Karaköy Meydanı'nda bir mahalle barı

Teoman ve Lale Hünal'ın 25 yıl önce Ataköy Marina'da hayata geçirdiği bar projesinin son halkası Karaköy'de tarihi Nordstern Han'da açılan North Shield Gastro Pub...
Karaköy Meydanı'nda bir mahalle barı

1980’li yılların başında ilk kez Londra’ya gittiğimde beni en çok etkileyen yerlerin başında her köşe başında karşımıza çıkan publar gelmişti. Uzun yürüyüşlerin sonunda herhangi birine girip, -bazen de adına göre seçerdim- ‘pint of lager’ eşliğinde bir köşede oturup gelen gideni seyretmek, bağırış çağırış konuşmalarını dinlemek çok hoşuma giderdi.

Yıllar sonra Londra’dan çıkıp Britanya adasını baştan sona kat ederken de özellikle küçük kasaba ve köylerdeki mahalle publarına, aralarındaki sohbetlere bir başka hayran olmuştum. Bazen özenip bir şeyler de yerdik ama doğrusunu söylemek gerekirse yemeklerinde pek iş olmazdı.

İskoçya’da dolaşırken biraların yerini tabii ki viskiler almaya başladı. Yüzlerce çeşit malt ya da blend viskinin özelliklerini anlatarak, önererek bir sanat eseri gibi sunmaları da çok ilginç gelirdi.

1990’larda İstanbul’a döndüğümüzde Levent’te oturmamıza rağmen neredeyse bir saat harcayıp İstanbul’un ilk AVM’si Galleria’ya giderdik. Hava güzelse hemen yanı başındaki Marina’ya da uğrardık. İşte o günlerde dekorasyonundan servisine, yemeklerden içkilerine kalitesiyle bizi gerçekten şaşırtan North Shield’i keşfettik.

North Shield, kendisine sevgimizi hissetti mi bilmem, ikinci şubesi Levent’te açıldı. Ona da bir kaç kez gittiğimi hatırlıyorum. 10 yıl kadar önce yeme-içme yazılarına başlayınca Türkiye’deki ilk yerli pub/bar zinciri diyebileceğim North Shield’lerin kurucusu Teoman ve Lale Hünal’la da tanıştım.

Asıl mesleği mimarlık olan Teoman Hünal aynı zamanda Türkiye’nin ilk viski ithalatçılarından biridir. Özellikle bira ve viski konusunda da uzmandır. Hem sohbetlerimizden hem de Vatan Gazetesi’ndeki yazılarından çok şey öğrendiğimi söyleyebilirim.

Şimdi Göktürk’ün bir sakiniyim ve evimin birkaç yüz metre uzağındaki North Shield en sık gittiğim yerlerin başında geliyor. Tam artık başka North Shield istemem derken, Hünal’lar Göktürk’teki kendilerinin işlettiği şubenin ardından Karaköy’de tarihi Nordstern Han’ın giriş katında yeni bir şube daha açtılar.



TARİHİ NORDSTERN HAN

Karaköy Meydanı’nın göz alıcı iki binası vardır. Biri Karaköy Palas diğeri de Nordstern Han. 1920 tarihli Karaköy Palas ünlü mimar, Sanayi-i Nefise Mektebi hocalarından Giulio Mongeri’ye ait. 1889 yılında inşa edilen, Rönesans’a geçiş dönemi mimari özelliklerini taşıyan Nordstern binasının da Mongeri tarafından yapıldığı tahmin ediliyor.

Uzun yıllar sigorta şirketine ev sahipliği yapan bina bugün aynı adla bir otele dönüştürülmüş. North Shield Gastro Pub, binanın giriş katında yer alıyor. Buranın dekorasyonunu da diğerlerinde olduğu gibi mimar olan kızları Seda Bilgin üstlenmiş. Okullu ve başarılı bir şef olan bir diğer kızları Esen Blake de mönüden sorumlu.



Teoman Hünal Türkiye’nin bira ve viski söz konusu olduğunda en yetkin isimlerinden biri. Zaten North Shield’lerin viski ve bira listesine bakınca fazla söze gerek kalmıyor.

Yemek mönüsünde ise köfte, sosis, peynir çeşitleri, tavuk kanat, soğan halkaları, kızarmış patates, hamburger, fish&chips, ‘sheppard pie’ gibi klasik pub atıştırmalıklarının yanı sıra viyana şinitzel, beef straganoff, milföyle kaplı ale biralı et güveç ve ördekli ravioli, mantarlı papardelle gibi mönüdeki güçlü biralara ve şaraplara eşlik edecek çeşitler de yer alıyor. Fiyat kalite dengesi de hem içkilerde hem de yemeklerde çok makul seviyelerde.

Kısacası her geçen gün bir gastronomi merkezine dönüşen Karaköy’ün artık kalitesinden kuşku duyulmayacak güvenli bir mahalle barı da var. Aslında geçen hafta Mehmet Yaşin’in Hürriyet Pazar’daki yazısından öğrendiğime göre burada 60 yıl önce de Baylan Pastanesinin kurucusu Harry Lenas’ın açtığı ‘tagesbar/gündüz barı’ varmış.

Bir kaç gün önce biz Ankara’dan gelen arkadaşlarımızla buluşup yemek yerken yanımızdaki masaya gelen bir büyük grup da içkilerini içip hemen karşı sokakta yer alan restoranlardan birine geçtiler. Dileğim böylesi sıcacık, güvenimizi kazanan yerlerin sayısının İstanbul hatta ülke genelinde artması...