Hayatlarımızdan memnunuz, mutluyuz...

Kadir Has Üniversitesi'nin yaptırdığı 'Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Algısı Araştırması' benim aklımı karıştırdı. Toplumun yüzde 79'una göre kadına şiddet en büyük sorun. Ardından işsizlik eşitsizlik, eğitimsizlik geliyor. Öte yandan aynı katılımcıların yüzde 67.5 hayatlarından memnun, mutlu olduğunu söylüyor...
Hayatlarımızdan memnunuz, mutluyuz...

Kadir Has Üniversitesi Türkiye’de 26 ilde yaptırdığı ‘Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Algısı Araştırması’nın sonuçları hafta içinde açıklandı.

Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Çalışmaları Araştırma Merkezi tarafından, kamuoyunun toplumsal cinsiyet ve kadınla ilgili konulara yaklaşımlarını ölçmek üzere düzenlenen araştırma Türkiye genelinde yapılmış. Ancak listede Adıyaman, Batman, Bitlis Diyarbakır, Elazığ, Erzincan, Hakkari, Muş, Şırnak, Siirt, Sivas, Tunceli gibi Türkiye’nin Doğu Anadolu’sundaki iller yok...

Araştırmaya katılanların yüzde ellisi kadın, yüzde ellisi erkek ve yaş ortalaması 39, gelir ortalaması 2600 lira olan 1200 kişiyle önceden hazırlanmış soru formuna bağlı yüz yüze görüşmeler yapılmış.

Katılımcıların yüzde 44.5’i ilköğretim, yüzde 36.8 lise, yüzde 18.4 üniversite mezunu. Yüzde 3 ise lisans üstü eğitimi yapmış. Yüzde 49’u evli. Yüzde 45’i aile tarafından tanıştırılmış, evlilik kararını yüzde 36’sı aileyle ortaklaşa almış. Yüzde 33’ü ise görücü usulüyle evlenmiş.  

ŞİDDET VAR AMA...

Yapılan araştırma sonuçlarına göre Türkiye’de kadınların toplum içinde yaşadığı sorunların başında şiddet geliyor. Ama işin ilginci ‘Türkiye’de kadının en büyük sorunu şiddettir’ diyen erkeklerin oranı yüzde 79,8 olurken, kadınların oranı yüzde 75,7’de kalmış.

Kadının en büyük sorunu olarak eğitimsizliği işaret eden kadınların oranı ise yüzde 34.8 Her iki grubun da kadın sorunu olarak tespit ettiği konu yüzde 41.5’le ‘kadın-erkek eşitsizliği’.

Ardından sokakta baskı ve taciz, işsizlik, çevre ve aile baskısı, işyerinde baskı ve taciz geliyor. Aile içi şiddet konusuna gelince; katılımcıların 63,3’ü aile içi şiddetin ‘boşanmak için yeterli bir sebep’ olduğunda hemfikir.  

Katılımcıların yüzde 86’sı 18 yaş altı evlilik geleneğinin çok yaygın olduğunu söylüyor. Her beş kişiden biri ise rıza ve aile onayı şartı olursa 18 yaş altı evliliği normal karşılıyor.

ÇALIŞMASAK DA OLUR

Cinsiyet eşitliğine yaklaşım konularına gelince işler biraz karışıyor. Ankete katılan kadınların yüzde 64,8’i çalışmadıklarını beyan etmişler. Yaşamı boyunca hiç çalışmayanların oranı ise yüzde 70. ‘Çalışmak ister miydiniz’ sorusuna kadınların yüzde 72,2’si istemezdim cevabını vermiş. Kadınların yüzde 47.9’u da çalışmalarının ‘baba, eş, aile’ izniyle mümkün olmasını normal karşılıyor. “Kocası izin vermiyorsa kadın çalışmamalıdır” seçeneğine olumlu yaklaşan kadınların oranı ise yüzde 35,3.

Ankete katılanların yüzde 62.8’i  TBMM’deki kadın milletvekili sayısını yeterli bulmuyor ama kadının siyasete katılımına da istekli değil. “Politika erkeklerin işidir” diyenlerin oranı 27.9. Oysa bu oran  2015 yılında yüzde 18,3 olarak çıkmış.  

LGBT/Lezbiyen, Gey, Biseksüel ve Trans bireylerin toplumda eşit haklara sahip olmasına katılımcıların yaklaşık üçte biri olumlu yaklaşıyor. Ama “Kadınlar ve erkekler kendi cinsleriyle birlikte olmasını normal karşılayanların oranı yüzde 17,5’te kalıyor. Eşcinsel birlikteliklerin topluma aykırı olduğunu düşünenlerin oranı ise yüzde 53. Katılımcıların yüzde 58.6’sı çocuk sahibi olmak için evli olmanın ya da evlenmenin de şart olduğunu düşünüyor.

Evet, araştırmanın sonuçlarına göre toplumsal olarak ‘Kadına şiddet’ konusunu görmezden gelmiyoruz. Katılımcıların üçte ikisi en büyük sorun ‘şiddet’ diyor. İşsizlik, eşitsizlik, çocuk yaşta evlilikler, taciz, eğitimsizlik en azından katılımcıların üçte biri tarafından sorun olarak kabul ediliyor. Bana göre sonuçlar toplumda hala iplerin erkeklerin elinde ve kadınların da bir tevekkül, kabulleniş içinde olduğunu gösteriyor.

Nereden çıkardın derseniz, yine araştırma sonuçlarından, mutluluk sorularına verdikleri cevaplardan. Katılımcıların yüzde 67.5’i hayatlarından son derece memnun ve mutlu. Çocuklarından mutlu olanların oranı yüzde 97.2, eşinden memnun olanların oranı 90.1, eşinin ailesinden mutlu olanların oranı 82.4.

Erkeklerin yüzde 48’i evdeki tamiratı, ev alışverişini yapıyor. Babaların yüzde 34’ü çocuklarıyla ilgileniyor, kitap okuyor, parka götürüyor, ders çalıştırıyor. Araştırmanın sadece bu bölümüne baksanız, acaba bu cennet gibi mutlu insanların ülkesi neresi diye düşünürsünüz.

Oysa Dünya Ekonomik Forumu/DEF 2015 Küresel Toplumsal Cinsiyet Uçurumu Raporu’nda Türkiye cinsiyet eşitsizliğinde 145 ülke arasında 130’uncu sırada. Bianet’in yerel ve ulusal gazetelerden, ajanslardan derlediği haberlere göre 2016’nın ilk iki ayında 53 kadın öldürülmüş. 23 kadın ve kız çocuğuna tecavüz edilmiş, 94 kadına zorla seks işçiliği yaptırılmış. 36 kadına şiddet uygulanmış. 24 kadın ve kız çocuğuna cinsel tacizde bulunulmuş.

Araştırma sonuçlarına, verilen cevaplara, ortaya çıkan tabloya tabii ki saygılıyım ama toplumsal sorunlar, bireysel mutluluğu, memnuniyeti ne denli etkiliyor, mutluluğu nerede arıyoruz ben hala düşünmeye devam ediyorum...