İzmir'e sadece müzeleri için bile gidilir

Türkiye'de bir ilk olan Kadın Müzesi, Radyo ve Demokrasi Müzesi, Oyun ve Oyuncak Müzesi, Mask Müzesi, Neşe ve Karikatür Müzesi'yle İzmir tam bir butik müzeler cenneti...
İzmir'e sadece müzeleri için bile gidilir

İzmir’de doğup büyümedim ama yarı İzmirli sayılırım. Üniversite yıllarım İzmir’de geçti. İlk kez İzmir’de çalışmaya başladım. Güzel anılarım ve dostlarım var. Kısacası bu kent benim için önemli ve her fırsatta gitmeyi severim.

Bu kez gitme nedenim ise Türkiye’nin ilk kadın müzesinin Konak Belediyesi tarafından açılacak olmasıydı. Durun hemen, bir an benim de içimden geçirdiğim gibi ‘Erkek müzesi mi var, cinsiyete dayalı müze mi olur?’ demeyin. Siyasetten iş dünyasına, sanattan edebiyata hala nüfusa oranımız ölçüsünde varlık gösteremediğimiz, azınlıkta kaldığımız sürece olması gerekiyor. Öte yandan zaten dünyadaki bütün soykırım ve savaş müzeleri bir anlamda ‘erkek müzesi’ sayılabilir.

Bugün dünya genelinde de 70 ülkede tarihten feminist mücadeleye farklı konularda kadın müzesi var. Konak Belediye Başkanı Hakan Tartan da bu müzeyi açmaktaki amaçlarının “Kadını içinde yaşadığı toplumdan soyutlayıp kadın-erkek ayrımcılığı yaratmak değil, kadının yaratıcılığını ve üretkenliğini ortaya çıkaracak orijinal eserlerin, görsel ve işitsel malzemelerin bir araya getirilmesiyle unutulan geçmişlerini ve bugün bulundukları noktayı fark edilir kılmak” olduğunu söylüyor.

Kadın Müzesi, İzmir’in en eski yerleşim merkezlerinden Basmane’de orijinaline uygun restore edilen iki katlı eski bir konakta açılmış. Binanın 13 odası ‘Antik dönemde Anadolu kadınları’, ‘öncü kadınlar’, ‘koleksiyon eserler’, ‘protesto ve kadınlar’, ‘enstalasyon odası’, ‘atölye’, ‘ geçici sergi salonu’, ‘kütüphane’ gibi bölümlere ayrılmış. Müzenin kapısından adım atar atmaz Atatürk’ün 1929’da manevi kızı Nebile’nin Ankara Palas’ta yapılan düğününde gelinle dansı karşılıyor gelenleri. Sonra ilk tiyatro oyuncusu Afife Jale, ilk gravür sanatçısı Aliye Berger, ilk kadın siyasi parti başkanı Behice Boran, ilk kadın petrol mühendisi Halide Ural Türktan, ilk kadın askeri pilot Sabiha Gökçen ve ilk kadın yargıtay üyesi Melahat Ruacan gibi 50 öncü kadının fotoğraflarıyla merdivenler çıkılıyor.

‘Cumartesi anneleri’, ‘kürtaj hakkımızdır bedenimiz bizimdir’ başta olmak üzere bir çok kadın protestoları ve yürüyüşleri kimi zaman sesli anlatım kimi zaman da gazete kupürlerine yansıyan hikâyeleriyle anlatılıyor. Şimdilik sayıları çok az da olsa güncel kadın sanatçıların yapıtlarına da yer verilmiş.

Anadolu’da kurulan özel ya da belediyeye ait bu tarz kent müzelerinin en büyük özelliği -ya da zaafı diyelim- kıyafet, obje ağırlıklı folklorik müzeye dönüşmesidir. Kaftanlar, gelinlikler, takılar ve biraz fotoğrafla kadınlara giyim kuşam ve mutfaktan ibaret bir dünya çizilir. İzmir’e gelirken de ‘kadın müzesi’ konusunda bu tarz kuşkularım vardı. İzmir Kadın Müzesi’nde de şimdilik bu zaafın izleri olsa da yapı daha farklı kurulmuş.

Özellikle Antik, Osmanlı, Tanzimat ve Cumhuriyet dönemi kadınlarının protestolarla kendilerini var etme sürecinin anlatıldığı, olaylara yer veren arşiv gazete kupürlerinin sergilendiği oda bu farklılığı yakalamış. Bu bölüm güncel olanı da takip ederse, gerçek anlamıyla Türkiye’nin kadın tarihi müzesi olur.

Geçmişe projeksiyon yaparken de sosyolojik, politik, felsefe ve edebiyat konularında da inisiyatif alan, yapıt veren kadınlara daha fazla yer verilmeli diye düşünüyorum. Tabii ki bir çok müzede olduğu gibi burası da zaman içinde çalışmalar yapıldıkça, kadınlar sahiplendikçe gelişip dallanıp budaklanacak. Hakan Tartan ve ekibi bunu başlattı. Şimdi sorumluluk hepimizde olmalı...


İZMİR’DE BUTİK MÜZECİLİK
Konak Belediye Başkanı Hakan Tartan, sanıyorum kültür sanata en fazla yatırım yapan, butik müzecilik geleneğini başlatan belediye başkanı olarak tarihe geçecek. Ümran Baradan Oyun ve Oyuncak Müzesi, İzmir Mask Müzesi, İzmir Neş’e ve Karikatür Müzesi ile Radyo ve Demokrasi Müzesi onun inisiyatifiyle açıldı. Aslında Tartan’ın müzecilik aşkı başkanlığının da öncesine uzanıyor. İzmir Atatürk Müzesi de milletvekilliği dönemine den geliyor. Ve şimdi sırada üç yeni müze planı daha varmış. Tartan’a göre butik müzecilik, turizm kenti dendiği halde turisti az olan İzmir’e yerli yabancı turist de kazandırıyor. Son üç yılda açtıkları müzeleri 70 bin yerli yabancı turist dolaşmış.

İzmir’de Kadın Müzesi’nin yanı sıra yine Basmane’de yer alan Altınpark kazı alanını ve tam karşısında bulunan Radyo Müzesi’ni de dolaştım. Antik dönemde Roma Yolu’na açılan bölge diye bilinen Altınpark, kazı tamamlandığında ve çevresi düzenlendiğinde İzmir’in en önemli arkeolojik alanlarından bir olacak kuşkusuz. Restore edilen tarihi sarmaşıklı evde açılan Radyo Müzesi’nde yer alan yüzden fazla radyo, bağışlarla toplanmış. İlk radyo yayını 1921’den günümüze radyoların serüvenini Atatürk’ün 10. Yıl Nutku’nu, Adnan Menderes’in Yassıada, Deniz Gezmiş’in mahkeme savunmalarını, Kenan Evren’in darbe konuşmasını dinleyerek hatırlamak aynı zamanda tarih dersi etkisi yaparak unutmamamız gerekenleri bir kez daha hatırlatıyor.