Bir bağ ve şarap şövalyesi Yasin Tokat

Yasin Tokat'ın Denizli ve yöresinde bağcılığın ve şarapçılığın gelişmesine katkısı büyük.
Bir bağ ve şarap şövalyesi Yasin Tokat

Yasin Tokat... Onu tanıyanlar tanımayanlara “Tek başına şarap bölgesi yaratan, rakiplerine gelin Güney’de bağ kurun diyen; bağ sahiplerini de koruyup kollayan, çevresini sömürmeden de bir yerlere gelinebileceğini ispatlayan ilginç bir adam” olarak anlatmaya başlıyor.
Bugün, 850 metre yükseklikte bir platoda kurulu olan Denizli’nin Güney ilçesi Türkiye’nin şaraplık üzüme en uygun bölgesi ve yıllık üretimin yaklaşık üçte biri bu bölgede yetişiyor Yasin Tokat sayesinde.
Tokat ailesi 1962 yılında Denizli’nin Güney ilçesinde bir şirket kurup, fıçılarla toptan satış yapan şaraphanelerden biri olarak yola koyulur. Ama işi geliştiren ve bu günlere taşıyan 1972 yılında Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nde Gıda ve Fermantasyon Teknolojisi Bölümü’nde eğitimini tamamlayan Yasin Tokat olur.
Pamukkale fiyat-kalite dengesini tutturmuş şaraplarıyla ünlüdür. Her zaman “para kazanmak için değil, iyi şarap yapmak için yola koyuldum” diyen Tokat’ın Denizli ve yöresinde şarapçılığın gelişmesine katkısı büyük. Zaten ürettikleri Anfora, Trio, Senfoni, Arya, Diamond ve Harman fiyat aralığı 10- 22 lira olan şaraplar. 

Kaliteli ve ucuz
2010 yılında ünlü şarap uzmanları İstanbul’a geldiğinde etkinliği düzenleyenler “Winemaster’lara 20 liranın üzerindeki şarapları tattıralım” kararı alırlar. Ama Yasin Bey tadıma 15 TL’lik Anfora Trio’yu da gönderir. Şarap uzmanlarından Oz Clarke, tadımlar sonrası giderken “Türkiye’den favori şarabım Anfora Trio” der. Tabii ki bu yıllar boyu “şarap kaliteli olunca pahalı olmak zorunda değil” diyen Tokat’ın çok hoşuna gider.
Pamukkale Şarapları’nın 9 yıldır danışmanlığını yapan ve uzun yıllardır Türkiye’de yaşayan ve bağlarımızı çok iyi tanıyan Fransız Önolog Jean –Luc Colin’e göre “Türkiye’de şato gibi çalışan ender büyük firmalardan biri Pamukkale”. Çünkü tüm şaraplarında kullandıkları üzümlerin büyük bir bölümü üretim tesislerine ortalama 15 dakika mesafeden geliyor. 

Prestij şarabı Nodus
Son on yıl içinde Türk şarapçılığında yükselen pahalı prestij şarabı trendinden Pamukkale Şarapları’nın da nasibini alması kaçınılmazdı. 2010 yılında üst kalite ve fiyat segmentinde Nodus adıyla yeni bir marka yarattılar. Nodus’ta hepsi 12 ay meşe fıçılarda dinlendirilen dört farklı tek bağ şarabı yapıldı. Chardonnay, Cabernet Sauvignon, Shiraz, ve Merlot- Cabarnet Franc kupajı. Hatta hemen o yıl Nodus Chardonnay 2009 Gusto dergisinin altın listesine girdi. Başta Shiraz olmak üzere şaraplar genel olarak çok beğenildi.
2011’in son aylarında piyasaya çıkan 2010 Nodus’lar bir önceki yıldan bambaşka bir tada sahip. Çünkü hepsinde yüzyılın en sıcak mevsimi olan 2010’un izleri var. Çünkü Güney bağlarında damla sulama yapılmıyor. Bu yüzden de Jean Luc Colin’in söylediği gibi bu yıl şarapların yumuşak kısmı ön planda ve içmeye hazırlar.
Hem Nodus Shiraz 2010 ve hem de Nodus Merlot-Cabernet Frank 2010 kadifemsi, gövdeli ama güneşten dolayı yumuşak tanenli tam bir Güney şarabı. Merlot-Cabernet Frank kupajı etlerle, soslu yemeklere eşlik ederken, hafif serin içilmesi önerilen Nodus Shiraz deniz ürünleriyle çok uyumlu.
2010 yılının en iyi beyazı seçilen Nodus Chardonnay ise bu yıl da iddiasını sürdürecek zarafette. Şarap kavlarında satılan Nodus 60-70 TL fiyat aralığında.

2011’de denediğim kırmızı şaraplardan en iyiler listesi
* Kavaklıdere Pendore Syrah 2008
* Kayra Imperial Cabernet Sauvignon 2008
* Doluca Signium 2008
* Pamukkale Anfora Trio Shiraz, Kalecik Karası Cabernet Sauvignon 2008
* Sevilen Centum Syrah 2007
* Diren Collection Syrah 2009
* Büyülübağ Cabarnet Sauvignon
* Corvus Blend No: 5 2008
* Kayra Vintage Öküzgözü 2008
* Vinkara Mahzen Kalecik Karası 2009
* Arcadia Cabarnet Sauvignon-
* Cabarnet Frank-Merlot 2009