Laleli, Köşebaşı'nın da kurallarını değiştirdi

Laleli'deki Köşebaşı, zincir kebapçının kurallarını ters yüz ediyor. Bu kez bir sokak arasında ve bir otelin terasında açılmış. Tabii ki manzara muhteşem.
Laleli, Köşebaşı'nın da kurallarını değiştirdi

İstanbul’un en önemli tarihi bölgelerinden biri olmasına karşın nedense Aksaray Laleli dendiğinde akla önce bavul ticareti ve ona bağlı gelişen turizm gelir. Sanki orası oteliyle, mağazalarıyla, restoranıyla alışverişe gelenlere aittir. Bölgeye yakın oturmuyorsak pek fazla yolumuzu düşürmeyiz.

Hafta içinde gazeteden geç çıktığımız bir akşam canımız kebap yemek isteyince ekipçe birkaç ay önce açılan Laleli Köşebaşı’na gittik.

Köşebaşı’nın İstanbul 1. Levent’te bir villada modern sunumu ve şık dekorasyonuyla klasik kebapçı anlayışını yıkarak yola koyulmasının üzerinden 18 yıl geçmiş. Bugün yurtiçinde ve dışında 28 şubeyle büyük bir zincire dönüşmüş. 

Bugüne dek hiç düşünmemiştim ama Köşebaşı adı aslında stratejisinden geliyormuş. Köşebaşı prensip olarak mutlaka cadde üstünde, köşe başlarında ve özel bir binaya sahip değilse mutlaka giriş katında açılırmış.

Laleli’de açılan Köşebaşı tüm bu kuralları ters yüz ediyor. Bu kez bir sokak arasında ve bir otelin içinde açılmış. Ama teras katında olduğu için muhteşem tarihi yarımada ve deniz manzarasına sahip. Ve bir diğer ilk de Köşebaşı Laleli’deki tek lüks restoran. 

Dark Hill Hotel dört yıl kadar önce Mardinli ama Diyarbakır’da yetişmiş tekstilci, Laleli İşadamları Derneği LASİAD’ın başkan yardımcılığı görevini de yürüten İsmail Dark tarafından satın alınmış ve tümden yenilenmiş. Restorana otelin içinden çıkılıyor.

Laleli Darkhill Köşebaşı’nda diğer şubelerde olduğı gibi başlangıçlar, mezeler, et, pide, lahmacun ve kebap çeşitlerinden oluşan bir mönü var. Aynı zamanda otelin restoranı oldukları için mönüde dünya mutfaklarından çeşitli yemeklere de yer verilmiş. Biz sadece meze, kebap ve et çeşitlerini denedik.

Köşebaşı kebap standardını tutturmuş, güvenle gidilecek yerlerden biridir. Burada da mezeler, kebaplar ve ardından gelen tatlılar başarılıydı. Özellikle de otelde konaklayanlar ve çevredeki işyerleri için böyle bir restoran büyük bir nimet.

Köşebaşı restoranlarını Conde Nast Traveler dergisinin okuyucuları 1999’da ‘Dünyanın En İyi 50 Restoranından Biri’, Time dergisi 2002’de İstanbul’daki en iyi kebap restoranı diyerek tanıtmış. 2009 da Zagat Rehberi dünyanın en iyi restoranları arasına almıştı. Ancak o listelerde yenilenmeleri için bana sanki biraz silkinmeye ihtiyaçları var gibi geldi... 

Yeni Açılanlar

Kalamış Da Mario

20 yıl önce Etiler’de Levent Büyükuğur ve Mert Ekşioğlu ortaklığıyla açılan Da Mario İstanbul’un en iyi İtalyan restoranlarından biridir. 

Da Mario’nun tarihi bir önemi de var. Onun başarısı sayesinde Doors Group’un temelleri atıldı denebilir. 

Da Mario’nun ilk şubesi Kalamış’ta açıldı. Taze ev yapımı makarnaları, pizzaları, yerli ve yabancı şarap çeşitleriyle Etiler Da Mario’nun müdavimleri vardır. 

Umarız Kalamış’ta da aynı kaliteyi yakalarlar... 


Cochine

Kumbaracı Yokuşu’nda İstanbul’un ilk Vietnam restoranı açıldı. Cochine’nin mönüsü de karidesli ve etli summer rolls, Vietnam’ın geleneksel noodle çorbası Pho, beş baharatla yapılan, tatlı patates ve pak choi sebzesi ile servis edilen kızarmış tavuk Garoti ve deniz mahsullü glass noodle salatası gibi Vietnam mutfağının klasiklerinden oluşuyor. 

Cochine’de her pazartesi, salı ve çarşamba tüm kokteyller 20 liraya servis ediliyormuş. 


ETKİNLİKLERDEN



Şarapsever Salısı


Delicatessen Pera’da her salı ‘Şarapsever Salısı’ etkinlikleri yapılıyor. Türkiye’nin ve dünyanın en şeçkin ve sınırlı üretim şarapları, her biri kadehte olmak üzere Delicatessen Pera’da market fiyatları ile servis ediliyor. 

Yanında da Red Lovers ve White Lovers olmak üzere, mantar badem paté, peynir sufle&ayva marmeladı, şarküteri ve peynir tahtası, minik güveçlerde ördek confit, beyaz şarap&adaçayı ile sotelenmiş deniztarağı ve kerevizli fenerbalığı güveç gibi farklı lezzetlerle dolu iki veya daha çok kişinin paylaşılabileceği o güne özel mönüler de olacak.