Harika çocuklar var ama onları kollayan yasa yok...

Son beş yıldır Türkiye'nin genç yeteneklerinin dünya sahnelerinde kendini kanıtlamasına odaklanan Güher-Süher Pekinel'e göre yıllar önce rafa kaldırılan üstün yetenekli çocuklar yasası tekrar yürürlüğe girmeli...
Harika çocuklar var ama onları kollayan yasa yok...

Dünya güzeli, su damlası gibi birbirine benzeyen iki kadın, iki dev sanatçı Güher ve Sühel Pekinel kardeşler. Müzik otoriteleri tarafından Arthur ve Karl Ulrich Schnabel’den sonra en iyi piyano ikilisi kabul edilen, solist ikili geleneğini birbirinin gözlerine bakmadan sırt sırta çalarak yıkan Pekinel kardeşlerin sıra dışı öyküleri beş yaşında başlamış. İlk konserlerini Ankara Filarmoni ile dokuz yaşında vermişler.

Sonrasında Almanya, Amerika, İsviçre’de devam eden lise, üniversite ve yüksek lisans eğitimlerinin içinde müzik kadar sosyal bilimler de var. Güher Pekinel Goethe Üniversitesi’nde psikoloji, Süher Pekinel felsefe eğitimi almış. Yüksek lisanslarını aynı anda dünyanın en iyi iki müzik okulunda Juilliard School ve Frankfurt Musikhochschule’de yaparak birincilikle mezun olmuşlar.

Dünyanın en iyi orkestralarıyla, en iyi şefleriyle en ünlü salonlarında konser vermişler. Neredeyse her performansları muhteşem olarak değerlendirilmiş.

Ve bu süreçte dünyanın müziğin gücüyle değişip dönüşeceğine inançlarını hiç kaybetmemiş, ırkçılığa, ayrımcılığa karşı, eşitlik ve özgürlük için unutulmaz konserlere imza atmışlar.

Son dönemde ise yine olağan üstü bir projeye imza atıyor, geçtikleri yollardan kendileri gibi yeteneklerin geçmesi için ellerinden ne gelirse yapmaya çalışıyorlar.

Beş yıl önce başlattıkları ‘Dünya Sahnelerinde Genç Müzisyenler’ projesiyle müzik eğitimi alan üstün yetenekli gençlere tüm deneyimlerini aktarmaya çalışıyorlar. Projenin amacı genç yeteneklerin uluslararası platformlardaki varlığını sürdürmesi kadar Türkiye’nin dünyada en iyi şekilde temsil etmesini sağlamak.

Çevre, eğitim ve sanata yaptığı yatırımlarla Türkiye’nin kültürel gelişimine sayısız destek veren Koç Topluluğu’nun enerji grubu Tüpraş da meyvelerini yeni yeni vermeye başlayan projenin sürdürülebilirliği için en ihtiyaç duyulan anda ana sponsorluğunu üstlenmiş.

Bu sayede sıra dışı yeteneklere sahip 11 genç müzisyen, dünyada her biri kendi alanında uzman hoca ve pedagoglardan eğitim alma ve kaliteli enstrümanlarla çalışma olanağı buluyor. Bu arada 5 yıl boyunca eğitimlerini kesintisiz olarak sürdürürken, aynı zamanda katıldıkları yarışmalarda 6 birincilik ve 2 üçüncülük ödülüne layık görülmüş, bu sayede de çok sayıda uluslararası festivalden ve prestijli orkestralardan davet almışlar.

Dünya Sahnelerinde Genç Müzisyenler projesinin CD & DVD’leri ise 2011 yılından beri Mine Narin’in büyük özveriyle yaşatmaya çalıştığı Lila Müzik tarafından yayınlanıyor.

Ancak Pekineller, sadece özel sektör ve sanatçı işbirliğinin yetmeyeceğini, devletin de işin içinde olması gerektiğini savunuyorlar. En büyük dilekleri de neredeyse 10 yılı aşkın süredir uygulanmayan Yetenekli Çocuklar Yasası’nın ya da ‘Özel Statü Yönetmeliği’nin tekrar yürürlüğe girmesi.

Bu dileğe katılmamak mümkün değil. Ancak Türkiye’nin sosyal, siyasal ve ekonomik gündemi yoğun. Sanat ve müzik eğer bir yatırım aracı olarak görülmüyorsa kolaylıkla göz ardı edilebiliyor...

11 GENÇ YETENEK
Can Çakmur/Piyano; Gülru Ensari/Piyano; Elvin Hoxha/Keman; Doğa Altınok/Keman; Cem Esen/Piyano; Kıvanç Tire/Keman; Yunus Tuncalı/Piyano; Veriko Cumburidze/ Keman; Nilay Özdemir/Viyola;