Boğazda Cunda esintisi

Çengelköy'de 200 yıllık tarihi bir binada hizmet veren Del Mare Cunda'lı şefi  Mehmet Yorulmaz sayesinde Ege lezzetlerini Boğaz kıyısına getiriyor...
Boğazda Cunda esintisi

Üç bir tarafı denizle çevrili olmasına karşın İstanbul’da balık restoranlarına gideceğim zaman hep gerilirim. Daha doğrusu “Donmuş deniz ürünü ya da balık mı yiyeceğim, şef fantezisi saçma sapan mezelerle mi karşılaşacağım yoksa fahiş bir fiyat ödeyip mi çıkacağım” soruları aklımın bir köşesinde hazır ol bekler.

Hele gideceğim yer boğaz kıyısındaysa kaygım daha da artar! Tabii ki yıllar içinde fiyat-kalite dengesini tutturmuş bir kaç yer keşfediyor insan. Ama her yeni yer, yeni bir maceradır İstanbul’da.

Son dönemde balık restoranlarının bir çoğunda yediğim başlangıçlar, ara sıcaklar kimliksiz bir balık mutfağı örneği olmaya başlamıştı. İtalyan, Fransız, İspanyol hatta Peru her mutfaktan bir çeşit kopyalanıp konuyor. Bir dönem her lüks balık restoranının mönüsünde paella bulunurdu, şimdi ise moda Peruluların çiğ balığı ‘ceviche’!

Kuruçeşme’den motora binip Çengelköy’deki Del Mare’ye doğru gün batımında muhteşem bir tekne sefası yaparak giderken de benzer şeyler aklımdan geçmiyor değildi.

Del Mare açılalı on yıl olmasına karşın bugüne dek gitme fırsatım olmamıştı. Evlilik yıldönümümüzde gittik. Restorana adım atar atmaz gözümüzü alan İstanbul panoraması ve içten karşılanma “Ne yesek olur” dedirtecek kadar güzeldi.

CUNDA ESİNTİLİ MUTFAK

Del Mare’de çiğ enginar salatası, zeytinyağlı taze iç bakla, deniz börülcesi, peynirli kabak çiçeği dolması, beğendili ahtapot, sirkeli ızgara kalamar gibi doğal lezzetlerle giriş yapıp ve her birinin tadı da damağımda kalınca şaşırmadığımı söyleyemem.

Yemekleri kim yapıyor deyince şef Mehmet Yorulmaz’la tanıştık ve karşılaştığımız Ege lezzetlerinin nedeni anlaşıldı. Yorulmaz Cunda Boncuk Restoranda 20 yıl çalıştıktan sonra bir buçuk yıl kadar önce İstanbul’a gelmiş ve Del Mare’de çalışmaya başlamış.

 Tabii Mehmet şef yılların alışkanlığı zeytinyağlarını, zeytinlerini, peynirlerini, yerel otları, kabak çiçeği, enginar, ada baklası gibi sebzelerini, deniz ürünlerini Ayvalık ve yöresinden getirtiyormuş.

Sebzeler de mekanın sahiplerinin Ayvalık’ta bulunan 18 dönümlük kendi çiftliğinde ekolojik olarak yetiştiriliyormuş. Mehmet Yorulmaz’ın Girit göçmeni olan eşi de aşçıymış. “Yaptığım bir çok mezeyi ve ot yemeğini eşimin annesinden öğrendim” diyor.

 

Şefin önerisiyle karidesli mantı tattık ve ardından ana yemek olarak dülger menüler yedik. Karidesli yağda kızarmış mantının lezzet olarak bir sorunu yoktu. Ama ben hamur işiyle deniz ürünlerinin beraberliğini pek anlamlı bulmuyorum. Fransızca adına bakmayın bir tür sebze soslu balık diyebileceğimiz dülger menüer ise başarıyla pişirilmişti ve çok çok lezzetliydi.

Kısacası Del Mare Kuzey Ege esintili otları, mezeleri ve balıklarıyla İstanbul’da hayal kırıklığı yaratmayacak, ucuz sayılmasa da içki dahil kişi başı ortalama 150 -200 lirayla fiyat- kalite dengesini tutturan yerlerden biri sayılabilir. Avrupa yakasından gidecekler için Del Mare Balık’ın Kuruçeşme Su Ada iskelesinden günün her saati kalkan bir teknesi de var. 

 Kuleli cad. No: 53/4 Çengelköy- İstanbul

Tel: 0216 422 57 62