İlk resmini alan birini görmek yetiyor

Ümit İyem'e göre İstanbul Sanat Fuarı/ Artist'in en önemli özelliklerinden biri paranın ön plana çıkmadığı bir fuar olması. Zira fuarda her bütçeye uygun eser bulmak mümkün. Fuardan bütçesine göre evine resim alabilen birini görmek İyem'e tüm yorgunluğunu unutturuyor
İlk resmini alan birini görmek yetiyor

Yaklaşık 1000 sanatçı: 21. İstanbul Sanat Fuarı/ Artist 2011, bu sene birçok önemli sanatçının işlerini Tüyap Büyükçekmece ye taşıyor. Yaklaşık 1000 sanatçının yanı sıra bağımsız grup ve inisiyatif sergilerinde yüzlerce genç sanatçı fuarda işlerini izleyiciye sunuyor. Bu sene üç farklı salonda yaklaşık 15 bin metrekarelik bir alana yayılan Artist 2011, 20 Kasım a kadar devam edecek.

21 yıl önce Tüyap İstanbul Kitap Fuarı’nın gölgesinde yola koyulan İstanbul Sanat Fuarı/Artist, ne amaçladığını bilen sağlam adımlarla yolunda ilerliyor. Başladığı günden bu yana işin başında amatör bir ruhla çalışan Tüyap Genel Müdür Yardımcısı Ümit İyem var.
İstanbul Sanat Fuarı’nın ilk günden beri bir sponsoru yok. Her şey Tüyap’ın kendi kaynaklarıyla kotarılıyor. Yıllardır İyem’e en çok keyif veren şey de elinde 3-5 bin lirası olan bir sanatseverin evine bütçesine göre bir resim alması. “Fuardan ilk resmini alan biri kadar bana mutluluk veren biri yoktur” diyor Ümit İyem. Nuri İyem’in oğlu olmak, onun tedrisatından geçmek böyle bir şey olmalı… 

Bu yıl sanat fuarında neler ön plana çıkıyor, belli bir konsepti var mı?
Bu seneki konseptimiz ‘kamusal alan ve sanat’. Bildiğin gibi senelerdir tüm dünyada tartışılan çok farklı görüşleri içinde barından bir kavram. Hele Türkiye gibi bir ülkede son yıllarda çok tartışılan bir konu oldu. Bizde bu konuya dikkat çekmeye çalıştık. Bu seneki kataloğumuzun önsözü, Zeki Coşkun’un ‘Sanatın kamusal alanda şiddetle sınanması’ başlıklı yazısında vurguladığı gibi kamusal alan inşasında sanat daima kurucu rol oynamıştır. Varlığıyla ya da yokluğuyla... 

Siz sanat fuarlarının en eskisisiniz. Sayıları her geçen gün artan diğer fuarlardan farkınız nedir?
Artist’in her sene çoğalan sanat fuarlarından ayrılan en önemli özelliği galeriler bölümünün dışında, yüzlerce genç kuşak ressamının serbestçe ve bağımsız olarak seslerini duyurabildiği, düşüncelerini aktarabilme imkanı bulduğu özgür bir platform haline gelmesidir. Bir başka ayırt edici özelliği de paranın ön plana çıkmadığı, sadece koleksiyonerlere değil, sanatseverlerin alım gücüne uygun sanat eserlerinin de bulunması. 

Yurtdışından katılım nasıl?
Bu sene İtalya’dan Kültür Bakanlığı’nın ve yedi gençlik enstitüsünün seçtiği 100 sanatçının işleri özel bir bölümde sergileniyor. Yine İtalya’dan Bergamo Sanat Fuarı’nın Tüyap’la yaptığı anlaşma doğrultusunda 10 İtalya sanatçısı birer işleri ile temsil ediliyorlar. Bunun karşılığında da ocak ayında fuardan 10 sanatçının 30’a yakın işi Bergamo Sanat Fuarı’nda sergilenecek. 

Bu yıl özel koleksiyoner onur ödülü Münir Ekonomi’ye verildi. Nedir Ekonomi’nin farklılığı diğer koleksiyonerlerden?
Münir Bey’in kendi entelektüel birikimleri içinde plastik sanatlara duyduğu sevginin yanında yine bu coğrafyada yaşamış geçmiş kültürlere ait çeşitli arkeolojik eserleri de aynı tutkuyla topladığını ve koruma altına aldığını, bunları toplumla paylaşmak istediğini hissettik. Türkiye’de genellikle bilinen koleksiyonerlerin dışında farklı bir koleksiyoner olduğunu gördük. Bu ödülü kabul edip, fuarımızı da onurlandırdığı için kendisine bir teşekkürü borç bilirim. 

Sanatçı onur ödülünü alan grafik tasarımcı Yurdaer Altıntaş’ın tiyatro afişleri, dergi kapaklarıyla ilk kez karşılaştım ve beni çok etkiledi…
Biliyor musun, Yurdaer Bey’in evine gidip, dolaplarından çekmecelerinden tek tek bulup çıkardık o eserleri. 1960’lı yıllarda hiçbir dijital malzeme kullanmadan yaptığı orijinal afişleri yıllar sonra ilk kez biz gün yüzüne çıkardık. Mesela Dormen Tiyatrosu’nun bir oyununun afişi var tek, hiç bir kopyası yok. Keşke bu eserler dağılmadan bir müze ya da koleksiyoner toplu olarak alsa.

Ekonomi’nin ‘arkeolojik’ koleksiyonu sergileniyor
Prof. Münir Ekonomi, anayasa ve ticaret hukuku konusunda çalışmaları ve birçok kuruma verdiği desteğin yanı sıra sanatın her dalından; müzikten edebiyata, seramikten resme kadar birçok alanda geliştirdiği bilgi birikimiyle oluşturduğu koleksiyonundan bir bölümünü İstanbul Sanat Fuarı’nda sergiliyor. Serginin ilk bölümünde, Kültür Bakanlığı ve İstanbul Arkeoloji Müzesi gözetiminde korunan, özel izinle fuar alanına gelen 150 arkeolojik nadide eser ‘Arkeolojide Sanat’ başlığı altında sunuluyor. Kalkolitik dönemden Bizans dönemine uzanan geniş bir zaman dilimine ait eserlerin yer aldığı serginin ilk bölümü; ‘gündelik yaşam, inanç, savaş, gömü gelenekleri ve sanat’ başlıklarından oluşuyor. Serginin ikinci bölümü ise Fikret Mualla, Mehmet Nejat Devrim, Bedri Rahmi Eyuboğlu, Mehmet Güleryüz gibi Türkiye sanat tarihinin önemli ressamlarının eserlerinden oluşuyor.