'Miro'nun Kadınları, Kuşları ve Yıldızları' ülkesine uçtu...

Haberler hep bir sergi başlarken yapılır, ben bu kez güle güle demek istiyorum...
'Miro'nun Kadınları, Kuşları ve Yıldızları' ülkesine uçtu...

Altı ay rüzgar gibi geçmiş. Daha dün gibi Nazan Ölçer ve Sakıp Sabancı Müzesi ekibiyle sergi öncesi Joan Miro’yu daha iyi anlamak ve anlatabilmek için doğduğu, yaşamının son 27 yılını geçirdiği Mallorca adasındaki evini, atölyesini ziyaretimiz. Ve ilk gün biz kapıdan içeri girerken torununun evinde yapıtların İstanbul’a gitmek üzere yola çıkışına şahit oluşumuz.

Hafta içinde Nazan Ölçer’le tesadüfen karşılaştığımızda “Biliyor musun bugün Miro sergisinin son parçalarını da yolladık” dedi.

Sonra sergi üzerine biraz sohbet ettik.

Picasso, Dali, Rembrandt, Rodin, Monet, Joseph Beuys ve Öğrencileri, Anish Kapoor gibi güçlü sergilere imza atmasına rağmen doğrusunu söylemek gerekirse Barcelona’daki Miró Müzesi, Mallorca’daki aile koleksiyonu, evi ve atölyesini dolaştıktan sonra “İstanbul’da bu dünyayı yansıtmak nasıl olacak?” diye düşünmeden edememiş hatta Nazan Hanım’a işiniz yine çok zor demiştim.

Tabii ki kuşkularım yersiz çıktı. Bu kez de hiç hayal kırıklığına uğramadık. Nazan Ölçer ve Hüma Arslaner başta olmak üzere tüm SSM ekibi yine dört dörtlük bir sergiye imza attı.

Miró’nun dünyası olabildiğince derinlikli bir anlatımla yansıtıldı. Joan Miró, Kadınlar, Kuşlar, Yıldızlar  sergisini  22 Ekim 2014 -8 Mart 2015 tarihleri arasında 150 binin üzerinde kişi ziyaret etti.

Düşünsenize o 150 bin kişiden kaçı Barselona’ya, Mallorca’ya gidebilir? Günün birinde gitse bile kim bilir üzerinden kaç yıl geçer. Hem lisede hem üniversitede sanat tarihi dersinde okuduğumuz sanatçıların yapıtlarını görmeyi hayal bile edemezdik.

Gelenler ‘Joan Miró, Kadınlar, Kuşlar, Yıldızlar’ sergisi sayesinde 20’inci yüzyıla hayalleriyle damga vuran sanatçıyı resimlerinden heykellerine, seramiklerinden dokumalarına tüm yapıtlarıyla, belgeler, özel eşyalar, çalışma mekanlarından, dostlarından fotoğraflarla çok geniş bir yelpazede  sanatı kadar tüm insani yönleriyle de tanıdılar.

Torununun katılımıyla düzenlenen paneller, çocuklarla yapılan atölye çalışmaları, hazırlanan çocuk kitapları, film gösterimleri özellikle genç kuşağa 20. yüzyılın büyük sanatçısı Miró’ya bambaşka bir pencereden bakma fırsatı verdi. Ne diyelim, dileğimiz SSM’nin böylesi kapsamlı sergilerle bizleri buluşturması...