İçinden sanat müzesi geçen depo

Taviloğlu Koleksiyonu'ndan 300'den fazla yapıtın yerleştirildiği Tuzla'daki MUDO Deposu kasımda hafta sonları ziyarete açılıyor. Mustafa Taviloğlu, büyük koleksiyonu anlatırken "En büyük yanlışım yurtdışından eserlere geç bakmak" diyor.
İçinden sanat müzesi geçen depo

Tuzla Sanayi Sitesi’nde simsiyah, büyük ama bir o kadar da zarif ve yalın bir bina. Burası bir konsept mağazanın yönetim merkezi ve tüm operasyonların yönetildiği deposu. Kapıdan içeri girdiğiniz andan itibaren Haluk Akakçe, Komet, Selma Gürbüz, Zeger Reyers, Pınar&Viola, Ardan Özmenoğlu, Ahmet Öğüt, Seçkin Pirim ve daha yüzlerce güncel sanatın önde gelen isimlerinin yapıtlarıyla yüz yüze geliyorsunuz. Merdivenler, antreler, toplantı ve yönetim odaları, yemekhane, depolar, dinlenme salonları nereye başınızı uzatsanız karşınızda bir resim, fotoğraf, heykel, video ya da bir yerleştirme. Evet, burası Mudo’nun Tuzla Merkezi.

Giyim, mobilya, her türlü kişisel ve eve ait aksesuvar ve eşyaları bir araya getirip konsept mağazacılıkta öncü olan Mustafa Taviloğlu iş dünyasının en kendine has, en renkli isimlerinden biridir. Ama sanat dünyasını az çok takip edenler için onun işadamlığı kadar koleksiyonerliği de önemlidir. Ekonomi sayfalarında okuduğunuz gibi Mudo Concept yurt içi ve dışında yeni bir büyüme stratejisi içinde. Hepsi de çok heyecan verici projeler. Sanat boyutu da öyle. Ekim ya da kasım ayında Borusan gibi Mudo Lojistik ve Dağıtım Merkezi’ni müze olarak hafta sonu halka açmanın altyapısını hazırlamaya çalışıyorlar. Ancak beni bu buluşmada en çok etkileyen Mustafa Taviloğlu’nun yenilikleri anlattıktan sonra oğluna dönüp sarf ettiği bir cümle oldu. Ve sonra her şeyi bir yana bırakıp oturup onun koleksiyon tutkusunu, sanata dair yapmak istediklerini konuştuk...

Biraz önce toplantıda yapacağınız yenilikleri anlattıktan sonra oğlunuza dönüp “Ömer artık bu emeğimden sonra bir tablo alırsın bana” dediniz. Bu, bir tutku değil mi?

40 yıl oldu resim almaya başlayalı ama kendimi her gün yeni başlamış gibi hissediyorum. Ve bu hafta başlamış gibi öğrenmeye çalışıyorum.

Alımlarınız eski yoğunluğunda devam ediyor mu?
Biraz daha gizli alıyorum şimdi. Yönetim beni bu sene “Yatırımlarımız çok büyük, hem de alımlardan ziyade eserleri sergileyeceğimiz mekânı hazırlayalım” diyerek engelliyor. Aslında haklılar ama ben yine dayanamıyorum. Onlar da abilerini kıramıyorlar, aldıklarını ödüyorlar.

Seçimlerinizde bir farklılık oldu mu?

Evet, altı yedi yıldır yurtdışından yapıtlarla da ilgileniyorum. Bu resim işinde yaptığım en büyük yanlışlık yurtdışından eserlere geç bakmak oldu. Onu her fırsatta yeni koleksiyonerlere öneriyorum. Şimdi işimizi de öyle kurguluyoruz. Sadece içerde büyümek Türkiye’ye katkı değil, yurtdışında da büyümeli dışarıda da varlığımızı kanıtlamalıyız. Beş altı senedir yurtdışı fuarlara gidiyorum, alım da yapıyorum.

Neler alıyorsunuz?

Sadece genç sanatçıların yapıtlarından alıyorum. Ve meşhur olmamış, fiyatı yükselmemiş, tanınmamış sanatçıların yapıtlarını tercih ediyorum. Zaten çok pahalı olanları alamıyorum da ama aklımda kalmıyor. Üç dört senedir ismini bilmediğim sanatçıların işlerini gözüme güvenerek, fiyatını yaşını sorarak alıyorum.

Peki tuval resmi, enstalasyon gibi spesifik bir tercihiniz oluyor mu?

Yok yok. Mektepte bir arkadaşım vardı, ben sadece sarışın severim derdi. Benim sarışın da arkadaşım olmuştur esmer de. Figüratif de severim nonfigüratif de. Şimdi fotoğraf da çok ilgimi çekiyor.

Yanlış hatırlamıyorsam ilk yıllarda daha çok resim ağırlıklı alım yapıyordunuz?

Evet, 10 yıl öncesine dek sadece tuval resmi ağırlıklı alım yapıyordum. Bu da yanlışmış. Fotoğrafı, videoyu sanat olarak görmüyordum. İşime çok kendimi verdiğim dönemlerde, işim dışındaki yeniliklere kolay kolay adapte olamıyordum. Mesela internete daha önce başlayabilirdim. Sanatta da öyle. Konsantrasyonumu daha iyisini yapayım diye sadece tuval resmine verdim. Şimdi fotoğraf da video da enstalasyon da alıyorum.

Dönem dönem eski aldıklarınızı elden çıkarır mısınız?

Kataloğumu yapana, yani yirmi sene öncesine dek yapardım. Ondan sonra böyle bir yenilemeye gitmedim. Zaten daha sonra aldıklarım çağdaş resimler oldu. Kataloğumu da iftiharla söyleyebilirim ki seçerek yaptım.

Koleksiyonunuzda ne kadar parça var ortalama?

Ben koleksiyonumun ve paramın hesabını bilmem. Daha doğrusu sayısını bilmem. Söylemek de istemem.

Mecidiyeköy’de müze açma planlarınız ne aşamada?

Aslında müze ucuz geliyor, sanat ortamı demeyi tercih ediyorum. Evet yapacağız. Mecidiyeköy’de olacak, Murat Tabanlıoğlu projeyi çizdi. Oluşum, sponsorluklar için bir arama konferansı yaptık. Çok iyi fikirler çıktı. İçinde sadece benim koleksiyonum olmayacak diğer koleksiyonerlere de yer vereceğiz. Yeni alımlar da olacak. Dünyadan ve Türkiye’den genç sanatçıların yapıtlarını sergilemek istiyoruz. Çok amaçlı salonlar, restorasyon odası olsun içinde istiyorum. İki yıla dek gerçekleştirmemiz lazım.

Yurtdışında açacağınız Mudo Concept mağazalarının içinde bir galeri mekânı düşünür müsünüz, güncel Türkiye sanatını tanıtmak adına?

Bu aklıma gelmedi ama yurtdışındaki mağazalarımızda yeni dönem koleksiyonumuzdan parçaları geçici sergilerle göstermek istiyoruz...