Kapadokya'da bir İstanbul kaçağı...

Ünlü işletmeci Muhittin Ülkü iyi ki İstanbul'un kaosundan kaçmış da Kapadokya şanına yakışır bir restorana kavuşmuş...
Kapadokya'da bir İstanbul kaçağı...

Kapadokya muhteşem doğası ve sahip olduğu geçmiş uygarlıkların izleriyle gerçekten dünyanın benzersiz yerlerinden biri. İnsanın her gidişinde nefesi kesiliyor, ister yer altında, ister mağaralarda isterse de yer üstünde dolaşsın.

Ancak böylesine özel bir bölgede geçmişten bugüne miras kalan yeme-içme kültürünü anlayacak, anlatacak lokantalar bulmak kolay değildir, en azından yakın bir zamana dek değildi.  

Şimdi yavaş yavaş da olsa mutfağı güçlü, iyi yemek sunan, gelenlerin Türkiye mutfaklarını hakkında bilgi edineceği, lezzetli yemekler yiyeceği yerler açılıyor.

Bunlardan biri, hatta en önemlisi 250 yıllık tarihi bir Han’da hizmet veren Muti Restoran. Uzun yıllardır Kapadokya’ya giderim ilk kez bir restorandan bu denli mutlu ayrıldım. Sadece Kapadokya ya da Anadolu’da herhangi iyi bir restoran değil ölçüm, İstanbul’da benzeri yerler arasında hem anlayışı hem servisi hem de yemeklerinin lezzetiyle öne çıkacak bir restoran Muti.

 

Tabii bu başarının ardında yıllar boyu İstanbul’un en ünlü en saygın işletmecilerinden biri olan Muhittin Ülkü’nün olması yatıyor. İnsan burada yemek yerken, bahçesinde içkisini yudumlarken iyi ki İstanbul’un stresinden, onu mutsuz eden insan ilişkilerinden kaçıp da buraya gelmiş, demeden edemiyor.

Muhittin Ülkü’nün yaşam serüveni de ilginç. St. Benoit’da aldığı lise eğitiminin ardından Belçika’da işletme okumuş. İstanbul’a dönünce tekstil işine girmiş. Aslında İstanbul’dan ilk kaçışı değil Kapadokya. 1990-1997 yılları arasında Marmaris Marina’da Antique Cafe ve Alba Restoran’ı işletmiş. Sonra yolu Mehmet Gürs’le kesişince Down Town, Nu Teras, Erguvan ve Mikla’da beraber çalışmışlar. Sedefport, Spoil derken Maçka Brasserie’yi açmış. Ancak mülk sahibiyle aralarında geçen tatsız olaylardan sonra artık kesinlikle bu kaostan kurtulmalıyım diyerek arada kafasını dinlemek için kaçtığı Kapadokya’ya yerleşmeye karar vermiş; yaşamında yeni bir sayfa açmış.

 

Muhittin Ülkü Ürgüp’e yalnız gelmemiş, yanında 16 yıllık ekibi ve ablasını almış. Gülçin Ülkü ise Exxon, Mobil, BP gibi şirketlerde 22 yıl yönetici olarak çalıştıktan sonra radikal bir kararla Kapadokya’ya yerleşerek Muti Restoran’a ortak olmuş.

Seyahat, fotoğraf çekmek, yemek yapmayı, güzel sofralar kurmayı seven caz ve klasik müzik tutkunu Gülçin Hanım seyahat dışında tüm hobilerini Muti’de işinin bir parçasına dönüştürmüş.

BU TOPRAKLARIN YEMEKLERİ

Muti restoranın Osmanlı, yöresel ve Akdeniz Mutfağından örneklerin yer aldığı bir mönüsü var. Ancak hem Muhittin Ülkü hem de mutfak ekibinin imzası özel yemeklere de yer verilmiş. Mekanın hoş geldin ikramı pastırmalı zeytinler, peynirli tarhana mantısı zaten mutfağı sağlam bir yere geldiğinizin ilk sinyallerini veriyor.

Ardından ortaya gelen elma dolması, fırında peynirli köz patlıcan, pastırmalı, iç baklalı pazı sarması, içli köfte, köz patlıcan ve peynirli fırın mantar, ayvalı kuzu incik gibi başlangıçtan ara sıcağa ve ana yemeğe ortaya gelen çeşitlerin her biri malzemelerinin kalitesi ve lezzetiyle çok başarılı.

 

Tatlılara gelince Elmalı cevizli baklava, vişneli fıstıklı tel kadayıf ve lavantalı, vanilyalı puding de lezzetinin peşinden koşturacak denli cazip. Bahçesi ve Türkiye ve bölge şaraplarını sunacakları kavı da akşam üstleri için iyi bir seçenek.

Kısacası Muhittin Ülkü yılların deneyimiyle hem yerli hem yabancı turistlerin beklentilerini karşılayacak çok başarılı bir konsept yaratmış. Kapadokya’ya yolunuz düşerse uğrayın derim...