Neş'e Erdok'un kadınları gülümsüyor

Neş'e Erdok'un kadınları gülümsüyor

Evde, atölyede, trende, berberde, galeride yalnız kadınlar ve kediler...
Günümüz figür resminin en önemli isimlerinden Neş’e Erdok her sergisinde olduğu gibi yine izleyicisini hüzünlü bir yolculuğa çıkarıyor. Güçlü bir gözlem yeteneğine sahip olan sanatçı bu kez daha önceki sergilerinden farklı olarak neredeyse sadece kadınlara ve kedilere yer vermiş kompozisyonlarında. Neş’e Erdok’un kendisi dâhil tüm kadınları ister atölyelerinde ister bir galeride, ister kuaförde ister bir trende olsun biteviye kendi içlerinde bir yolculuğa çıkıyorlar.
Baktığımız her resim bize tam da Neş’e Erdok’un amaçladığı gibi aslında bu dünyada hep tek başımıza olduğumuzu hatırlatıyor. Sergi kataloğunun giriş yazısını yazan Asude Çatalbaş bu durumu “Gözetlenme Oyunu” olarak adlandırıyor: “Kendi kendini resimsel olarak üretme hali, bu halin getirdiği silinmez ve erişilmez ilerleyiş, Neş’e Erdok’un düşlem gücüyle iç içe geçerek şiirselleşir... İmgeler, deneyim notalarından oluşan zorunlu ve ironik bir perdeyle zenginleşip, bir dizi inceltme ve arıtma içinden geçerek doruğa ulaşır...Resim, yalnız ve bağımsız olmanın seyrinde bir duygulanım anının eşsiz özetidir”.

Olgun ve dingin kadınlar
Neş’e Erdok 2008 yılında açtığı bir önceki ‘Yaşlılar, Gençler, Çocuklar’ başlıklı sergisinde “tahammül edilebilir olmazlardı” diyerek yaşlıların yanı sıra gençler ve çocuklara da yer vermişti. Bu sergisinde ise en olgun ve dingin halleriyle kadınlar başrolde ve bizlere yine aklımıza getirmek istemediklerimizi hatırlatıyor. Her sergisinde “neş’esiz, hüzünlü, umutsuz, karamsar olmakla suçlanan” Erdok, “artık isteyen beni istediği gibi yorumlasın” diyerek bu sergisinde röportaj vermedi.
Ama bu kez Erdok’un ne kadınları ne de kedileri eskisi kadar umutsuz ve karamsar. Hüzünlü olsalar da dünyaya biraz daha fazla gülümseyerek bakıyorlar. Neş’e Erdok’un izleyicisini öyküye dâhil eden, diğer bir deyişle bakanın kendine ayna tutmasını sağlayan resimleri Evin Sanat Galerisi’nde 8 Ocak’a dek sergileniyor.

Akademi’nin ünlü hocası
İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümü Neşet Günal Atölyesi’nden 1963 yılında mezun oldu. Madrid’de İspanyol Dili ve Edebiyatı, Uygarlığı ve Sanat Tarihi üzerine çalışmalar yaptı. Daha sonra Paris’te Devlet Güzel Sanatlar Okulu’nda ünlü hocalarla çalıştı. Dönüşte İDGSA’da öğretim üyesi olarak göreve başladı. 1981’de profesör oldu. 2008 başında görevinden ayrıldı. Eserleri İstanbul Devlet Resim ve Heykel Müzesi, İstanbul Modern, Norton Simon Müzesi ve yurt içi ve dışında birçok özel koleksiyonda yer almaktadır.