Hedefimiz Avrupa'nın en büyüğü olmak...

Türkiye'nin ilk Traktör Müzesi sanayici Dursun Keskin tarafından tam bir yıl önce Gelibolu'da açıldı. Keskin'in Gelibolu tutkusunun ve müzenin açılışının ardında masal gibi bir aşk öyküsü var...
Hedefimiz Avrupa'nın en büyüğü olmak...

Türkiye’nin ilk Traktör Müzesinin açılışının üzerinden tam bir yıl geçti. Açıldığı günlerde bir kaç gazete ve televizyon kanalında bu alanında ilk olan müzeyle ilgili haberler de yapıldı. 

Tabii ki bir tarım ülkesi olarak bir traktör müzemiz olmalıydı. Konya, Kayseri, Adana, Bursa, Balıkesir gibi güçlü tarım ve traktör sayısının en yüksek oranda olduğu illerden birinde açılması pek de sürpriz olmazdı. Doğma büyüme Gelibolulu olmama, birkaç kuşak çiftçi ailesinden gelmeme karşın benim bile aklımın ucundan geçmezdi Türkiye’nin ilk traktör müzesinin kasabamızda açılacağı.
Ama çıkıp da hiç kimse Türkiye’nin ilk traktör müzesinin neden ve nasıl balıkçılığıyla ünlü bir kasabada olan Gelibolu’da açıldığını, kimin açtığını pek fazla sorgulamadı.

Ve işin ilginci Traktör Müzesi’nin kurucusu Dursun Keskin ne Gelibolulu ne de tarımla bir ilgisi var. Keskin’in Gelibolu sevdasının ardında aslında masal gibi bir aşk öyküsü var.
1970’li yılların sonunda yol müteahhitliği yapan babasıyla birlikte Gelibolu’ya gelen Dursun Keskin, bu dönemde güzelliği dillere destan Şükriye Yelkenci ile karşılaştı. İlk görüşte aşk ailelerin de onayıyla kısa sürede evliliğe dönüştü. İkili İstanbul’a yerleşti, iki çocukları oldu. Keskin, sanayici olarak yoluna devam etti ama Gelibolu ile bağları hiç kopmadı. Deniz kıyısında aldıkları eski bir evi muhteşem bir hale dönüştürerek her fırsatta gelmeye başladılar.

Dursun ve Şükriye Keskin aynı zamanda tam bir seyahat tutkunu. Sık sık yurt dışına kültür ve gastronomi turlarına çıkıyorlar. Zaten traktör müzesi fikri de böyle bir gezi sırasında ortaya çıkmış.
Dursun Bey, 2006 yılında Almanya’da antika bir traktör müzesini dolaşırken neden ülkemizde de böyle bir müze olmasın diye düşünmeye başlamış. Tamamen hobi olarak başlayan merakı bir süre sonra ciddiyete binmiş.


Anadolu’da, Trakya’nın köylerinde kenar köşesinde kalmış traktörleri araştırmaya başlamış. Sahipleriyle yaptıkları çetin pazarlıklar sonunda satın alıp yenilemeye başlamışlar teknik ekibiyle birlikte.
Bu dolaşmalar sırasında görmüşler ki 1930-1960 yılları arasında dünyanın değişik ülkelerinden ithal edilen çiftçilerine uzun yıllar hizmet eden 70’e yakın marka ve tipteki traktörden geriye pek fazla bir şey kalmamış. Bir çoğu ekonomik ömürlerini doldurduktan sonra hurdacılara satılmak suretiyle eritilmiş, sanayinin demir ihtiyacı olarak kullanılmış.
Dönemin çiftçilerine sahip oldukları traktörlerle ilgili gerekli eğitimler verilemediğinden, kalanların da gerekli bakım onarımları zamanında yapılmadığından hemen hepsinin orijinalliği bozulmuş. 42 traktörün büyük bir bölümünün üretildikleri ülkelerden parçalarını temin ettikten sonra teknik personeliyle gerçeğe uygun olarak yenileyerek çalışır hale getirmişler.

Müze mekanı olarak da eşinin ailesine ait olan tarihi sardalye fabrikasını satın almış ve restore etmişler. Ve böylece ortaya Türkiye’nin ilk traktör müzesi çıkmış. Müzedeki en eski traktörler yurt dışından ithal edilen 1852 model Amerikan malı Nichols & Shepard.co ve 1927 model John Deere. Açılıştan sonra henüz gümrük işlemleri devam eden dört traktör daha satın alınmış. Yurt içinden de araştırmalara alımlara devam ediyorlarmış.
Müzede traktörlerin yanı sıra bu markaları Türkiye’ye getiren mümessillerin 40’lı ve 50’li yıllarda dergilere verdikleri orijinal ilanları, traktörlerle ilgili objeler, eski aksesuarlar da sergileniyor.
Açılışın birinci yıldönümünde bir araya geldiğimiz Dursun Keskin, “Geleceğe yatırım yaptığıma inanıyorum. Önümüze Avrupa’nın en büyük traktör müzesi olma hedefini koyduk. Olanağı olan her iş adamının bir hobisi olmasını ve ilerde bunu müzeye dönüştürecek girişimlerde bulunmalarını dilerim” diyor.


Gerçekten de biriktirme bir tutku olmalı. Keskin’in bir müze açacak kadar da denizcilik aksesuarları var. Dursun Keskin’in söylediği gibi, traktörü, makinayı, çiftçiliği seven her insanın, bu müzeyi ziyaret etmeli. Ziraatçılar, tasarımcılar, akademisyen ve öğrenciler, tarih meraklıları tabii ki toprakla uğraşanlar muhakkak buraya gelmeliler. Müze bir döneme, tarihe de tanıklık ediyor...

Adres: Alaeddin Mah., Kore Kahramanları Cad., No: 19 Gelibolu/ Çanakkale