İhtiyacımız özel günler değil fırsat eşitliği

Hande Bozatlı Avrupa Bölgeler Meclisi Başkanı ancak Türkiye'deki yerel yönetimlerin ilgisizliği bu pozisyonu kaybetmemize neden olabilir. AER Başkanı erkek mi olmalıydı?
İhtiyacımız özel günler değil fırsat eşitliği

İster kadınlar, ister anneler günü olsun hiç fark etmiyor, genel toplumsal anlayış hemen olayı çiçek, böcek, hediyeye döndürüyor. Kadın bir hoşluk, aksesuar ve erkeklerin atfettiği değer kadar önemli hala. Yok sayıyorsa yok oluyor. Hele hele erkeklerin egemenliğinde bir dünyada kadınların başarıları hiç affedilmiyor.

Bu alanların başında da siyaset geliyor. Zaten bu konu üzerine büyük laflar etmeye gerek yok, istatistiklerle durum ortada. Yakındaki seçimlerde de değişim yaşanacak mı göreceğiz.

Size bugün uluslararası çok önemli bir kurumun, Avrupa Bölgeler Meclisi’nin başındaki bir kadından söz etmek istiyorum. Eminim ki hiç biriniz ne bu kurumu ne de başındaki ismi tanıyorsunuz. Kimileri de onu sadece ünlü bir cilt doktoru olarak tanıyordur.

Hande Bozatlı çok yoğun çalışan, başarılı bir cilt doktoru. Ancak 2009 yılında farklı bir şeyler de yapmalıyım, eğitimli, para kazanan bir kadın olarak bir yandan da ülkeme yararlı olmalıyım diyerek yerel siyasete girer. İstanbul İl Genel Meclisi Üyeliği’ne seçilir.

Mesleki kontakları, bir ayağının sürekli yurt dışında olması, dil bilmesi gibi artılarıyla uluslararası siyaset üzerine yoğunlaşır. Avrupa Konseyi faaliyetlerinin yanı sıra Avrupa Bölgeler Meclisi’nin önce başkan yardımcılığına, daha sonra da başkanlığına seçilir.

Avrupa Bölgeler Meclisi (AER) Avrupa'nın ilk ve en büyük resmi bölgesel yönetimler kurumu. 35 ülkeden 200'den fazla bölgesel yönetim üyesi var.

AER'in bir diğer önemi de Avrupa'da 'Özerklik' tanımlamasını yapan ve daha sonra bunu Maastricht anlaşması başta olmak üzere tüm Avrupa'da kabul ettirmiş bir kurum olması. Avrupa Konseyi Bölgesel yönetimleri de AER'nin uğraşıları sonucu kurulmuş. Bu bağlamda AER Avrupalılar için duygusal ve tarihi bir öneme sahip.

Ve böyle bir kurumun başına Mayıs 2013'de bir Türk kadın siyasetçinin seçilmesi de onlara büyük bir sürpriz olur. Kurumun tarihinde ilk kez AB dışından ve ilk kez birinci tur oylamada bir Türk Başkan seçilir. Tabii bunun ardında Hande Bozatlı’nın dirayetli ve disiplinli çalışması ve İskandinav ülkelerinin büyük desteği var.

Bozatlı “Sayın Cumhurbaşkanımız da başkanlık seçim sürecinde çok büyük destek verdi” diyor.

Hande Bozatlı, başkanlığını yaptığı kurumu yönetebilmek için uzun yıllardır Fransız ve Belçikalıların yürüttüğü AER Sekretaryasında değişiklik yapar. Çok zor bir operasyon olmasına rağmen mantıklı sebepler göstererek ve Avrupa'daki farklı siyasi lobi çatışmalarından yararlanarak, Genel Sekreter dahil sekretaryanın büyük bir bölümünü işten çıkarır. Bosna'dan çok yetenekli ve tecrübeli bir grubu sekretaryaya alır. Tabii Fransızlar bunun rövanşını üye bölgelerinin ödeme yapmamasıyla almaya kalkarlar.

Ancak Bozatlı yılmaz, kurumu iflastan kurtarır ve AER yeni bir yapılanmayla Afrika ve Asya'ya açılır. Ayrıca uluslararası siyasi kurumlarla Avrupa'nın  yerel ve bölgesel siyasetçilerini birlikte yetiştirmek için sözleşmeler yaparlar.

Hande Bozatlı’ya göre “Tüm bunlar,  kullanabildiğimiz takdirde Türkiye lobisi için de çok önemli  güç kaynakları”. Özellikle Amerika, Avrupa ve Kuzey Afrika'da çok büyük ve üst düzey bir siyasi network oluştururlar.  

Bu arada Bozatlı Avrupa'nın önemli bir politika dergisinde 2015 yılının 75 dünya lideri listesine girer ve röportajı yayınlanır. Ancak Türkiye'de bu haber hiç bir yerde yayınlanmaya değer görülmez. 

Zaten onu yok sayan sadece basın değildir, destek olması gereken yerel yönetimler de bu kurumu ve stratejik önemini anlamak istemezler. Bozatlı, tüm toplantılara kendi maddi olanaklarıyla katılır.

Bozatlı çok zarifçe “Türkiye'nin hareketli siyasi gündeminde, en yakınımdaki kişiler dahi, bir Türk'ün başkanlık yaptığı bu kurumdan nasıl yararlanabiliriz diye düşünemediler. Türkiye lobisinde bugün ülkemiz ve hükümet çok önemli adımlar atıyor, ancak AER  gibi kurumlarda yaptığınız lobi doğrudan AB içinden yaptığınız ve hatta AB siyasetçilerinin desteğiyle yaptığınız Türkiye lobisi oluyor. Çok etkin oluyor. Daha büyük bir destekle, daha da etkili olabilecek bir konumdu. Neden değerlendirmek istemediler hala anlamış değilim” diyor.

Aslında anlamayacak bir şey yok, bir kadın yerine hangi parti olursa olsun bir erkek olsaydı, destek ve ilgi görecekti. Kadına fırsat eşitliği olmadığı sürece de bu değişmeyecek. Hande Bozatlı henüz kesin kararını vermemiş ancak yeni dönemde böyle tek başına sürdüremeyeceği için AER’den ayrılmayı düşünüyor.

Durumu özetleyecek olursak; AER gibi kurumlar aslında kar amacı gütmeyen sivil toplum örgütleri olduğu için başkanına bir ödeme yapılmıyor, masrafları da başkanın karşılaması daha doğrusu yerel yönetimlerin bütçesinden kaynak ayrılması gerekiyor.

Bir çözüm bulunamazsa, ayrılmak durumunda kalırsa bu Bozatlı’dan çok Türkiye’nin kaybı olacak. Bir daha uzun bir süre böyle bir sivil toplum kuruluşunun başına Türkiyeli bir başkan kolay kolay gelemez. Kimin umuru derseniz, bilmiyorum ama birilerinin de olmalı...