Kanser de geçer, yeter ki yok saymayalım...

Kanser hayatın bir gerçeği, hepimizin hem hastalara hem de yakınlarına destek olmak görevi. Nevval Sevindi'nin kurduğu Pembe Hanım Kanser Hastaları ve Yakınlarıyla Dayanışma Derneği bizlere bu olanağı sağlıyor.
Kanser de geçer, yeter ki yok saymayalım...

Gazeteci yazar Nevval Sevindi Türkiye basınının en özel ve başına buyruk isimlerinden biridir. Enerjisi ve heyecanının yanı sıra tam bir proje insanıdır. Bir şeye karar verirse onu kararlıkla uygular.

1998 yılında meme kanserine yakalandığında da yaşama bağlılığı, hastalığıyla baş edişiyle hepimizin takdirini kazandı. Herkesin kanser olduğunu gizlediği bir dönemde televizyon programlarında, yazılarında tüm yaşadıklarını paylaştı, yetinmedi ‘Kanserle Yaşıyorum’ adlı bir kitap yazdı. Kutluğ Ataman’ın ‘Peruk Takan Kadınlar’ projesinde yüzünü gizlemeden yer aldı.

10 yıl sonra annesinin meme kanseri metastaz yaptığı, babasının gırtlak kanserine radyoterapi uygulandığı bir dönemde tekrar kansere yakalandı. Onları üzmemek için haber bile vermeden ardı ardına ameliyat olmaya başladığında kanserli hastalar ve yakınlarıyla bir dayanışma derneği kurma kararı aldı.

Derneğe kendisi gibi bakımlı ve güzel bir kadın olan Rumelili babaannesinin adını verdi. Pembe Hanım Derneği’nin logosunu da güzelliği kadar dayanıklılığıyla ünlü sardunya çiçeği yaptı.

Kızı, damadı, arkadaşları, hastalar, doktorlar da derneğe katıldılar. İlk etkinliklerinde Haliç’te kürek çektiler. Bir çok insan da o dönemde bunun meme kanseri için bir egzersiz olduğunu öğrendi.

Nevval Sevindi’nin bu süreçte en büyük başarısı dayanışma ve moral desteğin yanı sıra hastaların ve hasta yakınlarının bilgiye ulaşmasını sağlamak oldu.

Türkiye’de kemoterapi merkezlerini ziyareti ilk kez Pembe Hanım Derneği başlattı. Şimdi her ay bir merkezi ziyaret ediyor ve su dağıtıp kemoterapi sırasında su içmenin önemini anlatıyorlar.

Zaten kendisi de her zaman vizyonunu “Ülkemizde sağlık politikalarında etkin olabilmek” olarak tanımlıyor. “Türkiye’de kanser araştırmaları yerlerde sürünüyor, keşke kendi genetik kodlarımız araştırılıp ilaç üretilse’ diyor.

RELAY FOR LİFE

Şimdi de Pembe Hanım Kanser Hastaları ve Yakınlarıyla Dayanışma Derneği, 1928’de kurulan  "American Cancer Society" (Amerikan Kanser Kurumu) tarafından düzenlenen Relay For Life etkinliğinin Türkiye temsilcisi oldu.

Dünya çapında kanser hastalığına karşı farkındalığı artırmayı ve kanserle mücadele için fon sağlamayı amaçlayan ‘Relay For Life’ etkinliği, 10-11 Ekim 2015 tarihlerinde Boğaziçi Üniversitesi’nde gerçekleştiriliyor.

Bu etkinlik bugüne dek  24 ülkede 4 milyondan fazla insana ulaşmış. Boğaziçi Üniversitesi’nde gerçekleşecek olan etkinlik, hastalığı yenmiş kişileri ve destekçilerden oluşan 5 bin katılımcıyı bir araya getirmeyi hedefliyor.

24 saat kesintisiz sürecek olan etkinlikte kanserle mücadeleyi kazanmış tüm hastalar mücadelelerini kutlarken, kansere yenik düşerek aramızdan ayrılanlar ve hala hastalıkla mücadele eden katılımcılar da çeşitli etkinliklerle anılacak.

Nevval Sevindi ile buluştuğumuzda tanıştığım Pembe Hanım Kanser Hastaları ve Yakınlarıyla Dayanışma Derneği Genel Sekreteri ve Relay For Life Proje Direktörü Seda Kansu da eski bir kanser hastası.

Kansu, Relay For Life Türkiye etkinliği ile toplumun her kesimine kanserle mücadele duyarlılığını taşımayı ve gençlerden başlayarak sağlık gönüllülüğü duyarlılığını bir üst çıtaya çıkarmayı hedefliyoruz” diyor.

Dernek gönüllülüğün yanı sıra etkinlik sponsorlarına da ihtiyaç duyuyor. Acı ama gerçek; nedense bir çok şirket adını kanserle yan yana getirmek istemiyormuş. Oysa sürekli sosyal sorumluluğun önemini vurgulayan büyük şirketlerin hepsinin böyle düşünmeyip en yüksek düzeyde destek vermesi lazım.

Böyle bir etkinliğe kapılarını açtıkları için Türkiye’nin en önemli eğitim kurumlarından biri olan Boğaziçi Üniversitesini de kutlamak gerekir. Şimdi de sıra bizlerde. Genç yaşlı hepimizin bu etkinliğe katılarak maddi manevi destek olması gerekiyor.

Etkinlik ile toplanan bağışların miktarına göre, Çapa Tıp Fakültesi Onkoloji Servisi’ne ait araştırma bölümünün yenilenmesi, orijinal dili İspanyolca olan “Kanser Bitince Başlayan Her Şey” kitabının Türkçeye çevrilerek basılması ve devlet hastanelerinde ev gibi döşenmiş nefes alanları yaratılarak kanserle mücadele eden hasta ve hasta yakınlarının ev ortamına duydukları özlemin giderilmesi için kullanılması planlanıyor.

HAYAT VE UMUT İÇİN YÜRÜYÜŞ

Relay For Life etkinliğine katılmak isteyen tüm destekçiler kendi gönüllü takımlarını oluşturabiliyor. Takımlar en az iki kişi, en fazla 50 kişiden oluşabilecek. Takımların 24 saati birlikte geçirecekleri Relay For Life Türkiye’de, etkinlik alanında yer alan parkurda yürüyüş yapılarak, “hayat ve umut için yürüyorum” mesajı verilecek.

Türk Tıbbi Onkoloji Derneği etkinlik dahilinde iki gün boyunca etkinlik alanına yakın bir salonda halka açık ve ücretsiz olarak kanser hakkında bilgi ve söyleşi seminerleri de düzenliyor...