Beyaz yakalılara yeni bir durak

Escale hem Levent Kanyon'a hem de İstanbul gastronomi sahnesine farklı bir renk getirecek, yeni bir buluşma noktası olacak gibi görünüyor.
Beyaz yakalılara yeni bir durak

Hafta içinde Kanyon’da Konyalı Lokantası’nın yerine açılan Escale’in kapısından adım attığımda birden kendimi Londra ya da New York’taki finans merkezlerinin ortasındaki bar-restoranlardan birine ışınlanmış zannettim.

Yanları açık sadece üstü kapalı koridor neredeyse baştanbaşa barla kaplanmış. Önündeki alana da küçük masalar serpiştirilmiş. Her yer dopdolu, ayakta elinde içkisi sohbet edenler de en az oturanlar kadar.

Kimisi bohem şık, kimisi de iş çıkışı kıyafetiyle. Erkekler gömleğin kollarını kıvırmış, kadınlar üzerindeki ceketi atmış, ortamın rahat havasına kendini uydurmuş.

Bir şeyler atıştırıp ya sinemaya girilecek ya da eve dönülecek. Geceyi keyifli bir yemekle sonlandırmak isteyenler de beyaz örtülü masaların olduğu restoran bölümüne geçecek.

Evet, İstanbul’un Zincirlikuyu-Maslak hattındaki lüks AVM’lerinden Kanyon’da beyaz yakalılar için yeni bir buluşma mekanı daha açıldı. ‘Escale’ Fransızca’da durak, duraklamak anlamına geliyormuş.

Escale’yi Gümüşsuyu Topaz ve Karaköy Colonie’nin sahipleri Gülin ve Yücel Özalp ikilisi açmış. Topaz ‘fine-dining’ restoran olarak bir klasik olma yolunda ilerliyor. Açılalı nerdeyse beş yıl olmasına karşın kalitesini hiç düşürmedi, hatta her geçen yıl daha iyi oluyor denebilir.

Hamburger

Colonie’ye gelince Karaköy’ün manzarasız mekanlarından biri olmasına karşın bir yıl içinde hem yemekleri, hem de eğlencesiyle popüler yerlerinden biri oldu. Hedef kitlesinin beklentilerini karşılıyor ki halen doluluk oranı eksilmeden yoluna devam ediyor.

Escale de AVM içinde olması nedeniyle bu iki yerden biraz daha farklı bir konsepte sahip. Dekorasyonundan yemeklerine farklı tarz, meslek ve yaş grubunda müşterilere hitap edecek gibi tasarlanmış. Mekanın tasarımı ve görsel kimliğinin arkasındaki isim Koray Özgen.

Kuzu kol

Bar, cafe, restoran gibi herkesin beklentilerine cevap olacak bir köşe ve yemek var. Escale’in 12 metrelik barı çok göz alıcı. Henüz deneme fırsatım olmadı ama barmeni de  kokteylleriyle çok iddialı.

Bu yüzden mönü benzeri yerlere göre daha çok çeşide sahip. Çorbalar, soğuk başlangıçlar, sıcak başlangıçlar, salatalar, sandviç ve burgerler, pizzalar, makarna ve risottolar, ana yemekler ve tatlılar olmak üzere dokuz farklı bölümde toplam 49 çeşit var.

Buratta

Yemek fiyatları 18-68 lira arasında değişiyor. Yenilenlere ve içilenlere göre değişir tabii ama bir kadeh içki ve bir pizza ya da sandviç ile 40 liraya da çıkmak mümkün.  Bir başlangıç ana yemek, tatlı ve içki derseniz 100-150 lira arası bir ücret ödersiniz.

Tabii bunlar alt sınırlar. Seçeceğiniz içeceğe göre ödeyeceğiniz hesap değişebilir. İçki mönüsü de çok başarılı ve dengeli. Cihan Demir, yerli üreticilerin neredeyse tümünün şaraplarına yer vermiş.

Market fiyatının ortalama iki katıyla şarap fiyatları da makul sayılır. Ancak şarap mönüsünde 2800 liraya Cem Uzan’ın kavından Chateau Margaux da var!

YEMEKLERE GELİNCE

Escale’in mutfağı açık, tüm yemekler gözünüzün önünde yapılıyor. Tertemiz modern bir mutfak, pırıl pırıl genç bir ekip, sadece bunlar bile insana güven veriyor. Yaz mönüsü çok başarıyla kurgulanmış. Denediğim yemekler arasında ekşi maya ekmeğinde fesleğenli bruschetta, fırınlanmış kök sebzeler, karidesli kinoa salatası, Babakale ızgara ahtapot, 14 saat pişirilmiş süt kuzu kol, mühürlenmiş ördek but, çikolatalı ıslak kek çok başarılıydı. Tuzlulardan tatlıya tümünün malzemelerinin dengesi, pişme oranları tam olması gerektiği gibiydi.

Ancak burrata ve pizza için aynı şeyleri söyleyemeyeceğim. İkisinin de İstanbul’da (başta Eataly’de) çok daha iyi örneklerini tattım. Hatta Colonie’nin pizzaları bile daha lezzetlidir!

Bu kadar kusur kadı kızında da olur diyelim. Escale İstanbul’un gastronomi sahnesine bir artı. Umarız hep böyle devam ederler.

Bu arada yeme-içme sektörüne girmeden önce asıl işi turizm olan Yücel Özalp Karaköy’de bir butik otel açma hazırlıkları içindeymiş. Eminiz onu da çok iyi yapacaktır...