Göktürk: Yer çöplük gök koku

Kentin gürültüsünden, kalabalığından, hava kirliliğinden kaçıp Göktürk'e gelenler bugün çöp kokuları, trafik gürültüsü ve birbirinin içine geçmiş beton yığını devasa siteler arasında yaşamaya mahkûm.

Belgrad Ormanları’nın hemen yanı başında, kentten kaçıp doğa içinde yaşam hayaliyle gelenlerin yaşadığı bir köyde kokular söz konusu olunca, insan bu kokuların çiçek, ot kokuları olduğunu düşünebilir. Ama maalesef uzun yıllardır hissedilen tek koku zaman zaman rüzgârla ya da yağmurla gelen çöp, kimilerine göre de zehirli atıklardan çıkan gaz kokuları. Tabii doğada yaşam vaadiyle yaratılan Göktürk’ün sorunları sadece bu kokuyla da sınırlı değil. Hız sınırı tanımayan, 24 saat durmaksızın adeta birer yarış arabası gibi gidip gelen hafriyat kamyonlarının gürültüsü ve sebep oldukları trajik kazalar da bitmek bilmiyor.

YAŞAM KALİTESİ DÜŞÜYOR
Uzun zamandır Göktürk’te yaşayan kimi mühendis, kimi mimar, şehir plancısı sosyal sorumluluk sahibi insanlardan şikâyetlerini dile getirdikleri ya da cevaplarını alamadıkları soruları içeren mail'ler alıyorum. Kimi zaman da İSTAÇ Odayeri Çöp Tesisi ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanlığı’na yazdıkları mektupların kopyasını yolluyorlar.

2009 yılından beri de protesto gösterileri, toplantılar, yetkililere yazdıkları mektuplarla şikâyetlerini dile getiriyorlar. Ancak bugüne dek yetkililer her soruya gayet uygarca ve açıklamalı cevaplar verseler de sorunlara çözüm getiremediler. Göktürk hâlâ çöp kokuyor. Bu durum köyde oturanların yaşam kalitesini ve korkarım ki sağlığını da etkiliyor. İstanbul gibi 15-16 milyonluk kentin çöpünün böylesi bir uydu kentin yanı başında işlenmesi kabul edilebilecek bir şey değil. Bence tesis bir an önce kapatılmalı. Eğer kapatılması yakın gelecekte mümkün görünmüyorsa kokunun giderilmesi için bir şeyler yapılmalı.

İstanbul Belediyesi yetkilileri ve Eyüp Belediye Başkanı İsmail Kavuncu sorumlulukları dahilinde sorularımı cevaplamaya çalıştılar. Üstüne basa basa gaz kaynaklı kokuların zararlı olmadığını, kokuların minimuma indirilmesi için perdeleme sistemi gibi yöntemlerin uygulandığını söylediler.

İSTAÇ Odayeri 1994’te Göktürk küçük bir köyken ve İstanbul’un çöpü çok daha azken devreye girmiş. Ama hesapsız kitapsız bir şehir planlaması ve bol keseden verilen imar izinleriyle yeşil Göktürk beton kente dönüştürülünce çöplük ve siteler neredeyse iç içe geçmiş. Şimdi günde 10 bin ton çöp gelirken bugünden daha az bir koku mümkün değil. 2015’te yeni bir düzenli depolama sahası devreye alınıp tesise gelen çöp miktarı günde 7000 tona düşürülecekmiş. 2018 yılında da günlük 3000 ton kapasiteli başka bir ek tesisin devreye girmesi planlanıyormuş. Böylelikle Odayeri’ne giren günlük çöp miktarı 4000-5000 tona çekilecek ama Göktürk’ün başına bela olan tesis kapanmayacakmış.

Aslında en temiz ve kesin çözüm İstanbul’un çöplerinin yerleşim olmayan alanlara taşınması ve o bölgelerin de bir süre sonra imara ve yeni yerleşime açılmaması. İstim arkadan gelsin anlayışı hayatlarımızı zehir ediyor kısacası.Görebildiğim kadarıyla Göktürk’ün çöplük sorunu 30 Mart seçimlerinin vaatleri arasında da yok. Adaylar temiz siyaset vaat ediyor fakat temiz İstanbul, sağlıklı hava anlaşılan kimsenin gündeminde değil.

Oysa Göktürk’te yaşayan on binlerce insanın en önemli sorunu her an soludukları, zehirli olduğuna inandıkları hava. Kimi evini satmak kimi sokaklara çıkıp protesto etmek istiyor.

Bir diğer söylenti ise kamuoyu baskısı, protestolar ve şikâyetler sonrası iki yıl kadar önce kapatılan ‘Ekolojik Enerji Arıtma Tesisi’nin kaçak olarak geceleri çalıştığı. Buna inandığımı söyleyemem ancak bizler bu ülkede bakanların tehlike olmadığını göstermek için radyasyonlu çay içtiğine bile şahit olduk.

Ortada dolaşanlar bilimsellikten uzak dedikodu da olsa Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın Göktürk’te yaşayanları bunun doğru olmadığına ikna etmesi gerekecek. Çünkü Ocak 2013’te de Ekolojik Enerji Limited Şirketi tarafından kaçak olarak yapılan idare, yemekhane ve laboratuvar bölümleri yıkılmış ancak depolarda atıkların durduğu bölümler ellenememişti. Bu kimyasal atıklardan gaz sızıntısı hâlâ devam ediyor olabilir mi?

Mektuplardan...


“Yakın zamanda sizin gibi çocuğumuzu Hisar Okulları’nda okutmak için büyük bir heyecan içinde Göktürk’e taşındık. Ancak ne yazık ki çöp kokusu bir taraftan, kamyon gürültüsü öte yandan inanılmaz bir hayal kırıklığı yaşıyoruz. Çocuğumuzun sağlığıyla ilgili ciddi endişelerimiz oluştu, taşınmayı bile düşünüyoruz”.

“Zaman zaman gece yarısı başlayan ve sabaha dek devam eden iğrenç çöp kokularının sebebi nedir? Bir ihmal ya da kasıt söz konusu mudur? Neden aynı hava koşullarında bu koku bazen olmakta bazen olmamaktadır?”

“Odayeri çöp tesisinde koku ya da gaz ortaya çıktığında tedbir alacak 7X24 çalışanlar mevcut mudur? Bu kokunun halk sağlığını tehdit etmediği konusunda kim garanti vermektedir?”

“Odayeri çöp tesisi 25 yıllık planlandıysa süre ne zaman dolmaktadır? Gerçek anlamda koku bertaraf çalışması var mıdır? Kapatılan ve ardından idare binaları yıkılan Ekolojik Enerji’nin gece çalıştırılıp zehir saçması mümkün müdür?”