Kadınlar da içkiden anlar hem de çok iyi...

Dünyada içki, özellikle şarap tadımında uzman kadınlar artıyor. Sizleri Türkiye'nin ilk içki marka elçisi bir kadınla tanıştırmak istiyorum: İlkgün Çam
Kadınlar da içkiden anlar hem de çok iyi...

Bir süre önce internette dolanırken bir sitede “Kadın içtiği içkiden belli olur” başlıklı bir yazı gözüme çarptı. Adını çok saçmaladığı için vermek istemiyorum ama yazan, bira, şarap, rakı, likör, kokteyl, viski içen kadınlar hakkındaki ipe sapa gelmez yorumlarını son derece seksist bir yaklaşımla anlatmış. Hepsine yerimiz yetmez ama yazıyı yazanın en sevdiği kadın türü ‘Hiç içki içmeyen kadınlar’: “En ideali bu tür kadınlardır. İçki içmeyen kadın en güzel kadındır. Kadınlığını bilen en zarif ve hoş kadındır bir iki kadeh çok arada bir içiyorsa.”
Kadınları içtikleri içkilere göre sınıflandıran uzmanımız, konyak içen bir kadın ise henüz tanıyamamış. Aslında ‘kadın ve içki’ ikilisini fanteziler, efsaneler hiç yalnız bırakmaz. İçki içmek bir ölçüye kadar hoş görülse de içki hakkında fikir yürütmek kültürümüzde hep erkeklere özgü bir haslet olarak kabul edilir.

Ancak son 40 yıldır dünyada içki özellikle de şarap konusunda, ‘Master of Wine’, ‘Master Sommelier’ gibi şarap tadımında uzman kadınlar artıyor. MW Jancis Robinson, Sarah Abbot ve Dilek Caner, MS Anne Crouzet ve Burçak Dosembre ilk aklıma gelenler. Bir de şarap yapım uzmanı, önolog kadınlar var ki onlar apayrı bir yazı konusu olacak kadar uzun. Bu alanın en iyileri arasında olan Aslı Odman ve Özge Kaymaz’a selam olsun diyerek bir başka ilke geçelim.

Türkiye’nin ilk içki marka elçisi
Bugün sizleri Türkiye’nin ilk içki marka elçisi bir kadınla tanıştırmak istiyorum. İlkgün Çam, bu yılın başında Moet&Hennesy Türkiye şirketine ‘Brand Ambassador’ olarak atandı. İlkgün, İzmirli bir ailenin kızı. Çocukluğu anneannesinin yaptığı şarapları tadarak geçmiş. En büyük hayali de üniversitede şarap yapmayı öğrenmek ve bağlarındaki üzümlerle şarap yapmakmış.

Ancak Türkiye’de ‘önoloji’ bölümü olmadığı için ODTÜ’de Gıda Mühendisliği eğitimi almış. Okul döneminde Kavaklıdere ve Corvus’ta yaptığı stajların ardından şarap yapmak değil, üretim sonrası tadım kısmında uzmanlaşmanın kendisine uygun olduğuna karar vermiş. Londra’da çok ünlü bir şarap eğitim merkezi olan WSET’te orta ve ileri düzeyde kurslara katılmış. Aynı dönemde Veritas Şarap ve Eğitim Organizasyon şirketinde çalışmaya başlamış.

Türkiye’de düzenlenen tüm etkinliklerde de görev almış, Master of Wine’larla yakın dostluklar kurmuş, Jancis Robinson’a tüm şarap bölgelerimizi tanıtmış. Mimolett’te bir süre someliyelik yaptıktan sonra, Corvus Wine& Bite ve Tribeca restoranlarında koordinatör olarak çalışmış; MSA ve Okan Üniversitesi’nde şarap dersleri vermiş.

Bu yılın başından beri de Moet&Hennesy Türkiye’nin marka elçisi. İlkgün’ü beş yıl kadar önce Mimolett restoranda someliyelik yaparken tanıdım. Müşterilerle kurduğu dengeli ilişki, şarap hakkında verdiği bilgilerle o dönemde benim gibi birçok kişinin hayranlığını kazandı. İlkgün’ün bu meslekte kalıcı olacağını ve hızla ilerleyeceğini düşünüyorum...

Bebek semtiyle özdeşleşen, İstanbul’da ‘bistro-cafe’ türünün ilk örneklerinden olan Mangerie 10’uncu yılını kutluyor. İş dünyasından yeme-içme dünyasına House Cafe’lerin kurucu ortağı olarak geçiş yapan, kısa süre sonra oradan ayrılarak Mangerie’yi açan Elif Yalın 10 yıl içinde başarı ve kalite grafiğini hiç düşürmeden iyi bir şef olduğunu da kanıtladı. Birkaç yıl önce de bugün Nişantaşı’nın en popüler mekânlarından Delicatessen konseptini yarattı. Bu yılın başında Asmalımescit’te ikinci şubesini açtı. Mangerie 2014 boyunca farklı etkinlikler planlıyormuş ama ilk sürpriz Mangerie markalı prosecco ve özel bir tatlı olacakmış...

Mövenpick Oteli’nin baş aşçısı Giovanni Terracciano Azzur Restaurant’ta çok ilginç bir projeye imza atıyor. 27 Mart akşamı İstanbul’un ünlü kadın şefleriyle birlikte mutfağa giriyor. Lucca’dan Pelin Çakar, Kauf’tan Ceren Tekşen, Maya Lokantası’ndan Didem Şenol, Vanilla Rococo’dan Claudia Roditi, Alkalist’ten Miyase Bülbül’ün yarattığı yemeklere someliye Burçak Desombre’nin seçimiyle Barbare Şarapları eşlik ediyor. Gece, saat 19.30’da küçük hoşlukların sunulacağı kokteyle başlıyor. Ardından da beş çeşitli mönüden oluşan yemeğe geçiliyor. Bu yemek için 175 lira fiyat biçilmiş. Bu kadar kadın şef bir araya kolay gelmez...

ROBİNS

Robin’s Restoran Galip Dede Caddesi’ndeki Duo Galata Oteli’nin terasında kısa süre önce açılmış. Kapıdan girer girmez sizi mahalle pub’ı tadında bir bar karşılıyor. Barmen o kadar sıcak bir biçimde kokteyl teklifinde bulunuyor ki hayır diyemiyorsunuz. Sonra terasa çıkıyorsunuz. Galata Kulesi elinizi uzatsanız tutacakmışsınız gibi... Bu muhteşem manzarada ne yeseniz olur ama genç iki şef Mert ve yardımcısı Mert’in elinden çıkan yemeklerin lezzeti de yerinde. Kıtır kıymalı biberli ızgara ahtapot, pırasa yatağında istiridye gibi yemekler oldukça başarılı. Robins’te hafta sonları yemek sonrası DJ Discolog, DJ Yakuza ve DJ Murat Tokuz gibi isimlerin performanslarıyla geceler renkleniyor.