Müstesna bir birliktelik

Yılmaz Aysan'ın geçmişle bugünün anlayışını harmanladığı heykelsi varlıkları, Ela Cindoruk'un dantel gibi işlediği duvar takıları ve yol fotoğrafları telaş ve korku içinde yaşadığımız günlerde terapi gibi...

Kaosun hüküm sürdüğü, devleti temsil edenlerin halkına sözlü ya da fiziksel şiddet uyguladığı bir ülkede yapılacak en iyi şey kültür-sanata odaklanmak galiba. Sinema, tiyatro, sergilere gitmek, söyleşi ve tartışmalara katılmak insana insan olduğunu hissettiriyor. Sadece televizyonların karşısında, sosyal medyanın kıskacında bir hayat zor ve kimseye yararı da yok...

İki Ankara kökenli sanatçı Ela Cindoruk ve Yılmaz Aysan. İkisi de ODTÜ mezunu. Aysan mimarlık, Cindoruk endüstri ve tasarım okumuş. 1990’ların sonunda İstanbul’a gelmişler. Ama ikisi de Ankara özellikle de ODTÜ ruhunu hiç kaybetmemiş. Akademik çalışmalarını ve sanat üretimlerini bir arada başarıyla sürdürüyorlar. Ve yirmi yılı aşkın süredir birlikte ve yan yanalar...

Yılmaz Aysan ve Ela Cindoruk ocak ayında Ankara’nın efsanevi galerisi Siyah Beyaz’ın 30 yılına özel ‘Müstesna/Yolda’ başlıklı bir sergi açmıştı. Şimdi bu sergi Galeri Siyah Beyaz ve Galeri 44A’nın işbirliğiyle İstanbul’da.

Yılmaz Aysan’la Siyah Beyaz’ın yola koyulma serüvenleri kesişiyor. Aysan galerinin açıldığı 1985 yılında ilk kişisel sergisini burada açmış. Müstesna sergisindeki bir araya getirme-yerleştirme temelli çalışmalarının başlangıcı da 1986’da Siyah Beyaz’da açtığı ‘Dansözler’ serisine uzanıyor.

Yılmaz Aysan’ın unutulmaz çalışmaları arasında 1970-1976 yılları arasında ODTÜ Mimarlık Fakültesi’nde öğrenci olduğu dönemde yaptığı politik ve kültürel afiş tasarımları da yer alır.

Ay ışığında dans eden çıplaklar
Eski pirinç kadehler, kapı tokmakları, havanlar, şamdanlar, gümüş kaşıklar, çerçeveler, ahşap şişeler, ağaçtan, metalden paskalya yumurtaları, oyuncak parçaları...Kimi zaman tavan aralarında, kimi zaman bitpazarının tozlu raflarında unutulmuş objeler Yılmaz Aysan’ın elinde yeni mizansenlerle bambaşka bir ruha bürünmüş.

Hepsi işlevlerinin, bir önceki yaşamlarının ötesinde felsefi varoluşlarıyla ya da sanatçının üzerlerine yüklediği anlamlarla ve yeni malzemelerin desteğiyle yeniden yaratılarak birer sanat yapıtına dönüşmüş.

Sanatçı katalog yazısında “Dikkat! Bu sergideki ‘Müstesna’ işler uydurma mitolojiler, ayrık hikayeler, sahneler, ilişkiler, arzular, gerilimler, semboller, karakterler, drama erotizm, yaramazlıklar, dans eden çıplaklar içermektedir” dese de inanmayın! Onun dans eden çıplakları Anadolu’da kadınların yün eğirirken kullandıkları çatal uçlu tahta alet.

Geçmişle bugünü harmanlayan, enstalasyona yeni bir yorum getiren, hepsi ayrı bir öykü anlatan çalışmaların önünden insan kolay kolay ayrılamıyor...

Yol hikâyeleri
Ela Cindoruk’u, Nazak Pak’la ‘elacindoruknazanpak’ Takı Atölyesi ve Galerisi’ni açtıkları günden beri tanırım. Takılarının zarif tasarımları kadar, kullandığı metal, poliüretan, kâğıt gibi malzemelere hâkimiyetine her zaman hayran oldum. Mücevherin yanı sıra ürün tasarımları da yapan Ela Cindoruk on yıla yakın süredir bezeme geleneği üzerine yoğunlaşmıştı. Bunun yansımalarını takılarında da görüyorduk. Bu kez dantel gibi işlediği, küpe, yüzük, bilezik, kolye olarak karşımıza çıkan takıları boyut değiştirerek duvarlara konmuş. Hepsi birer heykel daha doğrusu duvar mücevherleri olarak karşımıza çıkıyor.

Ela Cindoruk Ankara-İstanbul arasında arabayla gidip gelirken otoyolda bir an ilgisini çeken şeylerin fotoğrafını çekmiş. 90 kilometre hızla giderken objektife takılan görüntüler bulutlar ve elektrik direkleriyle tam bir yolculuk güzellemesi...

Bu arada ‘elacindoruknazanpak’ atölyesi 21 yıllık mekânlarından taşınmaya karar vermiş. Yeni yerleri Teşvikiye Camii’nin arkasında Galeri 44A’nın olduğu Ahmet Fetgari Sokak’ta. Burası bölgenin yeni sanat sokağı olacağa benziyor.

Oysa benim için Atiye, Cindoruk ve Pak ikilisi, Gönül Paksoy ve Zeynep Erol’la birlikte tasarımcı kadınların sokağıydı. Şimdilik diğer ikisi bambaşka bir ruha bürünen sokakta var olmaya direniyor....

Galeri 44A’daki ‘Müstesna’ ve ‘Yolda’ sergileri 31 Mayıs’a dek görülebilir.