Müzikle büyümeye destek verelim...

Barış İçin Müzik Vakfı 'Müzikle büyümek' adlı yeni bir bireysel destek kampanyası başlatıyor. Ailevi olanaklarıyla müziğe erişemeyen bir çocuğu mutlu etmenin maliyeti ayda 460 lira...
Müzikle büyümeye destek verelim...

Barış İçin Müzik Vakfı’na mahallelinin değişiyle müzik evine her gidişimde inanılmaz mutlu oluyorum. Kapıdan içeri girdiğinizde hele de orkestranın provaları varsa üzerinizdeki tüm yük kalkıyor.

Bu ülkede böyle bir yer yaratıldıysa umudumu yitirmemeliyim deyip bambaşka bir boyuta geçiyorsunuz. Bu günlerde olan bitenlerden bunaldığını hissedenlere kısa da olsa bir ziyareti şiddetle öneririm.

Bu kez Edirnekapı’da Kariye Müzesi’nin hemen arka sokağındaki Vakfa gitme nedenim dünyaca ünlü Avusturyalı orkestra şefi Sascha Goetzel’in Barış İçin Müzik Orkestrası’nın sanat yönetmenliğini üstlenmesi. Ve başlatılan bir dizi yeni proje.

Goetzel, halen Borusan İstanbul Filarmoni ve Finlandiya Kuoipo Senfoni Orkestralarının daimi şefi. Şimdi de son yıllarda onu en çok heyecanlandıran bir sivil toplum projesine destek oluyor.

Şef geçen aralık ayında Borusan ve BİM Orkestrası’nın birlikte vereceği konser öncesi vakfa gitmiş. Çocukların enerjileri, vakfın kurucuları Mehmet ve Yeliz Baki’nin bu projeye kendilerini adaması, çocuklarla ilişkileri onu çok etkilemiş. Aslında kimselere dillendirmese de o anda çocuklarla ilgilenmeye karar vermiş. “Bu anlayışın parçası olmak çok önemli, bu benim için asla sadece profesyonel bir iş değil” diyor.

Neler mi planlıyor? Öncelikle çocukların Türk Müziğini, kendi müzik kültürlerini tanımasını, öğrenmesini, hatta gelişimine katkıda bulunmalarını istiyor. Türkiye’den genç bestecileri bünyelerine katmak, müzik eğitimi veren üniversitelere de örnek olmak daha doğrusu BİM hareketinin ülke çapında yaygınlaşmasını istiyor.

Mehmet Baki bu işbirliğinin 2005 yılında kurulan Barış İçin Müzik Vakfı’na bir onuncu yıl armağanı gibi olduğunu söylüyor. Ancak beş bine yakın çocuğa müzik eğitimi verdikleri, meslek kazandırdıkları, zaman zaman maddi manevi zorlandıkları on yılı geride bırakırken tam anlamıyla bir eşik de atlıyorlar.

İKSV’nin uzun yıllar sponsor yönetmenliğini, ardından genel müdür yardımcılığı görevlerini üstlenen Ömür Bozkurt da BİM Orkestrasına gönül koyanlardan. Yılların verdiği deneyimle kişileri ve kurumları harekete geçirmesiyle başlayan değişim sayesinde BİM yeni bir kurumsal yapıya da kavuşmuş.

Sivil toplum kurumlarında oldukça geniş bir deneyime sahip Derya Kılıçalp Vakfın müdürlüğünü üstlenmiş. Öncelikli hedefleri bu sistemi formüle ederek Türkiye geneline yaymak. Eskişehir Tepebaşı Çocuk Orkestrası bunun başarılı bir örneği.

29 üyeli El Sistema Europe’un bir üyesi olan, şu an Guatemala El Sistema’da yetişmiş Samuel Marcus’un şefliğini üstlendiği Barış İçin Müzik Orkestrası yurt dışında da sesini duyuruyor. Avrupa’daki konserlerde müzisyenlerinin sayısı ve başarısıyla liderliği üstlenmiş durumda.

Bu arada çocukların emek sürecine şahit olması amacıyla vakfın tamir atölyesini ‘enstrüman yapım atölyesine’ dönüştürüyorlar. Hatta bir sonraki hedefleri ortaya bir marka çıkarmak.

Barış İçin Müzik Vakfı’nın Allianz, İKSV ve İstanbul Kalkınma Ajansı gibi kurumsal destekçileri var. Ancak bu desteği kişiler düzeyine de taşımak istiyorlar. Bunun için de ‘Müzikle Büyümek’ başlıklı ‘bireysel destek’ kampanyası başlatmışlar.

BİM Vakfı’na bir çocuğun maliyeti 460 lira. Yıllık toplam ayrılacak 5500 liralık bir bütçeyle müzik eğitimi alan, orkestra elemanı olan bir çocuğun tüm masrafları karşılanabiliyor. BİM destekçileriyle beraber yeni bir kalkınma modeli başlatılabilir. Şu an vakıfta 200 çocuk eğitim alıyormuş. Hedef ise 400 çocuğa ulaşmak.

Toplantıya katılan gazetecilerden Ferhat Boratav, “Bu projenin devlet neresinde?” diye sordu. Bugüne dek devletin bir desteğini gördükleri söylenemez. Ama ben böylesi güçlü ve ülkeyi kapsayacak hedeflerden sonra devletin Kültür Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı gibi kurumlarının, yerel yönetimlerin sessiz kalmayarak destek vereceğini, işbirliği yapacağını umuyorum.

Bu projeyi duyup da heyecanına ortak olmamak mümkün değil. Mesela acil olarak konserlerin provalarını yapacakları bir salona, hatta ek bir binaya ihtiyaçları var. Sascha Goetzel’in konuşmasının sonunda söylediği gibi “Hiç bir şey bir çocuğun gülümsemesinden daha güzel değildir...”