Kadının adı yine yok ya da tek başına kazanılmış bir zafer!

Politikada kadının adı her zamanki gibi yine yok. İkinci kez Avrupa Bölgeler Meclisi Başkanı seçilen Hande Bozatlı'yı yine ilgili kurumlar yalnız bıraktı, basın da görmezden geldi...
Kadının adı yine yok ya da tek başına kazanılmış bir zafer!

Bugün sizlere Türkiye’den bir kadını, Doktor Hande Bozatlı’yı anlatmak istiyorum. Bozatlı, kliniğinde başarılı bir biçimde sürdürdüğü çalışmalarının yanı sıra, 2013 yılından bu yana Avrupa’da ve dünyada stratejik öneme sahip Assembly of European Regions/ Avrupa Bölgeler Meclisi’nin başkanlığını yürütüyor.

Dr. Hande Bozatlı, 2009 yılında Üsküdar’dan İl Genel Meclisi Üyesi olarak politikaya atıldıktan sonra Dış İlişkiler Komisyon Başkanı, ertesi yıl da  Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi ve Avrupa Bölgeler Meclisi üyesi olmuştu. 

AER Kültür, Eğitim ve Gençlikten Sorumlu Başkan Yardımcılığı görevinin ardından da ilk AB dışı bir ülkenin temsilcisi olarak kurumun başına gelmişti.

Bozatlı, 1 Aralık’ta oy birliğiyle ikinci kez AER’in başkanlığına seçildi. Avrupa’nın radikalleştiği, milliyetçilik duygularının arttığı bir dönemde bu gerçekten de büyük bir başarı.

Ancak böylesi önemli bir gelişme nedense hiç bir basın yayın organında yer almadı. Haberi yapılacak kadar değerli bulunmadı. Türkiye’nin yurt dışındaki politik başarılarını duyurmak hele de bu başarının ardındaki isim kadınsa kimseye ilginç gelmiyor. 

Oysa Türkiye’den de bir çok belediyenin üyesi olduğu Avrupa Bölgeler Meclisi, Türkiye’nin AB üyeliği yolunda da, boğuştuğumuz göç ve göç sorunları için de çok sesimizi duyurabileceğimiz çok önemli bir platform.


AER Avrupa’nın bölgesel yönetimlerdeki önde gelen kurumlarından biri. Hükümetlerden destek almadığı için bağımsız ve gerektiğinde muhalefet de yapabiliyor. Avrupa Bölgeler Meclisi’ne 35 ülke 230 bölge üye.

AER’in  yerinde hizmet ve bölgesel politika ilkelerini teşvik etmek, Avrupa Kurumları içerisinde bölgelerin politik etkisini arttırmak, Avrupa Birliği’nin genişlemesi ve küreselleşme sürecinde bölgeleri desteklemek, daha geniş bir Avrupa Birliği ve ötesi için bölgeler arası işbirliğine destek olmak gibi amaçları var.

Ve Avrupa’nın ve Türkiye’nin yüz yüze olduğu mülteci sorununa çözüm üretmeye çalışan kurumun başında, işini çok iyi yaptığı için ikinci kez seçilen Türkiyeli bir kadının olması haber değeri taşımıyor!

Hadi basın bu kurumu tanımıyor, o yüzden de önemsemiyor diyelim. Ya İstanbul başta olmak üzere yerel yönetimler, devlet kurumları onlar da kolunu kıpırdatmıyor.

Hande Bozatlı’ya hiç bir belediye kaynak ayırmak istemedi, destek olmadı, o da yurt dışındaki toplantılara uzun yıllardır kendi olanaklarıyla katıldı. Türkiye’nin Avrupa’da kendini anlatma gibi bir çok önemli bir sorunu varken, Bozatlı’nın bu yolculukta tek başına olması, destek verilmemesini anlamak zor.

Seçimde Türkiye’den sadece Denizli, Kırşehir, Erzurum, Gaziantep’ten Belediye başkanları ve yerel yöneticiler varmış. Seçim sonrasında arayıp kutladığım Hande Bozatlı’yı en çok yaralayan İsveçli bir üyenin “Farkında mısın, biz seni Türkiye’den daha çok destekliyoruz” demesi olmuş. Bozatlı “Ülkem adına çok utandım” diyor.

Yakında bu başarıyı sahiplenmek isteyenler olacaktır ama kimse kusura bakmasın, bu bir kadının tek başına kazandığı bir zafer...