Her şeyi sıfırladık ya şimdi?

İlham verici fikirlerin ve başarı öykülerinin anlatıldığı TEDxReset 18-19 Nisan'da İstanbul'da... 'Sıfırla' diye yola koyulan konferans serisinin bu yılki konusu: 'Ya Şimdi'.

‘Yolun sonuna mı geldik?’, ‘Sözün bittiği yer’, ‘Nereye gidiyoruz?’, ‘Neler oluyor?’.... Son dönemde ister dünya genelinde ister Türkiye özelinde olsun olan biteni takip edenlerin ortak duygularını, kaygılarını dile getiren cümleler oldu.

Siyasal, sosyal, ekonomik belirsizlikler, hâkim olan kaos belki de en önemlisi adaletsizlik duygusu insanoğlunu yoruyor. Böyle dönemlerde insanlar her zamankinden daha çok ortak akla, ilham veren düşüncelere ihtiyaç duyuyor. Kaygılarından kurtulmak, ötekini dinlemek, hayatını yeniden düzenlemek, değiştirmek istiyor.

TED’in İstanbul ayağı gibi...

Sonuçta hepimiz kararlarımızdan kendimiz sorumluyuz ama ilham verici fikirler, bir başkasının öyküsü, değişimi, dönüşümü tetikleyebiliyor. Bu yüzden de insanlar, dünyanın önde gelen felsefecilerinin, bilim insanlarının, sanatçılarının, tasarımcılarının başarı öykülerini ya da yaratıcı fikirlerini dinlemeyi seviyor.

Bugün birçok ülkede bu gibi konseptlerle konferanslar yapılıyor. Etkinliklerin en önemlilerinden biri de ‘paylaşmaya değer fikirler’ mottosuyla 2006’da yola çıkan uluslararası bir platform olan TED.

TEDxReset ise bir grup TED gönüllüsü ve takipçisinin İstanbul’da bir TEDx ‘zihin konferansı’ yapmak üzere TED lisansı alarak başlattığı bir organizasyon. Yerel hikâyelerin anlatıldığı TEDxReset’in ardında 2007’den beri TED konferanslarını takip eden, tipik bir 68 kuşağı olan Ali Üstündağ var. Üstündağ’ın öyküsü de sıradan değil. California’da doğmuş, dört yaşından 18’ine dek babasının görevi nedeniyle yerleştikleri Paris’te yaşamış. Liseyi bitirdikten sonra ekonomi-politik okumak üzere Londra’ya gitmiş ancak fotoğraf ve filmle ilgilenmek daha ilginç gelmiş.

1974’te Türkiye’ye dönerek Ankara’da Basın Yayın Foto Film Merkezi’nde montajcı ve kameraman asistanı olarak staj yapmış. 1975’te İstanbul’a yerleşmiş. Profesyonel yaşamı fotoğrafla başlamış.

Manajans’ta reklam fotoğrafçısı ve prodüktör olarak çalışmış. Bu dönemde ‘multivizyon’ tekniğini öğrenmiş. Birçok ilke imza atmış. 1987’de kendi şirketi İltek’i kurmuş.

Önyargılara karşı yeni fikirler
TEDxReset’in kuruluş öyküsünü “daha yaşanabilir bir dünya hayaliyle yola çıktık” diyen Üstündağ’dan dinleyelim: “Biz bir adım atmaya karar verdik. Acaba tanımadığımız insanların hayatına pozitif bir etki yapabilir miyiz diye düşündük ve TED’i Türkiye’ye getirmeye karar verdik. İnsanın binlerce yıllık hikâyesine baktığımızda, değişimi yaratma ve değişime uyum sağlama yeteneği sonsuz. Dünya düzenini hayal ettiğimiz yöne döndürecek gücümüz var. Biliyoruz ki ancak seçimlerimiz kadar güzel yaşayabiliriz. Peki neyi seçeceğiz, neyi bırakacağız. Kendimize ‘Bir günlüğüne tüm deneyimlerimizi, önyargılarımızı sıfırlayıp yeni fikirlere yer açabilir miyiz?’ diye sorduk ve haydi sıfırlayalım” dedik.”

İlham veren fikirlerin paylaşıldığı bir platform olan TEDxReset böyle doğmuş. 2010’da Boğaziçi Üniversitesi Albert Long Hall’da ilk etkinliklerini yapmışlar. Acaba 50 kişi toplar mıyız, derken 500 kişi katılmış. Beş yılda katılımcı sayısı 1.100 kişiye ulaşmış. Ve aynı süre içinde 1000 online izleyiciden 18 bin online izleyiciye ulaşılmış.

TEDxReset kâr amaçsız düzenlenen, gönüllü bir organizasyon. TED’de olduğu gibi bağış sistemi yok. Finansı kuruluşundan beri Üstündağ karşılıyor. Hem düzenleyici ekip hem de konuşmacılar etkinliklere yaptıkları katkılardan maddi kazanç sağlamıyor. Ancak sayısı her geçen yıl artan sponsorları var. 

Söz sanatçı ve tasarımcılarda

İlk yıl ‘Zihnini sıfırla’ ile yola koyulan, ‘Ya yanılıyorsan?’, ‘Yolculuk nereye?’ ve ‘Kritik kavşaklar’ ile devam eden TEDxReset bu yıl ‘Ya Şimdi’ sorusunu ortaya atıyor. TİM Maslak Center’da 18-19 Nisan’da gerçekleşecek, tasarım ağırlıklı TEDxReset’te 36 konuşmacı ve altı müzik dans performansı sahne alacak. 15’er dakikalık oturumlarda biyoteknoloji, imece atölyeleri, şehircilik, bağımsız basın, dünyayı değiştirebilecek yeni tasarım anlayışları, çağdaş sanatın teknolojiyle iç içe geçtiği arakesitler, alternatif iş ve yaşam modelleri, sivil toplumun gücü, müzik, dans ve mucizeler yaratan hikâyeler ‘Ya şimdi/ What Now’ çerçevesi içinde sunuluyor.

Ekonomist, sosyolog ve ‘Tanrılar Okulu’ kitabının yazarı Stefano D’Anna, yenilikçi tasarımlarıyla Rauf Kösemen, ‘Gelecekhane’ isimli inovasyon projesi mimarlarından Halil Aksu, Konda’nın kurucusu Bekir Ağırdır, teknoloji performans sanatçısı Kai Fay Choy, yazılım mühendisi Zeynep Sarılar, performans sanatçısı Rob Faust, StüdyoX kurucuları mimar Selva Gürdoğan ve Greger Tang Thomsen, sanatçı Ahmet Öğüt, Şamanizm ve doğa bilimleri araştırmacısı Timur Davletov, vücut için esnek elektronik tıp aletleri üzerine çalışmalar yapan Canan Dağdelen, NewLab kurucusu Scott Cohen, tasarımcı Oruç Çakmaklı, Oy ve Ötesi Platformu temsilcisi Sercan Çelebi, Sulukule Rap Grubu Tahribat-ı İsyan, oyuncu Murat Daltaban ve dansçı Korhan Başaran konuklar arasında. ‘Bi dur’, ‘An-la’, ‘Just stop’, ‘Yüzleş’, ‘Ne istiyorsun’, ‘Harekete geç’ gibi oturumların ardından konferans büyük bir partiyle sona eriyor. Farklı yaşam modelleri keşfetmek isteyen, kendini kavşak noktasında hissedenlere önerilir. Bilet fiyatları 150, öğrenciler içinse 50TL.