Önde zeytin ağaçları, ardında huzur

Huzur bulmak neymiş, iki günde insan nasıl kendini yenilermiş merak edenlere önerim eski Gökçeovacık köyünde Didem ve Cem Ergin'in yarattığı dört odalı kaçış noktası...
Önde zeytin ağaçları, ardında huzur

“Gözümüzü gökyüzünün maviliğine açmayalı, kuş sesleri ile uyanmayalı ne kadar oldu? Kimsenin bizi tanımadığı, sözcüklerin boğmadığı, ıssız bir yere bavulu alıp çekip gitmenin vakti gelmedi mi?”

Didem ve Cem Ergin, işte  tam da böyle düşünerek 40 yılı aşkın şehir yaşamlarından artlarına bile bakmadan kaçmışlar. Çok da iyi etmişler. Bizler gibi aynı duygular içinde olup radikal kararlar veremeyenler için huzuru bulacağı gerçek bir kaçış noktası yaratmışlar.

Burası Gökçeovacık. Türkiye’nin gerçekten el değmemiş cennet köşelerinden biri. Koyları, denizi, mavi yolculuklarıyla yerli yabancı turistlerin vazgeçemediği Göcek’ten ormanın içine ve tepeye doğru arabayla kıvrıla kıvrıla 15 dakika kadar tırmandığımızda bambaşka bir dünyanın içine giriyoruz.

Etrafta, ağaçların arkasına gizlenmiş bir kaç köy evi gözümüze çarpıyor. Yumurtladığını müjdeleyen tavukların ‘gıtgıdak’ları, kuş sesleri arasında gideceğimiz evi bulmaya çalışıyoruz. Artık bu noktada telefon da navigasyon da yok ama “otelimizi” Cem Beyin yolladığı tarifle elimizle koymuş gibi buluyoruz.

Zaten sessizliğin ortasında araba sesini duymamaları imkansız onlar da kapıda bizi bekliyorlar. Bahçeye giriyoruz. Ormanın tam ortasında, bitişik nizam ama birbirinden bağımsız dört ev. Her birinin önünde kendi verandası var, hemen ileride de ortak bir havuz.

Muhteşem vadi manzarası eşliğinde kahvelerimizi yudumlarken ilk sorum, “Nereden buldunuz bu cenneti” oluyor.

Bölgeyle, Cem Beyin uzun yıllar İsviçre’de yaşayan bankacı ağabeyi Yavuz Ergin’le eşi Yolanda Ergin Göçek’e yerleşene dek hiç bir bağları yokmuş. Bir kaç yıl önce Göcek’e yerleşmeye karar verdiklerinde fiyatların yanına yaklaşılamayacak denli yüksek oluşu onları tepelere çıkmaya zorlamış.

Ankara, İstanbul, İzmir gibi büyük şehirlerde geçen 20 yılı aşkın  yoğun çalışma hayatının ardında,  “Bu sessiz, sakin, doğa ile iç içe yaşamı neden bizim gibi hayalleri olanlarla paylaşmayalım” deyip bir, iki, üç derken dört odalı butik otel yapmaya girişmişler.

Cem Ergin, TED Ankara Koleji, AÜ Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi, İtalyan Dili ve Edebiyatı eğitimi almış. Uzun yıllar turist rehberliği yapmış, Türk Pirelli’de satış temsilcisi olarak çalışmış, hentbolda defalarca milli forma giymiş.

Didem Ergin de Hacettepe Üniversitesi, Türk Dili ve Edebiyatı eğitimi aldıktan sonra 23 yıl devlet ve özel okullarda edebiyat öğretmenliği yapmış. Basılmayı bekleyen bir de romanı var.  Ama aynı zamanda çok iyi bir aşçı. 20 yaşındaki kızları Irmak ise Hacettepe Üniversitesi Uluslararası ilişkiler Bölümü’nde eğitimine devam ediyormuş.

Ailenin tüm birikimlerini ve kültürlerini yansıttığı D&C Hotel, yalın döşenmiş ama her türlü konfora sahip tam bir kaçış noktası. Dünyayla isterseniz bağınızı koparabiliyorsunuz. Cep telefonları zaten zor çekiyor ama internete bağlanabiliyorsunuz.

Tek başınıza, iki kişi ya da bir kaç aile bir arada nasıl bir yalnızlık hayal ediyorsanız yaratma imkanı var. Orman içinde yürüyüş, havuz başında güneşlenme, kitap okuma, hemen yakınında ‘Huzur Vadisi’nde yoga yapma, sıkıldığınız anda ise 15 dakika uzaktaki Göcek’te tekne turları, barlar, balık restoranları seçenekler dahilinde.

Bahçede yetişen domatesler, salatalıklar, her türlü yeşillikler, dağ meyveleri, komşunun balları, keçi peynirleri, yoğurtları, serbest dolaşan tavukların yumurtaları, horozlarla hazırlanan Didem Hanım’ın elinden çıkan yemekler de mükemmel.

Bir aile sıcaklığında hep beraber oturduğunuz masa başı sohbetleri de en az yemekler kadar lezzetli. Artık bir okulu, bakkalı olmayan eski köyde başka malzemeler gerekli olduğunda imdada seyyar araba yetişiyormuş.

Cem ve Didem Ergin bu dört odalı sekiz –on kişinin konaklayabileceği butik oteli aslında kısa süreli de olsa bir atölye alanı gibi de kullanmak istiyor. Konuklar bahçeden zeytin toplasın, isterse turşu ve reçel yapsın, kek ve börek pişirsin, komşunun tavuklarının yumurtaları toplamasına yardım etsin. Sonra da hep beraber kahvaltılar edilsin yemekler yensin.

Birkaç günlüğüne de olsa şehrin kaosundan uzaklaştıracak bu kaçışı arabayla da yapabilirsiniz, ama Dalaman Havaalanı’ndan 35 dakikada varmak da mümkün. D&C Göcek Hotel tüm yıl boyunca açık. Bölgenin ve ailenin her mevsimi başka güzellikler sunacağından eminim...

D&C Göcek Hotel: Gökçeovacık Mah. Eski Gökçeovacık Sok. No: 51 Fethiye/ Tel: 0090 252 645 28 75/ www.dcgocek.com

Yavuz ve Yolanda Ergin

Göceklilere Tenis Kortu

Cem Ergin’in ağabeyi Bankacı Yavuz Ergin ve eşi Polonya asıllı Jolanda Ergin Göcek’te 18 Haziran’da yeni bir tenis kortu açtılar. Göcek’te  uzun süreli yaşamaya başladıkları  2005 yılından beri Tenis Kulübü’nde oynayan ikili buraya kalabalıktan giremez olunca hem kendilerinin hem de Göcekli gençlerin, öğrencilerin tenis oynayacağı ve öğreneceği yeni bir tenis kortu yaptırmaya karar verirler. Belediye kendilerine bir yer tahsis eder. İki kort ve bir çocuk oyun parkı yaptırırlar. İstanbul’dan ünlü bir tenis hocasını transfer ederler. Şimdi hayalleri Göcek’te ünlü tenisçi gençlerin yetişmesi...