşmalarda bir araya gelebiliyorsak, HDP örneğinde olduğu gibi kadınlar ve erkekler eşit oranda yönetime katılıyor ve aday gösteriliyorsa bu yavaş yavaş da olsa diğer partilere de sirayet edebilir...